Yeni Bir Din Dili Kurmak Bağlamında Deizmi Tartışmak

deizmi tartışmak-mevlüt uyanık

Yeni Bir Din Dili Kurmak Bağlamında Deizmi Tartışmak Sonuç: Dindar Nesil tasavvuru bağlamında İlahiyat ve İHL sayılarının artırılması, Diyanet İşleri Başkanlığının daha işlevsel kılınması ve bütçesinin olağanüstü artırılması, Kur’an Kurslarının yaygınlaştırılması, sivil toplum kuruluşu diye örgütlenen cemaatlere her türlü kolaylığın sağlanmasına rağmen gelinen nokta gençlerin din yorgunluğu yaşadığı oldu. Özellikle İHL için söyleyecek olursak gençlerin deizme yönelmesinin özellikle siyasal hayatta olağanüstü bir tedirginlik yarattı. Nerede hata yapmış olabiliriz diye sormak yerine sert siyasi söylemlerle sorun örtülmeye çalışıldı. Bürokratlar da artık böyle bir şey olmamalı diye açıklamalar yaptı. Deizmin kendi içinde…

Oku

ALİYA İZETBEGOVİÇ’İN İSLÂMİ RÖNESANS, DİN İSTİSMARI VE TÜRKİYE TASAVVURU

-İslâm Deklarasyonu Adlı Eseri Eleştirel Okuma- Mevlüt Uyanık Prof. Dr., Hitit Üniversitesi   Çorum İlahiyat Fakültesinde 25 yıla yakın “Çağdaş İslâm Düşünürleri” üzerine okumalar yapıyoruz. Özellikle İslâm dünyasının içinde yaşadığı sorunlara çözüm üretmede, Batı hâkimiyetinin epistemik temellerini bilen ve İslâmi bir dirilişten/Rönesans imkânını gündeme getirerek bir bilinçlilik hali oluşturan âlimlerin metinlerini inceliyoruz.  Bunu yaparken İslâm dünyasının seçkin zihinlerinin kendi içinde yaşadıkları toplumsal sorunlara İslâmi ilkelerden hareketle çözüm önerileri ürettiğine dikkat çekiyor ve önerilerini aynen Türkiye’ye taşımanın olası problemlerine işaret ediyoruz ve tutarlığından şüphe ettiğimiz tespitlerini de eleştiriyoruz. Burada takip ettiğimiz…

Oku

Ahmet Yesevi ve Nurettin Topçu’nun Din Ve Dindarlık Tasavvurlarının Mukayeseli İncelenmesi – Mevlüt Uyanık

AHMET YESEVİ VE NURETTİN TOPÇU’NUN DİN VE DİNDARLIK TASAVVVURLARININ MUKAYESELİ İNCELENMESİ Prof.Dr. Mevlüt UYANIK Hitit Üniversitesi,İlahiyat Fakültesi Birçok alanda yeni krizlerle karşı karşıya olan insanlığı huzura kavuşturabilecek yeni bir Türk-İslam Medeniyet tasavvuru üzerine düşünmek gerekiyor. Bir yanda dini ve metafizik değerlerden arındırılmış seküler, maddeci-pozitivist bilgi, bilim tasavvuru ve bunlar üzerine kurulu Batı medeniyet anlayışının küreselleşmesi bulunmaktadır. Küreselleşme bağlamında Orta Doğu, Afganistan-Pakistan bölgesi ve İç Asya (Türkistan) gibi enerji üretim ve arz merkezlerini kontrol altında tutmak için çok farklı politikalar geliştirilmektedir. Diğer yanda, buna karşı olduğunu söyleyen ve dini verileri selefi…

Oku

ERDEMLİ, ADİL BİR YÖNETİM ARAYIŞI: NOMOKRASİ

  Prof. Dr. Mevlüt UYANIK Hitit Üni. İlahiyat Fakültesi Gençliğim hep bu başlıkta ifade ettiğim arayışla geçti, lisede sağ-sol çatışmaları içinde Milliyetçi söyleminin yanı sıra Sosyalist-Marksist okumaları yaptım, gençliğin verdiği heyecan ve olabilirlik ölçüsünde. Aslında bu diyalektik dil “gerekli bir öteki” olmanın gerekliliği olarak epey katkı yaptı. 12 Eylül 1980 ihtilaliyle gerekli öteki konumunu fark etmeme ilaveten 1979 İran İslam ihtilaliyle gündemimize girdi. Müslüman coğrafyanın önde gelen âlimlerinin metinleri tercüme edilmeye başladı, artık gündemimiz İslam ve sosyalizm, İslam ve demokrasi, İslam ve Liberalizm oldu.  Suudi Arabistan’ın yanı sıra ama onun…

Oku

TÜRKİSTAN İZLENİMLERİ II: SEMERKAND – İMAM MATURİDİ

  MEVLÜT UYANIK 17. Nisan 2019 sabahı erkenden hazır olduk, Özbekistan sınır kapısına götürecek aracı beklerken, son kez Ahmet Yesevî hocama selam vereyim diye dışarı çıktım. Otelin karşısında Türkistan vilayet yönetim binası var, önü parke taşlar ile trafiğe kapalı, törenler burada yapılıyormuş. Zaten binanın bir önünde tosbağa kaidesi üzerine konulmuş Orhun Abidesi, diğer tarafta dikilmiş taşta Göktürkçe Tengri(Tanrı) yazıyor, oradan Allaha ısmarladık, esen kalınız diyerek Yesevi hocamdan izin istedim. Çünkü Yesevîlik diye kurulan Türk Tasavvuf zihniyetini ve metafiziğinin bir nevi “kurucu-göçebe” rolü üstlenerek yeni bir dünya ve yeni bir medeniyet…

Oku

DİNİ DEĞERLERİ KULLANARAK DEVLETE YÖNELİK KALKIŞMALAR

Mevlüt Uyanık Peygamber efendimiz, “mümin ferasetli olur” ve “iki defa aynı yerden ısırılmaz” diye iki ayrı hadis/sözü ile bizleri uyarmış, ama tarihsiz okumalarımız yüzünden olsa gerek dini değerleri kullanarak tarihte devlete ve toplumsal yapıya yönelik bir çok kalkışma olmuş. En son 15 Temmuz 2016 tarihinde kendisini toplumsal barış, diyalog simgesi olarak gören bir yapının (Fetö) terörist saldırısıyla darbe/kalkışma denemesine şahit olduk.  Türk Düşünce Tarihi ve İslam Felsefesi Tarihi okumalarımız ve okutmalarımız süresince direniş, isyan, kıyam kavramları altında her türlü muhalif hareketlerle karşılaşıyoruz. Tarihsiz okumaların talihsizliğinden kaçınmak diye seri kısa okumalar…

Oku

TÜRKİSTAN İZLENİMLERİ I: HOCAM AHMED YESEVİ

MEVLÜT UYANIK İslam felsefesi tarihi okuma ve okutma sürecimizi kronolojik olarak okurken sistematik olarak da Türkistan yani Atayurt ve Türkiye yani Anayurt irtibatının nasıl teşekkül ve devam ettiğini anlama “kaygı”sı içinde oldum. Arap ve Fars akıllarının ortaya koyduğu Müslümanlık tasavvurunun dışında gelişen Türk Aklı ve Müslümanlık tasavvuru nasıl teşekkül ettini anlamak içinde Türkistan ve oradan başlayan göç yollarının jeo-felsefesini yapmayı, bu yollar üzerinde devletler kuran aklı anlamaya çalışıyoruz. Bunun ilk temellendirilmesi2004 yılında Batı Fergana vadisi üzerinde itikadi açıdan önemli bir alimimiz olan Osman el-Oşi’nin şehrindeki Devlet üniversitesi bünyesinde kurulan ilahiyat…

Oku

TÜRKİYE İÇİN BİR GELECEK TASAVVURUNA DAİR NOTLAR

Mevlüt Uyanık Giriş:  Türkiye Cumhuriyeti jeopolitik açıdan kadim dünyanın kalbi (hinterland) durumunda olan Anadolu’yu merkez alarak kuruldu.  Yeni devletin hazırlıklarını, kökeni Tanzimat ve Islahat fermanlarına kadar giden, I ve II. Meşrutiyet ilanlarıyla ivme kazanan bir süreç içinde görmek mümkündür. “Millî Edebiyat: Yeni Lisan, Yeni Devlet” diyebileceğimiz süreç ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşun teorik ayağı tamamlanmıştır. 1923 yılında “Yeter Söz Türkler’in ilkesiyle kuruldu.  Tarihteki kurduğu devletlerin bazılarının simgelerini Cumhurbaşkanlığı forsuna alarak mahiyet-hüviyet ilişkisini bütün dünyaya gösterdi. Yeni kimlik ve kişiliğiyle Selçuk ve Osmanlı Kültürlerinden istifade ederek kendine özgü bir “Cumhuriyet kültürü” oluşturdu.…

Oku

EKONOMİ-POLİTİK ÇATIŞMADA DEVLET, DİN’İN “UZANTISI” MI?

EKONOMİ-POLİTİK ÇATIŞMADA DEVLET, DİN’İN “UZANTISI” MI? MEVLÜT UYANIK İnsanlık tarihiyle eş zamanlı olan din duygusu, toplumların hayatında önemli yer işgal ettiği ve kültürün oluşturulmasında önemli unsurlardan olduğu malum. Günümüzde Durheim sosyolojisinin 19.yy itibaren ileri sürdüğü de bu ve genel kabul görüyor. Alman düşünürü Karl Marx, ekonominin toplumlarda alt yapıyı teşkil eden temel faktör olduğunu, din başta olmak üzere üst yapıyı oluşturan bütün kurumların onun tarafından belirlendiğini söyler. Yine bir Alman âlimi Marx Weber, dinin toplumsal yapının kültürün ve özellikle ekonominin belirleyicisi olduğunu söylediğini de hatırlarsak, her iki görüşün de aynı…

Oku

Deforme Bir Tarih Bilinci: Dinin Siyasal Meşruiyet Aracı Olarak Kullanımı Olarak Hilafet

Deforme Bir Tarih Bilinci: Dinin Siyasal Meşruiyet Aracı Olarak Kullanımı Olarak Hilafet Mevlüt UYANIK Öncelikle Müslümanların çağlarını doğru algılayıp yaşamaların önündeki en büyük engelin tespiti gerekir. Bu, Müslüman toplumların yaşadıkları tarihin ve o tarih içinde yarattıkları kültürün ayrı olduğu gerçeğini unutarak, bu ayırımı analiz edecek yerde, onunla hiçbir alakası olmayan ve menkıbelere dayanan yanlış ve deforme edilmiş bir tarih bilinci üretilmesinden kaynaklanmaktadır. Emevî döneminden bu yana, yöneticiler, meşruiyetlerini bu tür bir tarih bilinciyle temin etmişler, din adına, kamu menfaati için siyaset yaptıklarını söylemişlerdir. Bireysel halifeliği kutsallaştırarak, siyasal kurumlaşmayı ailevi-kabilevi hilafete…

Oku

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluş Felsefesinin Tarihsel Temelleri

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluş Felsefesinin Tarihsel Temelleri Mevlüt Uyanık*                                                                             Durum Tespiti: 11/01/2018 tarihinde Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesinde “Gelenekten Geleceğe Türk Bilimi ve Düşüncesi” Çalıştayı yapıldı. Burada Aygün Akyol hocamla birlikte Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde İslam Felsefesi ve Türk Düşünce Tarihi Alanında yaptığımız çalışmalar ve temel kaygımız hakkında görüşlerimiz paylaştım. Felsefe tanımımız kaygıları paylaşmak ve yaşanılan soru/nlara çözüm önerilerini üretmeye katkı yapmak olduğu için öncelikle filozofları kronolojik olarak okutmaya  Mantık dersine Farabi’nin İlimlerin Sayımı adlı eserinin Dil-Düşünce ve Mantık kısmıyla başlıyoruz.  Bu eser aynı zamanda İslam Felsefesine…

Oku

Dini Anlama Ve Yaşama Tarzları Olarak Mezhepler, Riyaset Ve Din Tacirliği Olarak Mezhepçilik

Mezhepçilik Bir Tuzaktır-Prof. Dr. Mevlüt Uyanık

Dini Anlama Ve Yaşama Tarzları Olarak Mezhepler, Riyaset Ve Din Tacirliği Olarak Mezhepçilik Prof. Dr. Mevlüt Uyanık 11 Eylül 2001 aslında yeni yüzyıl başlangıç tarihidir. ABD merkezli küresel güçler, enerji üretim ve arz merkezlerine, demokrasi insan hakları vb gerekçelerle müdahalelerde bulunmaya başladı. Irak’tan başlayarak (bir zamanlar ipek yolunun güney hattı olan) Afganistan ve Pakistan bölgesine kadar alanda “sürekli bir istikrarsızlık” durumu oluşturuldu. Rusya, Çin ve bu Batı’nın çekim merkezi dışında olan güçler de karşı grup olarak buralardaki etkinliklerini devam ettirmek istiyorlar. Orta doğu enerji üretim ve arz merkezleri (Türkiye, Afganistan/Pakistan…

Oku

Türk Dünyasının Birliği Ve Türk Medeniyetinin Yeniden Dirilmesinde Dinin İşlevi

TÜRK DÜNYASININ BİRLİĞİ VE TÜRK MEDENİYETİNİN YENİDEN DİRİLMESİNDE DİNİN İŞLEVİ Mevlüt UYANIK* Özet: Tarihte sürekli bir devlet geleneğine sahip olarak kadim milletlerinden birisi olan Türkler, Doğu ile Batı âlemini birbirine bağlayan ve yüzyıllarca medeniyet mihveri olan İpek Yolu üzerindeki toprakları fethetmişler, yurt haline getirmişlerdir. Bulundukları zaman ve mekânın şartlarına göre egemenliklerini pekiştirmişler, Türk-İslam Medeniyetini kurmuşlardır. Ümit Burnu’nun keşfiyle birlikte medeniyet mihveri değişmiş, Türklerin yurt ve devlet özdeşliğini gerçekleştirdikleri bölgeler jeopolitik önemini kaybetmiş; ama son yıllarda Batılı küresel güçler enerji arz ve üretim merkezlerine yönelik operasyonların sonucu yeni ve alternatif enerji…

Oku

Yeni Selefilik Tehlikesine Karşı Hanefi-Maturidi Gelenek Niçin Öncelenmelidir?

DURUM TESPİTİ İslam dünyası Sünni-Şii çatışması adı altında mezhepler savaşı ile  birbirini kırmaktadır; bu bir nevi Batı dünyasında din/mezhepler çatışmasını andırmaktadır.  Artık Batı aydınların küresel sömürge meşruiyetini temin için medeniyetler arası savaş tezine gerek kalmadı, şimdi Müslümanlar medeniyet içi savaş ile zaten birbirini kırmaktadır. Aslında bu çatışmanın teolojik temeli, Şii-Neo selefi söylemdir.  Körfez merkezli Arap kabileciliğinin (Vahhabiliğin) selefi söylem adı altında kendini güncellemesi ve Sünni yapıyı temsil ettiğini iddia etmesi ile mevcut siyasal ve ekonomik yapılara meşruiyet sağlanmaktadır. Bu yapının tarihsel selefilik ile irtibatı yok denecek kadar az olduğu için…

Oku

Yeni Bir İslam Medeniyeti Tasavvuru İçin Hoca Ahmed Yesevi ve Yönteminin Önemi

Yeni Bir İslam Medeniyeti Tasavvuru İçin Hoca Ahmed Yesevi ve Yönteminin Önemi Prof. Dr. Mevlüt UYANIK Hitit Üniversitesi, (Çorum) İlahiyat Fakültesi Giriş: Durum Tespiti: Birçok alanda yeni krizlerle karşı karşıya olan insanlığı huzura kavuşturabilecek yeni bir medeniyet tasavvuru üzerine düşünmek gerekiyor. Dini ve metafizik değerlerden arındırılmış seküler, maddeci-pozitivist bilgi, bilim tasavvuru ve bunlar üzerine kurulu Batı medeniyet anlayışının sosyo-politik alanda küreselleşmesiyle insan insanın kurdu haline geldi: Kitle katliamları yapılmaya; bireysel anlamda bencillik, hazcılık, faydacılık ve sefahat öncelenmeye başlandı. Çözüm Önerisi: Hz. Muhammed sav gönderilen İslam, kapsayıcılık açısından önceki şeriatlerin hepsini…

Oku