“Mâtürîdilik Türklerin tabiatına uygun”

N.E. Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu İlâhiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Kelâm Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Hikmet İlim ve Sanat Derneği’nde “İtikâdî Mezhepler ve Mâtürîdîlik” konusunu anlattı. Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Müslümanların, itikâdî konular ile amelî meselelerde kafalarına, zihinlerine, gönüllerine herhangi bir konuda soru geldiği zaman İslâm’ı yaşamak adına, o soruları Hz. Peygamber’e sorarak cevap aldıklarını belirtti. İmam Mâtürîdi ve din-siyaset anlayışı İmam Mâtüridî ve Mâtürîdîlik ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Altıntaş, İmam Matüridi’nin, Abbasi İmparatorluğunun zayıfladığı ve Samani Hanedanlığının kuvvetlendiği ve İslami ilimlerin altın çağını yaşadığı bir…

Oku

Prof.Dr. Bardakoğlu: Tarikatlar sektör haline geldi

Prof. Dr. Bardakoğlu: Tarikatlar sektör haline geldi – DİYANET İşleri eski başkanlarından Prof.Dr. Ali Bardakoğlu, günümüzde tarikatların sektör haline geldiğini, din ticareti yapan, din üzerinden kazanan ve dünyaya yatıran oluşumlara dönüştüğünü söyledi. Diyanet İşleri Başkanı, 29 Mayıs Üniversitesi Kur’an-ı Kerim Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (KURAMER) Müdürü Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Genç Sanayici, İşadamları ve Yöneticileri Derneği (GESİAD) Bursa Şubesi’nin Haziran Ayı Sinerji toplantısı kapsamında düzenlenen iftar programına katıldı. İftar yemeği sonrası konuşan Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, İslam coğrafyasındaki terör gruplarının Kur’an-ı Kerim’in anlamını yorumlamaksızın sloganlaştırarak kullandığını ifade etti. Prof. Dr. Bardakoğlu, “O ayet kime…

Oku

Maturidi Görüşlerinin Temel Dinamiği

Maturidi Görüşlerinin Temel Dinamiği Maturidi’ye göre hareket noktamız nakil ve akıl olmalıdır. Ona göre ‘nakil’den maksat Kur’an ve sünnettir. Yani hadislerdir. Mutezile’nin akıl ile nakil (Kur’an ve sünnet) çelişirse nakli (Kur’an ve sünnet) bırakıp aklı öne almalarına şiddetle karşıdır. Maturidi akıl ve nakli uzlaştırır. Mutedildir. Tekfirden sakınır. Maturidi aklın en güçlü ayırıcı aygıt olduğunu söyler. O’na göre Kelime-i Şehadet ve kıbleye dönüş mümin olmayı gerektirir. Fıkhi bakışı: Fıkıhta Hanefilere tabidir. Fıkıhta metodolojisi nakil (Kur’an ve sünnet) ve akıldır. Kıyasa önem verir. Rey (Kur’an, sünnet, akıl, kıyas metodunu esas alanlar) ekolünden…

Oku

Maturidi nedir? Maturidilik mezhebi YGS’de soru oldu

Maturidi nedir? Maturidilik mezhebi YGS’de soru oldu Maturidi Nedir? Maturidi mezhebi YGS’de soru oldu. Maturidi sorusu Twitter’da en çok konuşulan konulardan birisi oldu. Bir çok kimsenin ilk kez duyduğu Maturidilik karşısında adaylar ne cevap vereceğini şaşırdı. YGS’de sorulan sorulardan biri de mezhep sorusuydu. Sorunun şıkları arasında yer alan Mâtürîdîlik ise adayların kafalarını karıştırdı. Din kültürü ve Ahlak bilgisi sınavında yer alan bu sorunun cevabı, bir çok aday tarafından sosyal medyada konuşulmaya başlandı. Adaylar, anlamanı bilmedikleri bu kelimenin anlamını araştırmaya başladı bile.  Mâtüridîlik, ünlü Türk din bilgini Matüridî’nin, Hanefî Mezhebi’nin kurucusu…

Oku

Devlet sırtını Maturidi’ye yaslamışsa…

Devlet sırtını Maturidi’ye yaslamışsa… Bir fotoğrafın bendeki karşılığı)- Türkiye Cumhuriyeti bir “hüdayinabit” değildir… Gelmişi, geçmişi vardır. 1923’te bir anda tarih sahnesine çıkıvermiş hiç değildir. Geçmişi olduğunun bin türlü delili, bin türlü örneği vardır. Bunlardan sadece ikisi bile Türkiye Cumhuriyeti’nin hüdayinabit olmadığının göstergesidir. Biri bu yıl Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) temeli olan Kara Kuvvetleri’nin kuruluşunun 2225’nci yılını kutluyoruz. (Mete Han’ın ordusu MÖ 209’da kurulmuştu) İkincisi, 20’nci yüzyılın hemen başında Osmanlı’da kurulan Teşkilatı Mahsusa’yı Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) atası kabul ediyoruz. Bu iki örneği niye verdiğime gelince… Az biraz sabredin. AMELDE HANEFİ,…

Oku

İmam Maturidi – Nihat Hatipoğlu

İmam Maturidi Özbekistan’ın Semerkant şehri yakınlarında doğdu. İsmini köyünden aldı. Doğumu kesin bilinmemekle beraber 863- 944 arasıdır. İmamı Azam’ın (Ebu Hanife) akaitle -inançla- ilgili görüşlerini disipline etti. Mutezile’ye karşı İmamı Azam’ın ‘Fıkhu’l Ekber’ kitabındaki fikirleri savundu. Görüşlerinin yayılmasında ‘Cüzcani’nin etkisi çok olmuştur. Nesefiler olarak da bilinen üç alim -Ebul Muin Nesefi, Burhaneddin Nesefi, Necmuddin Nesefi görüşlerini yaydı. İbn Himam, Taftazani gibi güçlü alimler, kelam -İslam felsefi de denilebilir- ilminin yayılmasında Maturidi’yi takip ettiler. Ehli sünnetin güçlü savunucularındandı. İmamul-huda- hidayet önderi, kelamcıların lideri lakaplarıyla tanınır. 31 Mart 2017, Cuma, Sabah Gazetesi,…

Oku

Tekfirci ve Batıni savrulmalar karşısında modern Türklerin teoloji arayışı

Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Evkuran, Ebu Hanife öğretisinden yola çıkarak günümüz dini yöntem arayışlarına ışık tutuyor. PROF. DR. MEHMET EVKURAN Neden Ebu Hanife? Çocukluğumdan hatırlarım. Yaz aylarında camideki kursta hocamız sadece Kur’an okumayı değil inanç, ibadet ve ahlâk ile ilgili temel dinî bilgileri de öğretirdi. Bu arada itikatta mezhep imamımızın Maturidî, amelde ise Ebu Hanife olduğunu söylerdi. Buradaki sesi, dinin esaslarını anlatırken olduğundan daha özenli ve dikkatliydi. O zamanki algılamamla bile, “ortada farklı bir durum olduğunu” hissederdim. “Mezhebimiz Hanefîlik-Maturidîliktir” sözü üzerinde pek çok insan gibi ben de…

Oku

Türk Ocaklarından ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ vurgusu

Türk Ocakları’nda Bağımsızlıklarının 25. Yılında Türk Cumhuriyetleri ve Türk Dünyası Paneli yapıldı İlk konuşmacı olarak söz alan Prof. Dr. Sönmez Kutlu, Sovyet sonrası dönemde Türk Cumhuriyetlerine hâkim olan üç tarz dindarlıktan bahsetti. Sovyetler Birliği döneminde, başta İslam olmak üzere diğer dinlerin kurumsal olarak ortadan kaldırılmasının ve ateizmin hâkim kılınmasının amaçlandığını söyleyen Kutlu, Sovyetler Birliği’nin çökmesinin ardından ilerleyen süreçte üç temel dindarlık anlayışının rekabet ettiğini ifade etti. Kutlu, birinci anlayışın kendi köklerine dönüp Hanefi, Maturidi ve Yeseviliği savunduğunu belirtti. İkinci anlayışın İran-Safevî dindarlığı, bir bakımdan Şiilik olduğunu söyleyen Kutlu, üçüncü dindarlık…

Oku

Hani biz itikatta Maturidi idik?

Hani biz itikatta Maturidi idik? İmam-ı Azam Ebu Hanife’yi Türkiye’de kaç kişi bilir? Ramazan aylarında Türkiye’de yayınlanan Mısır yapımı bir dizi film vardı. İmam’ı Azam‘ı Arap gözüyle tanıtmışlardı. Diyanet’in esas aldığı, “İtikatta Maturidi, amelde Hanefi’yiz” kabulünü kaç kişi bilir? İmam Maturidi‘yi kaç kişi tanır? Şafi mezhebine mensup olanlar arasında İmam Şafii’yi kaç kişi tanır? Aleviler hiç değilse, 12 imamı biliyor. ***  Konuya neden böyle girdim? Çünkü Hanbeli mezhebine adını veren “İmam Ahmed bin Hanbel”in hayatını esas alan Kuveyt-Türk ortak yapımı bir dizi film çekiliyor. Kuveyt’te Hanbeli mezhebi yaygın… Katar Televizyonu’nun…

Oku

FETÖ – IŞİD musibetine karşı Maturidi tecrübe

FETÖ – IŞİD musibetine karşı Maturidi tecrübe Son yıllarda Türkiye’nin başına gelen musibetleri doğru anlayıp bir çıkış yolu bulabilmek için, aslında öncelikle son iki asırda İslam toplumlarında aklın itibarsızlaştırılarak nasıl bir eleştirel düşünce fukaralığı yaşadığını iyi anlamak gerekiyor. Şu bir gerçek ki Müslüman toplumların başına gelen musibetlerin temelinde aklı etkin bir şekilde kullanmamak yatmaktadır. Maalesef aklı ve bilimi dinin yerine ikame etmeye çalışan Batı modernizmi, İslam toplumlarında tepkisel olarak ortaya çıkan akıl ve akılcılık karşıtı düşüncelerin meşruiyet kaynağı olmuştur. Ne yazık ki bugün bütün dünyayı terör ateşiyle yakan IŞİD belası…

Oku

Maturidi inanç sistemini topluma kim anlatacak?

Maturidi inanç sistemini topluma kim anlatacak? Dün kaldığımız yerden devam. Dün, Diyanet İşleri eski başkanı ve din işlerinden sorumlu eski devlet bakanı Said Yazıcıoğlu’nun ‘eski bakanlar’ buluşma yemeğinde yaptığı konuşmayı ve o konuşmada dile getirdiği çözüm önerisini bu köşeye taşımıştık. Yazıcıoğlu’na göre itikatte bağlı olduğumuz Maturidi’nin ortaya koyduğu inanç sistemine kulak verirsek bu sorunu kökten çözmemiz mümkün. Bu kez kendisini aradım ve telefonla mini bir röportaj yaptım: Bugün ve gelecekteki FETÖ’lerden köklü olarak kurtaracak bir öneri getirmişsiniz ancak kafamızı karıştırmıyor musunuz? Kafalarımız karışacak ki bir çıkış yolu bulabilelim. Kafa karışıklığı…

Oku

Maturidî savunma sistemi..

Maturidî savunma sistemi.. Günümüzde de itikadî kafa karışıklığına yol açan birçok meselenin zamanın ruhuna uygun olarak yeni bir dil ve üslupla ele alınması şart. Gençlerimizi yanlış yollara yönelten, istikballerini heba eden ve daha da önemlisi İslam’ın doğru anlaşılmasının önüne geçen kültürel/dini ortamın müsbet yönde dönüştürülmesini sağlayacak ilmî çalışmaları “Maturidî savunma sistemi” olarak görebiliriz. Bizi içten kemiren virüslere karşı bu savunma sisteminin kurulmasıyla hain şebekeler, hastalıklı şahıslar insanlarımızı aldatıp peşlerinden sürükleyemeyecek ve milletimizin mahvına sebep olamayacaklardır. Yazını Devamı İçin Tıklayınız: Yeni Şafak Gazetesi – Abdullah Muradoğlu

Oku

Türkün Kurtuluşu: Maturidi Ekol ya da Töre

Kiliselerin medreseleri zamanla üniversiteye dönüşürken, bizim medreseler neden acaba üniversiteye dönüşemedi. Üniversal düşünceye geçemedi?  Bildiğiniz gibi doktor, doçent, profesör gibi ünvanlar kilise hiyerarşisinde kullanılan ünvanlardır. Mesela  Belçikalı bir rahip olan G. Lemaitre Einstein’ın genel görelilik kuramından yararlanarak evrenin genişlediğini ilk söyleyen bilim insanıdır.  Bizim ilk medresemiz (Nizamiye Medreseleri) kurulurken bir mezhebi korumak hatta topluma egemen kılmak, Eşarî kelamını ve bunun Gazali tasavvufuyla izdivaç etmiş halini topluma dayatmak için kurulmuştu. Osmanlı’da da medreseler memur yetiştirmek, yeni fethedilen bölgelere gönderilmek üzere müftü, kadı, kazasker (askeri hakim) ihtiyacını karşılamak için kurulmuştu. Yani düzeni…

Oku

Sence Dergisi 11. Sayı – Yeni Yazımız

Sence Dergisinde yazarlarımız tarafından Maturidi ve Maturidilik hakkında yazılar yayınlanmaktadır. Sence Dergisinin 11. sayısında yazarlarımızdan H. Ahmet ÖZER’in “İnsanların Akıl ve Özgürlük Kabiliyetlerinin Önündeki Engel DİN Mİ?” başlıklı yazısı yayınlanmıştır. Yazıyı Okumak İçin Tıklayınız. Dergiyi Okumak İçin Tıklayınız.

Oku

Tasavvufa saldırmak, intihara kalkışmaktır!

Bu toprakları, ilim, irfan ve hikmet “pınarları” suladı. Mahşerin üç atlısı, İmam-ı A’zam, İmam Mâturidî ve Hoca Ahmed Yesevî, bu pınarların gürül gürül akıtılmasında, Anadolu’ya, oradan Kafkaslara, Kuzey Afrika’ya ve Balkan’lara ulaştırılmasında kilit rol oynadı. MAHŞERİN ÜÇ ATLISI: İMAM-I A’ZAM, İMAM MÂTURÎDÎ VE YESEVÎ HZ. Akîdemizin sütunlarını diken İmam–ı A’zam ile buna ilaveten Mutezile’nin sapmalarını püskürten İmam Mâturidî ve her türlü şamanist, “bâtınî” savrulmanın önüne muazzam setler çeken, Türklerin Müslümanlaşması için, Türklerin müslümanlaşmasından önce Türkçeyi müslümanlaştıran, bütün gönül kapılarını sonuna kadar açan Hoca Ahmed Yesevî Hazretleri’nin üçünün birden akıttığı ilim,…

Oku

Amelde Hanefi, İtikatta Maturidi

Antalya’nın Kepez bölgesinde kurulan ve kısa adı BİZDEYAR İlim Kültür Gençlik Eğitim Hizmetleri Derneğinin sık sık gerçekleştirdiği toplantılarına bu hafta din kültürü ve ahlak bilgisi öğretim görevlisi Enver Sarıca konuk oldu. Sarıca, 1070 yıl önce yaşamış İmam Maturidi’nin günümüze ışık tuttuğunu, İmam-ı Azam’ın öğretilerini kendisine rehber edindiğini anlattı. Resul’ün anlamının ‘seçilmiş insan olduğunu dile getiren Sarıca, “geçmiş peygamberlere saygı, biz Müslümanlar’a özgüdür, başka hiçbir dinde yoktur. Biz Türkler genel olarak amelde hanefi, itikatta maturidiyiz” dedi. “Maturidiye göre, dinin öğrenilmesinde iki bilgi kaynağı vardır. Nakil ve Akıldır”diyen Sarıca, “Nakilden maksat, Kur’an…

Oku

Akıl mı, Vahiy mi?

Kur’an- Kerim’in temel akidelerinden biri, vahyin tarihsel sürekliliğidir. Hayatın devamlılığı ve organik bir süreç oluşu vahyin bakışında önem arz eder. Bu zihin tarihi için de geçerlidir. Dolayısıyla bütün ilahi kitaplara iman esastır. İslam vahyinin anlaşılması noktasında, ilk dönem içinde problem yaşanmadığı görülür. Çünkü bizzat Peygamber eliyle her ayet hayata taşınmaktadır. Canlı Kur’an nitelemesi bundan dolayıdır. Peygamberimizin vefatını müteakip, vahyin anlaşılması ile ilgili farklı yaklaşımlar, tartışmaları da beraberinde getirir. Burada  ortaya çıkan en önemli husus, İlahi olan ( metin) üzerinde beşeri bilincin/farkındalıkların farklılığıdır… Vahyin insan için gelmiş olması/insanla buluşması, ilahi bilginin…

Oku

YURTTAŞ MIYIZ, TEBAA MIYIZ?

Mustafa KIZIKLI/edebiyatciturk.com Her kişinin kendisi ve çevresindeki insanlar için sorması gereken bir soru var. “Yurttaş” mıyız, “Tebaa” mıyız? Çevremizde kim yurttaş kim tebaa? Yurttaş; sorgulama, yorumlama, bağımsız karar verme yeteneklerine sahip, aynı vatanda yaşayan kişilerden her biridir. Yani fikri hür, vicdanı hür bireydir, vatandaştır. Tebaa; sözlükte “uyruk” anlamına gelmekle beraber, asıl olarak, bir kimsenin, bir olgunun etkisi altında olan, körü körüne bağlanan, kulluk seviyesinde gözü kapalı inanan bireylerdir. Yani fikri ve vicdanı hür olmayanlardır. Cumhuriyetle beraber, bazıları yurttaş olmanın erdemleriyle bezenirken, bazıları da ısrarla tebaa, hatta köle kalmaya devam etmiştir.…

Oku

Mucit Çıkarmak

  EDREMİT’TEN  Mucit Çıkarmak Geçen hafta Trabzon’da bir yemekte Şehircilik ve Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar “Bizim ülkemizde konumu nedeniyle mucit çıkmaz.Bundan dolayı çocuklarımızı iyi birer ara elamanı olarak yetiştirelim” demiştir.Bu sözleri nedeniyle Sayın Bakan eleştirilmiştir.Bizde bu yazımızda Sayın Bakanı eleştireceğiz.İnternet haberlerinde bakanın tarihi bilmediği yazıyordu.İslam dünyasında Farabi, İbni Sina,Ömer Hayyam, İbni Haldun v.d.bilim adamı yetiştiğini ve bunların buluşları ile Rönesans’ın başladığı haber yapıldı.Biz önce uygarlığın nasıl geliştiği üzerinde duralım.Çünkü bu evrensel kurala göre icatlar ortaya çıkar ve uygarlık oluşur.İslam dünyası da bu evrensel kurala uyarak uygarlığını oluşturmuştur. Önce şunu bilelim ki…

Oku