Matüridi aklının felsefi analizi

Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Niyazi Kahveci “Türkiye’de son zamanlarda Mâtürîdî aklı gündemdedir. Gündem olmasının nedeni, İslam aleminin, her konuda olduğu gibi, dini alanlarda da felsefe yapma konusunda kriz dönemi içinde olması ve dini konulara çağdaş yorum aramasıdır” diyor. PROF. DR. NİYAZİ KAHVECİ / YTÜ, İNSAN VE TOPLUM BİLİMLERİ ÖĞRETİM ÜYESİ Kaynak: Karar “Matüridi’den bin yıl sonra bile hala onun aklına ihtiyaç duymamız, akıl çapımızı gösteriyor değil mi?” Bir akademik dergide yayımlanan, “Matüridi Aklının Felsefi Analizi” başlıklı akademik çalışmamızın sadece sonuç bölümünü, akademisyen olmayan okuyucularımıza uyarlayarak,…

Oku

Hepimiz Ölmeyeceğiz

Her Bölümü, İncil’den bir ayet ile başlayan dizi, Mesih’ten, Mesihlikten, Hristiyan öğretisinden hatta dinlerden başka hemen her şeye vurgu yapıyor. Müslüman bir aktivist tarzında karşımıza çıkan Mesih, Şam’dan İsrail’e, oradan da Amerika’ya uzanan yolculuğunda takipçileriyle birlikte yol alır. Takipçileriyle evet, çünkü bir sosyal medya hesabından da bu yolculuk meraklı takipçilere sürekli servis edilir. Kendisinin Mesih olduğunu hiç iddia etmeyen şahıs, ilk olarak Şam’da, bir kum fırtınası ile görülür ki bu da gerçekleşen bir kehanettir. Müslümanları uyararak radikal terör örgütünün mağlup olacağını bildirir. Söylediği gerçekleşir de. Bu olaydan sonra popülerlik kazanan şahıs için yürüyüş yapan bir grup, onun için tezahürat ve sloganlar yağdırırken el-Mesih diye bağırırlar.

Oku

Etnik Parlamento Teklifi ve Küreselci Emperyalistlerin Maşası Yeni Osmanlıcı Zihniyet Yahut Davudoğlu Cemaati

Prof. Dr. İbrahim MARAŞ Ahmet Davudoğlu, Karar gazetesindeki dünkü röportajında aynen şu cümleleri söylemiş: “Biz imparatorluk bakiyesiyiz. Biz yeknesak, tek bir kimlikle tanımlanabilecek, tek bir oryantasyonla, kültürel dokuyla tanımlanacak ülke değiliz. Şu anda Boşnak, Gürcü, Çeçen, Arnavut, Arap, Kürt, Uygur vatandaşlarımızın yansıdığı bir Meclis bu ülkenin birliğini temsil edebilir.” Davudoğlu, anlaşıldığı kadarıyla etnisiteye dayalı bir parlamento kurmak istediğini söyleyerek bir yerlere ışık yakıyor. Onun bu sözleri, açıkça, yönetmeyi istediği ülkenin üniter bütünlüğüne kastetmek anlamına gelmektedir. Aslında bu sözlerde şaşılacak bir şey yoktur. Siyasal İslamcılığın ve Yeni Osmanlıcı zihniyetin temel karakteri…

Oku

Hoca Ahmed Yesevi ‘den Hacı Bektaş Veli ‘ye

Hoca Ahmed Yesevi'den Hacı Bektaş Veli'ye

Türkler, Müslüman oluşlarından itibaren büyük ölçüde Hanefi geleneğe bağlı olarak İslam’ı kabul etmişlerdir. Türkistan âlimleri Ebû Hanife’nin yoluna bağlı olarak zahidâne bir din anlayışını benimsemişlerdir. Bu âlimler arasında İmam Maturidî’nin şahsında bilgi kaynağı olarak keşf ve ilhama dolayısıyla sûfîliğe karşı mesafeli duran bir anlayış hâkimdir. Bununla birlikte, halka dini tebliğ ve irşad bağlamında sûfîliğe meyleden bir Hanefi gelenek de
mevcuttur.

Oku

Türk Müslümanlığı Maturidilik

Eski Türk dinî ve geleneklerinde
farklı inançlara saygı ve hoşgörüyü
benimseyen bir din anlayışının
varlığı bilinmektedir.
Maturîdî de, gündelik politikadan
uzak, akıl ve vahye dayalı olarak
sistemini kurmuş dinî anlayışını
şekillendirmiştir. Şüphesiz o bunu
yaparken yaşadığı çevreden ve eski
Türk kültürü ve ananesinden etkilenmiştir. Bu çerçevede gelenekten
gelen diğer inançlara saygı ve hoşgörü anlayışı onun farklı inançlara
ve mezheplere karşı tavrında tezahür eder. Bu tavır kendisinden
sonra Hanefî/Maturîdî oluşumda ve
sosyologların “Türk Müslümanlığı”
nitelendirmeyle kastedilen din anlayışında devam etmiştir.
Makalede Maturidi‟nin eserleri ve
modern çalışmalar dikkate alınarak
Maturîdî‟nin farklı inançlara ve
mezheplere karşı tavrı örnekleriyle
derinlemesine ele alınmaya çalışılacaktır

Oku

FELSEFEYİ ANADOLU’DA YENİDEN YURTLANDIRMAK

  – Türk Felsefesine Giriş İçin Dil-Düşünce İrtibatını Sinema Üzerinden Okuma Denemesi-   Giriş: Dil, Düşünce ve Kültür   Felsefenin imkânını konuşmaya başlamak dilin imkânını konuşmakla başlar. Dilin düşünce ve kültür üzerindeki etkisini görmek isteyen düşünürler toplumlar üzerinde araştırma yapmaya girişmişler ve bu konuda birçok eserler ortaya koymuşlardır. Wittgenstein ve Malinowski bu düşünürlerden en meşhurlarıdır. İnsan varlık hakkında, zaman hakkında düşünürken, düşüncesini dili üzerinden gerçekleştirir. Hatta dil hakkında düşünürken de dilin el verdiği ölçüde yahut dilin sınırları ölçüsünde söyler söyleyeceğini. İnsanın dile aktaramadığı bir düşünceyi düşleyemediğini de söyleyebiliriz. “Dil varlığın…

Oku

İLAHİYATLARA YÖNELİK YENİ OYUNLAR

İLAHİYATÇILARA VE YÖNETİCİLERE ÇAĞRI Prof. Dr. İbrahim Maraş 1. İlahiyat Nedir? İlahiyat, kelimesi; gerçek felsefe, ilk felsefe (el-felsefetü’l-ûlâ), el-Hikme, metafizik, el-ilmü’l-İlâhî, el-İlmü’r-Reis, İlmü Mâ Ba’de’t-Tabîiyyât gibi isimlerle aynı manada kullanılan teknik bir tabirdir. İçerik olarak bazen teoloji/kelam ile karıştırılsa ve karşılansa da bu doğru değildir. Teoloji veya kelam aslında İlahiyat veya Metafizik’in konusu değil gayesidir. Çünkü İlahiyat kelimesi, teoloji ve kelamın dar anlamının çok ötesinde oldukça geniş bir anlam içeriğine ve konu zenginliğine sahiptir. Yani İlahiyat, varlık olması bakımından varlıkla ilgilenmekte ve bu yönüyle bütün ilimlerin ilkelerini oluşturan geniş bir…

Oku

ALİYA İZETBEGOVİÇ’İN İSLÂMİ RÖNESANS, DİN İSTİSMARI VE TÜRKİYE TASAVVURU

-İslâm Deklarasyonu Adlı Eseri Eleştirel Okuma- Mevlüt Uyanık Prof. Dr., Hitit Üniversitesi   Çorum İlahiyat Fakültesinde 25 yıla yakın “Çağdaş İslâm Düşünürleri” üzerine okumalar yapıyoruz. Özellikle İslâm dünyasının içinde yaşadığı sorunlara çözüm üretmede, Batı hâkimiyetinin epistemik temellerini bilen ve İslâmi bir dirilişten/Rönesans imkânını gündeme getirerek bir bilinçlilik hali oluşturan âlimlerin metinlerini inceliyoruz.  Bunu yaparken İslâm dünyasının seçkin zihinlerinin kendi içinde yaşadıkları toplumsal sorunlara İslâmi ilkelerden hareketle çözüm önerileri ürettiğine dikkat çekiyor ve önerilerini aynen Türkiye’ye taşımanın olası problemlerine işaret ediyoruz ve tutarlığından şüphe ettiğimiz tespitlerini de eleştiriyoruz. Burada takip ettiğimiz…

Oku

Ahmet Yesevi ve Nurettin Topçu’nun Din Ve Dindarlık Tasavvurlarının Mukayeseli İncelenmesi – Mevlüt Uyanık

AHMET YESEVİ VE NURETTİN TOPÇU’NUN DİN VE DİNDARLIK TASAVVVURLARININ MUKAYESELİ İNCELENMESİ Prof.Dr. Mevlüt UYANIK Hitit Üniversitesi,İlahiyat Fakültesi Birçok alanda yeni krizlerle karşı karşıya olan insanlığı huzura kavuşturabilecek yeni bir Türk-İslam Medeniyet tasavvuru üzerine düşünmek gerekiyor. Bir yanda dini ve metafizik değerlerden arındırılmış seküler, maddeci-pozitivist bilgi, bilim tasavvuru ve bunlar üzerine kurulu Batı medeniyet anlayışının küreselleşmesi bulunmaktadır. Küreselleşme bağlamında Orta Doğu, Afganistan-Pakistan bölgesi ve İç Asya (Türkistan) gibi enerji üretim ve arz merkezlerini kontrol altında tutmak için çok farklı politikalar geliştirilmektedir. Diğer yanda, buna karşı olduğunu söyleyen ve dini verileri selefi…

Oku

ERDEMLİ, ADİL BİR YÖNETİM ARAYIŞI: NOMOKRASİ

  Prof. Dr. Mevlüt UYANIK Hitit Üni. İlahiyat Fakültesi Gençliğim hep bu başlıkta ifade ettiğim arayışla geçti, lisede sağ-sol çatışmaları içinde Milliyetçi söyleminin yanı sıra Sosyalist-Marksist okumaları yaptım, gençliğin verdiği heyecan ve olabilirlik ölçüsünde. Aslında bu diyalektik dil “gerekli bir öteki” olmanın gerekliliği olarak epey katkı yaptı. 12 Eylül 1980 ihtilaliyle gerekli öteki konumunu fark etmeme ilaveten 1979 İran İslam ihtilaliyle gündemimize girdi. Müslüman coğrafyanın önde gelen âlimlerinin metinleri tercüme edilmeye başladı, artık gündemimiz İslam ve sosyalizm, İslam ve demokrasi, İslam ve Liberalizm oldu.  Suudi Arabistan’ın yanı sıra ama onun…

Oku

Felsefe Çocuk Ruhunu Korumaktır – Sosyal Bilimlerde Yılın En Başarılı Projesi 2019

  FELSEFE ÇOCUK RUHUNU KORUMAKTIR FELSEFE HAYRETLE BAŞLAR Derneğimiz Bilim Kurulu tarafından 2019 Sosyal Bilimlerde Yılın En Başarılı Projesi başlığı altında incelenen yüzlerce proje içerisinde  Çorum Albayrak İlkokulu Küçük Filozoflar Topluluğu’nun Felsefe Çocuk Ruhunu Korumaktır ve Felsefe Hayretle Başlar konulu projesinin birinciliğe layık görüldüğünü büyük bir mutlulukla bildiririz. Maturidi Yesevi Otağı olarak bu projenin Türkiye’de ve Türk Dünyasında yayılması için elimizden gelen gayreti göstereceğimizi belirtir, Projeye önderlik eden Sınıf Öğretmeni sayın Mustafa ÖZCANBAZ’ı, akademik danışmanlık alanında destek veren Prof. Dr. Mevlüt UYANIK‘ı ve Doç Dr. Aygün AKYOL’u kutlarız. Doç. Dr.…

Oku

Yılın İlmi Kalitesi En Yüksek Eseri

Derneğimize büyük katkıları bulunan değerli Prof. Dr. Sönmez Kutlu hocamızın; yer yüzünde bidat nedir bilmeden İslamiyeti en güzel yaşayan Türk Milletinin Fıkıhta Hanefilik, itikatta Maturidilik ve ahlakta Yesevilik, üç ayağından oluşan inanışını anlattığı “Türk Müslümanlığı Üzerine Yazılar” adlı kitabını Yılın İlmi Değeri En Yüksek Eseri olarak seçmiş olduğumuzu büyük bir kıvançla bildiririz. — Dr. Ali İhsan KILIÇ Onursal Başkan Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelami Araştırmalar Derneği Kitabı Satın Almak için Tıklayınız.  

Oku

TÜRKİSTAN İZLENİMLERİ I: HOCAM AHMED YESEVİ

MEVLÜT UYANIK İslam felsefesi tarihi okuma ve okutma sürecimizi kronolojik olarak okurken sistematik olarak da Türkistan yani Atayurt ve Türkiye yani Anayurt irtibatının nasıl teşekkül ve devam ettiğini anlama “kaygı”sı içinde oldum. Arap ve Fars akıllarının ortaya koyduğu Müslümanlık tasavvurunun dışında gelişen Türk Aklı ve Müslümanlık tasavvuru nasıl teşekkül ettini anlamak içinde Türkistan ve oradan başlayan göç yollarının jeo-felsefesini yapmayı, bu yollar üzerinde devletler kuran aklı anlamaya çalışıyoruz. Bunun ilk temellendirilmesi2004 yılında Batı Fergana vadisi üzerinde itikadi açıdan önemli bir alimimiz olan Osman el-Oşi’nin şehrindeki Devlet üniversitesi bünyesinde kurulan ilahiyat…

Oku

Kürt Said’in Gizlenen Risalesi: Atatürk Deccal, Kendisi Mehdi(!)

MEHDİCİLİK TİYATROSUNUN SAİD NURSİ SAHNESİ Yusuf Kocatürk Mehdi,  kelime olarak kendisine rehberlik edilen demektir. Ayrıca bütün yollar ve istikametler Allah’tan geldiği için “mehdi” kendisine Allah tarafından yol gösterilen manasına gelir. (1) Mehdi kelimesi Kur’an’da geçmez. Kelimeyi anlam olarak hidayete eren,  hidayete erdiren olarak aldığınızda hidayet, doğruya ve güzele kılavuzlamak olur. Hidayet Kur’an’a göre Allah’ın elindedir. Allah bu yetkisini peygamberleri ve kitapları aracılığıyla kullanır. Peygamberin getirdiği kitaptaki ilkelerle hidayete çağıranlara ise tebliğci, çağrı yapan, uyarıcı denir. Bu hidayet yolcularının hiçbirinde tebliğ dışında bir amaç ve beklenti yoktur.(2) Cemaat ve tarikat yapılanmalarındaki itaat…

Oku

TAŞLARDA HAYAT BULUR TARİH

Melek Maksudoğlu Kaynak: Kırım Haber Ajansı Ezelden beri Ruslar, izlerimizi önce taşlardan silmeliydi ki insanları nasıl olsa ya yok edeceklerdi ya da tarihlerini unutturacaklardı. Sürgünlüklerde yahut çalışma kamplarında… Rusya, gerek Çarlık zamanında gerekirse Sovyet zamanında Kırım’daki Türk izlerini silmeye uğraştı, önce Türklerin itina ile muhafaza ettikleri eski Yunan eserlerini tahrip ettiler, sonra sırasıyla Kefe’de bulunan büyük camii, Karasubazar’daki 21 camii ve medresenin yıkılıp yok edilmesini bütün Kırım’da bulunan Kırım Tatar Türk eserleri takip etti. 1944’de Kırım’da tek bir Türk kalmamak üzere insanları çuval yükler gibi trene doldurarak bütün bir halkın…

Oku

TÜRKİYE İÇİN BİR GELECEK TASAVVURUNA DAİR NOTLAR

Mevlüt Uyanık Giriş:  Türkiye Cumhuriyeti jeopolitik açıdan kadim dünyanın kalbi (hinterland) durumunda olan Anadolu’yu merkez alarak kuruldu.  Yeni devletin hazırlıklarını, kökeni Tanzimat ve Islahat fermanlarına kadar giden, I ve II. Meşrutiyet ilanlarıyla ivme kazanan bir süreç içinde görmek mümkündür. “Millî Edebiyat: Yeni Lisan, Yeni Devlet” diyebileceğimiz süreç ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşun teorik ayağı tamamlanmıştır. 1923 yılında “Yeter Söz Türkler’in ilkesiyle kuruldu.  Tarihteki kurduğu devletlerin bazılarının simgelerini Cumhurbaşkanlığı forsuna alarak mahiyet-hüviyet ilişkisini bütün dünyaya gösterdi. Yeni kimlik ve kişiliğiyle Selçuk ve Osmanlı Kültürlerinden istifade ederek kendine özgü bir “Cumhuriyet kültürü” oluşturdu.…

Oku

EKONOMİ-POLİTİK ÇATIŞMADA DEVLET, DİN’İN “UZANTISI” MI?

EKONOMİ-POLİTİK ÇATIŞMADA DEVLET, DİN’İN “UZANTISI” MI? MEVLÜT UYANIK İnsanlık tarihiyle eş zamanlı olan din duygusu, toplumların hayatında önemli yer işgal ettiği ve kültürün oluşturulmasında önemli unsurlardan olduğu malum. Günümüzde Durheim sosyolojisinin 19.yy itibaren ileri sürdüğü de bu ve genel kabul görüyor. Alman düşünürü Karl Marx, ekonominin toplumlarda alt yapıyı teşkil eden temel faktör olduğunu, din başta olmak üzere üst yapıyı oluşturan bütün kurumların onun tarafından belirlendiğini söyler. Yine bir Alman âlimi Marx Weber, dinin toplumsal yapının kültürün ve özellikle ekonominin belirleyicisi olduğunu söylediğini de hatırlarsak, her iki görüşün de aynı…

Oku

Deforme Bir Tarih Bilinci: Dinin Siyasal Meşruiyet Aracı Olarak Kullanımı Olarak Hilafet

Deforme Bir Tarih Bilinci: Dinin Siyasal Meşruiyet Aracı Olarak Kullanımı Olarak Hilafet Mevlüt UYANIK Öncelikle Müslümanların çağlarını doğru algılayıp yaşamaların önündeki en büyük engelin tespiti gerekir. Bu, Müslüman toplumların yaşadıkları tarihin ve o tarih içinde yarattıkları kültürün ayrı olduğu gerçeğini unutarak, bu ayırımı analiz edecek yerde, onunla hiçbir alakası olmayan ve menkıbelere dayanan yanlış ve deforme edilmiş bir tarih bilinci üretilmesinden kaynaklanmaktadır. Emevî döneminden bu yana, yöneticiler, meşruiyetlerini bu tür bir tarih bilinciyle temin etmişler, din adına, kamu menfaati için siyaset yaptıklarını söylemişlerdir. Bireysel halifeliği kutsallaştırarak, siyasal kurumlaşmayı ailevi-kabilevi hilafete…

Oku