Bu Kategoridesiniz : / 14 Ekim 2016 Cuma 19:47

Ipse Dixit

Ipse Dixit

Uzak bir ülkede, bir padişah yaşarmış zorba mı zorba

“İpse Dixit” yazdırmış herkesin alınlarına

bir gün seyahate çıkmış padişah yurt çapında

yaşlı bir çobanla karşılaşmış yüksek bir dağda

bakmış ki söyleneni yazdırmamış alnına

kükremiş haşmetlimiz zavallı adama “ bu ne küstahlıktır yaptığın bana!

ben ne diyorsam o olacak burada !”

yaşlı çoban cevap vermiş padişahına

“efendim” demiş, “eğer yazdırırsam böyle bir yazı alnıma

bu koyunlar takip etmez ki beni bir daha

derler ki: “Çağır da arkasından gidelim kim yazdırdıysa onu sana!”

“sen kendi koyunlarını güt ey padişahım bildiğin her nasılsa

ama ben kendi koyunlarımı bırakmam başkasına!”[1]

Orta çağın düşünce sisteminin en genel mottosu olan ‘’İpse Dixit’’ Pythagorascıların hocalarına hitaben söyledikleri Yunanca αὐτὸς ἔφα  ifadesinin,  Cicero (106–43 MÖ) tarafından De Natura Deorum adlı eserinde Latinceleştirilmiş şeklidir ve “Bizzat O Söyledi “ anlamına gelir.[2] Ve yine aynı eserinde Cicero, “Pythagoras’ın Öğrencileri ne zaman ortaya bir iddia atsalar ve kendilerine neden böyle bir iddia attıkları sorulacak olsa, yanıtları hep ipse dixit olurdu ” der.

Yani bu cümle Ortaçağ düşüncesinin en genel açıklayıcısı olmakla birlikte günümüzde de sıklıkla karşılaştığımız bir cümledir. Özellikle okumak yerine duyarak öğrenenlerin, ’Vay ben onun yalancısıyım’cıların, ‘ben bilmem şeyhim bilir’cilerin , ’O yaptıysa vardır bi bildiği’cilerin ve tabiî ki bunun yanında her durumla ilgili cephanelerinde hadis bulunduranların bol bulunduğu ülkemizde…

Bu anlayış hür düşüncenin ve dolaylı olarak ilerlemenin önünü kapatan en büyük engeldir.

Kişiler üzerinden yürütülen fikri tartışmalar, sonuca varamadan boş bir seda olmaktan öteye gidememekte; fikrin taraftarları tarafından muhalif kişi vatan haini, kafir gibi söylemlerle yıldırılmaktadır.

Karizmatik, güçlü bir lider etrafında toplanarak organize olan ve liderine gönülden bağlı olan biz Türk milletindeki bu organizasyoncu yapı, her alanda kendine önder arama ihtiyacına girmiştir. Türk milleti bu anlayışı yönetimsel anlayışın dışında bilimsel alanda da sürdürmüş ve kendine önderler yaratmıştır. Bu önderlerin çıkarmış olduğu bilimsel ürünlere saygı duyulmuş, ezberlercesine defalarca okunmuş, okutulmuştur. Fakat bu okumalar eleştirel gözle olmadığından söyledikleri mutlak doğru kabul edilmiş ve kafamızdaki ipse dixit’lerimiz izin vermediğinden ulaşılabilecek maksimum nokta bu kişiler olmuştur ki ulaşılamamıştır.

Kral’dan çok kralcılık bağıra bağıra yapılmış, yapılmaktadır.

Özellikle bu ipse dixit dini hayatımızda çoğu köşeyi zaptetmiş ve aklın çıkış yollarını kapatmıştır.

Çıkış yolları arayanlar da tekfir edilmiştir. Oysaki peygamber döneminde yaşayan ashab bile şu anki Müslümanlar kadar taassub içinde olmamıştır. Tüm çevreler tarafından kabul edilen bir kıssa bize bunu apaçık göstermektedir: Hz. Peygamber, Bedir savaşında, kendilerine en yakın kuyunun başında durur ve orayı karargâh yapmak ister. Bu sırada Ashab’tan biri, Peygamberimize “Yâ Resulullah! Burayı, bir vahiy ile mi seçtin? Yoksa bu senin görüşün mü?” diye sorar.

Peygamberimiz “Bu benim görüşümdür ve harp taktiğidir.” der. O zaman sahâbi: “O halde Yâ Resulullah! Burası harp için uygun bir yer değil, orduyu buradan kaldırıp düşmana en yakın kuyuya gidelim. Orada bir havuz yapıp içine su dolduralım, geride kalan kuyuları da tahrip edelim, düşman istifade edemesin.” der. Bunun üzerine Hz. Peygamber sahabiyi onaylar ve söylediği üzre hareket eder.

Benzer bir ipse dixit örneği Atatürkçülük üzerine…

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk bir Türk milliyetçisiydi. Fakat şu an da mevcut olan, Atatürk’ün yapmış olduklarını tartışmasız doğru kabul edip, dışındaki fikir ileri sürenlere vatan haini diyen ipse dixit’ciler de toplumda son derece yaygındır.

Eğer Atatürk de bir ipse dixit’ci gibi olsaydı, örneğin Fatih’ci ya da Kanuni’ci olsaydı Atatürk olamazdı.

Akıl, insanı özgürleşmesini sağlayan sihirli bir kutudur. Onu çalıştırmak için tek yapmamız gereken doğru soruyu sormak ..Kim dedi’lerin yerini Neden dedi ‘ler almaya başlayınca akli melekeler pas tutan  kanatlarını çırpmaya başlayacak ve özgürlüğüne kavuşacaktır.Yeter ki o ilk soruyu sormaya cesaretimiz olsun.

Ahmet Doğan Ergin

Kaynakça

1.İpse Dixit,Ayla Çağlayan-Gazeteport

2.İPSE DİXİT,Çiğdem Dürüşken, Sosyoloji Dergisi, 3. Dizi, 22. Sayı, 2011/1, 1-18

Print Friendly, PDF & Email

 benzer haberler

İlim Şehrinin Kapısı Hz. Ali  

İlim Şehrinin Kapısı Hz. Ali

Atatürk ve Cumhuriyet  

Atatürk ve Cumhuriyet

Atatürk ve Afganistan  

Atatürk ve Afganistan