Bu Kategoridesiniz : / 22 Kasım 2015 Pazar 00:15

Bir Sürgün Hikâyesinin Kahramanları: Ahıska Türkleri

Ahıska kelimesi bir etnik kökenin değil, coğrafi bir bölgenin adıdır ve Ahıska Türkleri de bu coğrafyada yaşayan Türkleri nitelendirmektedir. Coğrafi olarak Ahıska, Kafkasya Bölgesi’nin güneybatısında yer almaktadır. Kuzeyinde ve doğusunda Gürcistan; güneyinde Ermenistan; güneybatısında Türkiye; batısında Acaristan Özerk Cumhuriyeti yer almaktadır.

Ahıska bölgesi tarihsel olarak baktığımızda dört farklı devletin egemenliği altında kalmıştır. İlk olarak Gürcü egemenliğinde bulunan Ahıska ve çevresi 1068 yılında Sultan Alparslan tarafından fethedilerek Selçuklu ülkesine katılmıştır. Selçuklu fetihlerine karşı koyamayan Gürcü kralının daveti ile 12. yüzyılda Kıpçak Türklerinin bölgeye gelerek yerleşmesi bölgeyi tamamen Türkleştirmiştir. Selçuklulardan sonra Çıldır Eyaleti’nin başkenti olarak önemli bir kültür ve ticaret şehri olan Ahıska 250 yıl Osmanlı egemenliğinde kalmıştır.[1] Son olarak 1828 Osmanlı Rus Savaşı’nın ardından Edirne Antlaşması ile Rusya Ahıska’yı kendi topraklarına katmıştır. Ahıska’nın Rusların egemenliğine geçmesi ile Ahıska Türklerinin acılarla dolu sürgün yılları başlamıştır.1828’deki bu göç ile birlikte Ahıska Türkleri beş defa göçe maruz kalmışlardır.

Birinci göç yukarıda da belirttiğim gibi 1828 Osmanlı –Rus Savaşı’nın ardından Rusların Ermeni ve Gürcülerle beraber Ahıska Türklerine uyguladıkları baskılar sonucu Ahıska Türklerinin Anadolu’ya yaptıkları göçtür.

İkinci göç ise II. Dünya Harbinden sonra gerçekleşmiştir. Sovyet lideri Stalin ve 14-15 Kasım 1944’de SSCB Devlet Savunma Komitesi’nin 31 Temmuz 1944’te Moskova’da,  gizli olarak aldığı karara göre yaklaşık 100.000 Ahıska Türkü vagonlara doldurularak Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’a sürülmüştür. (SSCB Devlet Savunma Komitesi’nin aldığı kararın belgesi için bkz. Yunus Zeyrek, Ahıska ve Ahıska Türkleri s.45) Stalin bu kararı uygularken sürgünü dünyaya hiç duyurmamış, basına da sansür uygulamıştır. Stalin’in bu sürgünü bilinçli olarak gerçekleştirmesinin asıl amacı ise bu topraklar üzerindeki potansiyel Türk birliğine engel olabilmektir.

Üçüncü göç ise Stalin’in ölmesinden sonra Ahıska Türklerinin vatanlarına dönmek istemeleri sonucu oluşmuştur. Fakat yazışmalar sonucu ne SSCB ne de Gürcistan bu geri dönüşe müsaade etmiştir. Sonunda Ahıska Türkleri Azerbaycan’ın Mugan ovasına yerleşmişlerdir. Bu süre zarfından sonra da Ahıska Türkleri anavatanlarına dönmek için mücadele etmeye devam etmişlerdir.

Dördüncü göç 1989 Fergana olaylarından sonra gerçekleşmiştir. Sovyet yönetiminin Ahıska Türklerine sürgünü sonucunda Özbekistan’a yerleşen Ahıska Türklerini Özbekler hoş karşılamamışlardır. Daha sonra 1989 Nisanında Fergana vadisinde ufak tefek sürtüşmeler olmuştur. Güya bu sürtüşmeler, bir pazar yerinde çilek satan Özbek kadınla Ahıskalı bir gencin arasında cereyan eden adi bir pazar kavgasından doğmuş, büyümüştür. Mayısta ortalık iyice gerginleşmiş ve 3-4 Haziranda daha da şiddetlenmiştir. Bu kanlı haziranda ana yurt ve ata yurt saydıkları eski Türk topraklarına yerleşen Ahıska Türkleri, kurbanlar vererek ata yurdu da terk etmişlerdir. Kendi dil, din, soy ve kan kardeşlerinden ayrılıp Rus askerlerinin himayesine sığınmışlardır. Savaş uçaklarıyla Rusya’nın iç kesimlerine, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan’a taşınmışlardır.[2]

Fergana olaylarından sonra 2004’te beşinci bir göç daha olmuştur. Fakat bu göç sürgün şeklinde değil daha çok yönlendirme şeklinde olmuştur. Bu son göçten sonra Ahıska Türkleri günümüzde yoğunlukla Türkiye Kazakistan, Rusya Federasyonu, Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan, Ukrayna, ABD ve Gürcistan’da yaşamaktadırlar.

Fergana olaylarından sonra Ahıska Türkleri dünya basınında oldukça yer almışlardır. Türkiye gazetelerinde, Almanya’nın Die Welt gazetesinde Ahıska Türklerine yapılan katliam anlatılmıştır. Özellikle Türkiye’nin yakından takip ettiği açıktır. Ahıska Türklerinin sürgünü ve Fergana olaylarındaki katliamları anlatan belgeseller çekilmiştir. Bu belgesellerde birçok Ahıska Türkü yaşadıkları sıkıntıları ifade etmişlerdir.

———————————————-

[1]Demiray, Erdinç(2012), ANAVATANLARINDAN SEKİZ ÜLKEYE DAĞITILMIŞ BİR HALK: AHISKA TÜRKLERİ,2012 s.879

[2] Zeyrek, Yunus(2001), Ahıska Bölgesi ve Ahıska Türkleri, 2001, syf.68

Print Friendly, PDF & Email

Etiketler: ,

 benzer haberler

Bahtiyar Vahabzade’nin Ana Dili Uğrunda Verdiği Mücadele  

Bahtiyar Vahabzade’nin Ana Dili Uğrunda Verdiği Mücadele

İlim Şehrinin Kapısı Hz. Ali  

İlim Şehrinin Kapısı Hz. Ali

Atatürk ve Cumhuriyet  

Atatürk ve Cumhuriyet