Bu Kategoridesiniz : / 14 Ekim 2016 Cuma 09:44

Türkiye’nin Gerçek Gündemi

türkiyenin gerçek gündemi-ali ihsan kılıç

Yazıyı İndir

YENİ TÜRK MEDENİYETİ BİLİM ZİHNİYETİNDEN VE BİLİM ÜRETMEKTEN GEÇER.

TÜRKİYE’NİN ENERJİ MESELESİ 3-4 MİLYON DOLARA ÇÖZÜLEBİLİR Mİ?

BİLİMDE NEREDEYİZ?

Dünya üzerinde yeni ve ulaşılmaz bir TÜRK medeniyetine giden yollardan en önemlisi: Türkiye’nin temel sıkıntılarının bilimsel yollar ile tespitinden ve bilim zihniyeti ile çözümünden geçer. Diğer yol ise, yeni uygarlığın temellerinin geçmiş Türk-İslam bilginleri tarafından atılmış olduğunun farkındalığından geçer. Türk milleti geçmiş asırlarda nasıl yüksek medeniyetler ve de imparatorluklar kurmuş ise daha yükseğini tekrar kurma kabiliyet ve kudretindedir. Esas mesele, köklerimizi ne kadar biliyoruz. Artık kuru sloganlar ile kaybedilecek zamanımız yoktur. Bu yazı dizisi sadece temel meselelerimizi değil aynı zamanda çözümlerini de içermektedir. Derdimiz, siyasete karışmadan ve karıştırmadan bu büyük hedefe nasıl varılır, toplum olarak elimizden neler gelir, bunların analizinin yapılmasıdır. Bu yazı dizisinin ilkinde, Türkiye’nin enerji meselesi hangi ciddi bilimsel araştırmalar ile çözülebilir ve terör belasına karşı bilimsel ve teknolojik hangi yöntemleri kullanabiliriz olacaktır. Ayrıca ülkenin gerçek gündemi olması gereken konular öncelik ile nelerdir? Ve çözümleri neler olacaktır ile devam edecektir. Bir akademisyen olarak, ülkemizin pek çok sorunlarının ve çözümlerinin siyasi olduğu kanısında değilim. Makalede bu konular detaylı bir şekilde izah edilecektir.

Artık dünyanın süper gücü olan ülkelerin gündemlerinde bilime harcanan paradan çok bilimden kazanılan paralar olmuştur. Çin devletinin her sene ileri teknoloji üretiminden kazandığı para yaklaşık 560 milyar dolardır. Çin devletini her sene 193 milyar dolar ile Almanya ve 147 milyar dolar ile Amerika birleşik devletleri takip etmektedir [2]. Bundan sonra gelen aşama ise üretilen bilgi ve teknolojinin günlük hayata uygulanması ve de yaşam kalitesini artırmaktan geçmektedir. Günümüzde dünya ülkeleri her sene yaklaşık 600 milyar doları bilime ayırmaktadır. Bunun getirisi ise trilyonlarca dolarlık ebedi getirisi olacak şekilde teknoloji ve bilgi üretimidir. Haberleşme teknolojilerinden tutun bitkisel tohumların ıslahına, ilaç sektöründen tutun tıbbi alet ve cihazlara kadar bu servet, bilim üreten ülkelere geri dönmektedir. Bilim ve teknoloji üretemeyen ülkeler ise bilimsel masallarla uyutulan bilim ile aldatılan sömürge ülkeler haline döner.

Artık dünyada toprak büyüklüğü ile övünen imparatorluklar dönemi bitmiştir.  Güçlü devlet kavramı artık, ne kadar bilime hükmedip, diğer dünya ülkelerine kıyasla ekonomik gücünüze ve de bilime dayalı askeri gücünüz ile dünya ülkelerine ne kadar hâkim olup olamadığınızdan geçmektedir. Bundan sonraki aşaması ise kendi halkının özgürlük, rahat ve mutluluğunu sağlayan ülkeler gelişmiş ülkelerdir.

Bilimsel zihniyetten uzak ülkelerin, İşsizlik, terör, toplumsal ahlak bunalımlarına çözüm getirmeleri mümkün değildir. Bu şekilde olan toplumların en büyük özelliği sürekli kurtarıcı psikozu yaşayan, bütün sorunların çözümünde siyaseti arayan, siyaseti ve siyasetçileri kutsallaştıran bir toplum olmasıdır. Bu tip toplumlarda, sorunlar çözülemediği gibi temel sıkıntılar günden güne artar.

Ülkenin gerçek gündemleri nelerdir?

Ülkemiz için sorgulanması gereken konular şunlardır?  Bu yazı dizisinde aşağıdaki sorular ve sorunların çözümleri detaylı bir şekilde anlatılacaktır.

>Türkiye’nin enerji meselesi 3-4 milyon dolara çözülebilir mi?

>17 Şubat 2016 da PKK denilen soysuz örgüt tarafından Türk silahlı kuvvetleri mensuplarına karşı bomba yüklü bir saldırı düzenlendi. Bomba yüklü araçlar çok uzaktan tespit edilebilir mi? Devletimiz tanesine 200 bin dolara menzili 50 metre bomba tespit aletleri aldığını basına duyurdu [3]. Menzili çok daha uzun ve belki de 2000-3000 dolara bu cihazları üretmemiz mümkün değil mi? Türkiye de Nükleer fizikçiler ne iş yaparlar? Kâğıt üzerinde atom parçalamanın faydası nedir?

>Ülkemizde 193 adet üniversite bulunmaktadır. Bu üniversitelerde, her sene ülkenin geleceği için patent ve teknolojiye dönüşen kaç tane bilimsel araştırma yapılıyor?

>Ülke sorunlarını çözecek hem sosyal bilimlerde hem de fen bilimlerinde kaç tane çalışma çıkıyor? Akademik çalışmalar sadece, akademik rütbe alıp maaş artırmak için midir?

>Milli gelirin ne kadarını bilim ve teknolojiden kazanıyoruz?

>Bilime gayrı safi milli hâsıladan ne kadar ayırıyoruz? Dünya devleri ne kadar ayırıyor?

>Yapılan yüksek lisans ve doktoraların kalitesi nedir?

>Devletin tüm imkânlarından faydalanıp sonra, PKK terör örgütüne destek çıkacak kadar insanlıktan uzaklaşan akademisyenler nerede yetişti?

>Kendi aşımızı ve de kendi tohumlarımızı üretmekten aciz üniversiteler ne işe yarar?

>Sadece derse girip çıkmak ile akademisyenlik olur mu? Bilimsel çalışma yapmayı durduran akademisyenlerin durumları neden gözden geçirilmez?

>Devletin bilimsel destekleri nerelere harcanıyor? Kendi uzmanlık alanın dışında sırf siyasilere yakınlığından dolayı, milyonlarca dolar nasıl heder edildi? Devletin her türlü imkânlarından faydalanıp sonra devlete ve askere düşmanlık yapan dini-dar akademisyenler. Bilimsel çalışmaları denetleme işini, alanında uzman akademisyenler değil de neden bürokratlar yapar?

>Dünyada temel bilimler güçlenirken, Türkiye de Fen-Fakültelerinin yarısından fazlası neden kapatıldı? Buna geçmişte hangi hükümetler sebep oldular? Sahte Sağcılar, Sahte Solcular, Sahte Atatürkçüler, Sahte Milliyetçiler…

>Dünya da bilim şehirleri varken bizde neden yok?

>Neden Milli araştırma merkezlerimiz, Milli Sağlık merkezlerimiz, Milli Tarım merkezlerimiz yok? Avrupa’nın en küçük ve en yoğun nüfusuna sahip olan Hollanda’nın tarım alanları Türkiye yüzölçümünün yedide biri kadar ama 2014’te gerçekleştirdiği tarımsal ihracat  80,7 milyar Euro (90 milyar Dolar) seviyesinde [4].

>Güçlü ekonomiler kaliteli üretime, kaliteli üretim de kaliteli bilimsel çalışmalara, bilimsel çalışmalar ise kaliteli bilim adamlarına bağlıdır. Kaliteli bilim adamları da düzgün eğitimin üretimidir. Dünyada eğitim kalitesinde neredeyiz? Kadim Türk medeniyetinde eğitim nasıldı?

>Bilimin gücünü anlayan kaç tane siyasi var? Bizden bilim adamı çıkmaz biz Müslüman ülkeyiz diyen bakan zihniyeti? Bilim adamlığının ve bilimin önünü kesen bir din düşünülebilir mi? Bilim adamı çıkaramayan din ne işe yarar?

>Genetik yapısı değiştirilmiş GDO’lu yiyecekleri Avrupa ülkeleri yasaklarken bizler ne yediğimizi bilmiyoruz. Kısırlık nedeniyle tüp bebek merkezleri moda oluyorken sağlık sorunlarımız günden güne artıyor. Gelecek neslin genetik yapısı bozuluyorken üniversiteler nerede? Her sene kanser hastalığına 3 milyar dolar harcıyoruz. Neden her yıl kanser hastalığı artıyor? .

>Neden doğal kaynak zengini İslam ülkelerinin üretimi bir İtalya kadar değil? Türk halkı uydurulmuş dini kıssalarla, öbür dünyanın ayrıntılarıyla, cennette kaç tane huri var, Melekler kaç kanatlı, Fatmagülün günahı ile meşgul edilip, tele-volelerle uyutuluyorken, 400 bin Euro ‘lük yapay kalp cihazlarını, 50 bin dolarlık kalp kapaklarını, 20 bin dolarlık kalp pillerini, milyarlarca dolarlık teknolojik aletleri bize satarak köşe olan batı uygarlığı ile nasıl mücadele edeceğiz?

>İşsizlik nasıl biter? Asgari ücrete, özel şirketlerde günde 10-12 saat çalıştırılan üniversite mezunu gençler? Yıllardır ataması yapılamamış gençler? Bu ıstırap bir millete yetmez mi?

>Harward Üniversitesinin kütüphanesinde 17 milyon cilt. Oxford Üniversitesinin kütüphanesinde 9 milyon cilt kitap var. Bizim Milli kütüphanemizdeki materyal sayısı 2 milyon. Ne kadar bilgi o kadar ekmek. Tarihimizde, kütüphanelerden temel bilim kitapları kimlerin fetvaları ile çıkarıldı? Dünyanın en büyük rasathanesini kimler yıktırdı?

>Bir ülkenin en büyük cevheri deha çocuklarıdır. Dünya tarihi göstermiştir ki bir insan tarihi her konuda değiştirebilir. Deha çocuklarımız için neler yapıyoruz?

>Toryuma dayalı nükleer reaktörler kurulabilir mi? Toryum çalışmaları engellendi mi?

>İslam tarihinde keşif ve keramet ile kaç tane bilimsel buluş yapıldı? Madem her bilgi Kuran’ı Kerim de var? Ve madem Kuran Arapların dilinde, bütün bilimsel buluşları Araplar mı buldu? Araplar her konuda asrı-saadeti mi yaşıyor?

>İslam’ın altın çağını oluşturan ve büyük İslam medeniyetini kuran bilginler yüzyıllarca nasıl kâfir ilan edildi? Mezhep yarıştıranlar, bilim adamlarını nasıl katlettiler? Bugün geçmiş İslam medeniyeti diye övünenler, âlimleriniz, geçmiş bilginleri neden ve nasıl katlettiklerini de açıklasanız ya?

>Matematik, Fizik, felsefe ile uğraşan kâfir olur. Görüldüğü yerde öldürülmelidir diyenlerin dini görüşleri nasıl Türk toplumuna egemen oldu? Hangi meşhur âlim ve âlim denilenler bu fetvaları verdi?

>Diyanet işlerine binlerce kadro, bilime kadro yok mu?

>Osmanlının son zamanlarında endüstri çağını kaçırdık. Bunun sonuncunda elimizden büyük bir imparatorluk gözyaşları içinde kaydı gitti. Binlerce ocak söndü. Artık kaybedecek neyimiz kaldı? Eğer bir an önce en azından stratejik konularda bilimsel çalışmalara hızlı bir şekilde eğilmezsek gelecekte bırakın medeniyet kurmayı, maddi ve manevi kayıplarımızı telafi etmemiz kolay olmayacaktır.

>Bilimsel anlamda hangi güzel atılımlar yapıldı? Büyük düzeltmeler var mı?

>Japon, Kore ve Alman modelleri nedir? İkinci dünya savaşından tamamen yenik çıkan Almanlar ve Japonlar hangi sihirli bilim ile bu kadar güçlü oldular?

>Slogan milliyetçiliği ve Atatürkçülüğü ile nereye kadar? Bilimsel zihniyetten uzak lider profillerinden hangisi gelirse gelsin? Hangisi kalırsa kalsın, bir şey değişmeyecek. Siyaset nasıl Türk milliyetçiliğini, fikriyattan slogancılık kulvarına taşıdı? Seçkin bir hareket olan Türk milliyetçiliği dünya çapında fikir adamları çıkartır iken ne oldu da günümüzde büyük bilginler, fikir adamları çıkartamıyor? Nerede Yusuf Akçuralar? Nerede Zeki Veli Toganlar? Nerede İsmail Gaspıralılar? Nerede Ahmet Cevatlar? Nerede Atsızlar?

>Selefilik adı altında Araplaştırılan Balkan, Kırım ve Orta Asya Türklüğü?

>Gece gündüz din ve ahlak sohbetleri dinleyen toplumda, her türlü ahlaksızlık nasıl zirve yapar? Dindar nesil ile ahlaklı nesil kavramları nedir? Cemaatsiz cami sayısı artarken, ahlaksızlık nasıl artıyor? Hangi Ahlak?

>Kendi İtikat imamlarını ve bağlı oldukları Hanefi mezhebini bilmeyen imamlar ile nereye kadar?

>Hadis, Tefsir okuyan Âlim, Fizik, Kimya, Matematik okuyan Âlim olamaz mı? Hadis okuyan cennete, Fizik okuyanlar nereye?

Göklerde ve yerlerde nice ayetler vardır ki, yanlarından geçerlerde dönüp bakmazlar. (Yusuf-105).

Allah ilimden nasibi olmayanların kalpleri üzerine mühür basmıştır (Rum/59).

De ki: Göklerde ve yerde neler var\ neler oluyor bir bakın. O ayetler ve uyarılar iman etmeyen bir toplumun hiçbir işine yaramaz? (Yunus-101) ayetleri kimlere hitap ediyor?

>Neden Maturidi-Yesevi Otağını kurduk?

>Maturidi-Yesevi Otağı neden hiçbir siyasi görüşe bağlı olmaması gerekir? Ve de olmayacak?

* * *

BİRİNCİ BİLİMSEL ÇÖZÜM YÖNTEMİ

NÜKLEER FÜZYON KAVRAMINA DAYALI ENERJİ ÇÖZÜMÜ VE GÜVENLİK MESELESİ

Tükettiği enerjinin yaklaşık dörtte üçünü dışarıdan ithal eden Türkiye, enerjide dışa bağımlılığın en yüksek olduğu birkaç ülke arasında yer alıyor. Her sene yaklaşık olarak 55 milyar doları [5], enerji ihtiyacına harcamaktadır. Kendi enerjisini üretmeyen bir ülkenin hem ekonomik hem de tam bağımsızlık yolunda ilerlemesi mümkün görünmemektedir.

Nükleer füzyon, İki hafif elementin birleşmesi sonucu, hem büyük elementlerin oluşumuna hem de büyük bir enerji ortaya çıkmasına neden olur. Reaksiyona giren çekirdekler atom numarası bir olan hidrojen veya izotopları döteryum ve trityum gibi düşük atom numarasına tekabül eden elementlerden, çok büyük enerji ortaya çıkmaktadır. Nükleer füzyonun bu devasa enerji kaynağı olmasından dolayı ilk olarak 2.dünya savaşını takip eden zamanlarda, hidrojen bombası veya termonükleer silahlar olarak da bilinen silahlarında üretiminde istifade edilmiştir.

Bir füzyon reaksiyonundan enerji elde edilmesi için:  Reaksiyonlar düşük enerjilerde meydana gelmeli, çok yüksek enerji ortaya çıkmalı, reaksiyona girecek elementler çok kolay bir şekilde bulunmalıdır. Günümüze kadar pek çok bilim adamı özellikle Döteron+Döteron birleşiminden ortaya çıkan reaksiyonların kullanımı ile enerji üretimi konusunda çalışmalarına rağmen sonuç elde edememişlerdir. Bununla ilgili olarak bütün gelişmiş ülkeler bu konuda çalışmalarına gece gündüz devam etmektedir.

Avrupa birliği meclisinde, Brüksel de yapmış olduğumuz meclis konuşmasından sonra,  http://coldfusionnow.org/tag/european-parliament

Avrupa birliği yapmış olduğumuz çalışmalara maddi ve manevi tam destek vermiş. En son Polonya Szczecin Üniversitesi ve de Almanya Humbolt üniversitesinde yapmış olduğumuz çalışmalar, çok fazla maliyete gerek duymadan, temiz, güvenilir, hiçbir radyo aktif ürüne sebebiyet vermeyen,  maliyeti aşırı derecede düşük olan enerji üretiminin oluşabileceği yönünde çok büyük ümitler vermiştir.

Teorisi, şahsımın doktora tezine ait olan ve de deneysel tasarımı Berlin gurubu olarak bilinen gurubumuzun yaptığı deneyler sonucunda:

1-)Yeni kurulan teorik çalışmalar sayesinde Nükleer astrofizikte 30 yıldır çözülemeyen iki büyük problemin çözümü çıkartılmış oldu.

2-)Bundan önce nükleer astrofiziğin kurucularından olan Hoyle’ ye Nobel ödülü kazandıran çalışmaya denk bir çalışma ortaya çıkmış ve bütün nükleer fiziği değiştirecek aynı zamanda, dünyada yeni bir bilim dalının ortaya çıkmasına sebep vermiştir.

Investigation of  D+D reactions in the different metalic environments at the very low energies.

Doktora tezi: Ali ihsan Kılıç. Poland.

New Accelerator Facility for Measurements of Nuclear Reactions at Energies Below 1 keV

ARTICLEinACTA PHYSICA POLONICA SERIES B 45(2):509 · FEBRUARY 2014

Screening and resonance enhancements of the 2H(d,p)3H reaction yield in metallic environments. ARTICLEinEPL (EUROPHYSICS LETTERS) 113(2):22001 · JANUARY 2016.

Yukarıda anlatılan bilimsel çalışmalar, yıllardır hayal çalışması olan soğuk füzyonla karıştırılmamalıdır. Bu çalışmaların sonucunda elde edilen sonuçlar yeni bir bilim dalını doğurmuştur. Çalışmaların devamı dünyanın en ciddi bilimsel dergilerinde yayınlanmaya devam edecektir. Bu çalışmaların önemini en güzel bir şekilde özeti İngilizce olarak şu sitede yayınlanmıştır. http://physicaleconomy.com/node/36

Bu yeni bilim dalının gelecekte bilim ve insanlığa katkısını şuan sadece Allah bilir.

4-)Aynı deneysel düzeneğe sahip laboratuvarlar sayesinde, genetik biliminde de büyük gelişmeler sağlayabiliriz. Genlerin kendi kendisini tedavi etme mekanizması, hastalıkların tedavisi, yaşlanmanın durdurulması ve de özellikle Rus bilim adamlarının gizli laboratuvarların da gece gündüz üstüne çalıştıkları süper asker veya süper insan çalışmaları da yine bu tip laboratuvarlardan geçmektedir.

5-)Devletimiz,  neredeyse personel giderleri dâhil, tüm bütçesi 3 milyon dolara mal olan bu tip nükleer araştırma laboratuvarlarının kurulması öncülüğünü yapmaz ise, nasıl sanayi devrimini kaçırmış isek Türkiye’nin belki de hem enerji sorununu çözebilecek hem yeni oluşan bir bilim dalının meyvelerini yemiş olacağı gibi genetik alanında da deneysel ve teorik işi ciddi anlamada bilen genetik bilimcileri yetişecektir.

6-)Şuan hâli hazırda özellikle bu konular üzerine Ruslar, Amerikalılar, Japonlar ve Almanlar ciddi anlamda çalışmaktadırlar. Az bir gayretle bu milletlerin çalışmalarının üzerinde çalışmalar devlet desteği sayesinde gerçekleştirilebilir.

7-)Bu çalışmaların devamı ve bağlantısı olan Yeni Tip Nükleer Reaktör kavramı üzerine öncülüğünü bizim yaptığımız yabancı ekiple birlikte sadece Avrupa birliğinde 50 ye yakın büyük enstitü birlikte çalışmaya başlamıştır. Gelecek makalede açıklanacağı gibi, bu Yeni Tip Nükleer Reaktörlerin ham maddesi toryum olacaktır. Ve hiçbir nükleer atık kalmayacak şekilde verimi çok yüksek olan yeni tip bir nükleer reaktör kavramına geçişi sağlayacaktır.

Unutulmamalıdır ki: Türkiye’nin tespit edilmiş toryum rezervi yerli kaynaklarda 374.000 tondur [6]. Bu konu diğer yazı dizisinde bilimsel ispatları ile detaylı bir şekilde izah edilecektir.  Bizde bu araştırmalar var mı diye sorarsanız?

Ülkemizde ne yazık ki, terör den dolayı pek çok vatan evlatlarını şehit vermekteyiz. Yine bu tip laboratuvarlarda, öncelikle, patlayıcı maddelerin çok uzaktan tespitini yapan milli cihazlarımızı yapıp geliştirebiliriz. Bu şekilde, özel güvenlik ve korunması gereken alanlar, tam bir emniyet içine alınabilir. Ayrıca benzer çalışma mekanizmalara sahip detektörler ile ülkemizde pek çok madenimizin tam ve güvenilir tespitine imkân sağlayan milli cihazlarımızı da bu konuya dâhil edebiliriz.

Yeni Akit gazetesinde 23.03.2016 da verilen haber başlığında: Canlı bombalara karşı büyük adım geliyor. İngiliz devletinin yüzde 75 hisse sahibi olduğu RPSS şirketi, canlı bombayı 30 metreden tespit eden cihaz geliştirdi. Dünyada 5 yıldır kullanılan teknoloji Nano Sistem’le Türkiye’ye geldi. Ve fiyatı 200 bin dolar olarak tespit edilmiş.

Bu ve benzeri cihazların menzillerini 200-300 metreye rahat çıkarılabileceği gibi, maliyeti ise 2000-3000 doları geçmeyecektir. Türkiye’deki Nükleerci hocalarımıza nötron fiziği denilen bir bilim alanının olduğunu ve nötron fiziği sayesinde bu tip cihazların çok rahat bir şekilde geliştirilebildiğini hatırlatmak isterim. Kâğıt üzerinde nükleer reaksiyon hesaplamaları ile ne yazık ki sadece akademik derece alırsınız. Ama size üniversitelerde odalarınızda rahat çalışmanızı sağlayan bu devlet ve millete borcunuzu ödememiş olursunuz.

Ne kadar bilim o kadar ekmek, o kadar huzurlu bir ülke.

Devamı Gelecek…

Dr. Ali İhsan Kılıç

Deneysel Nükleer Fizik Uzmanı

maturidiotagi@gmail.com

 

Print Friendly, PDF & Email

 benzer haberler

İlim Şehrinin Kapısı Hz. Ali  

İlim Şehrinin Kapısı Hz. Ali

Atatürk ve Cumhuriyet  

Atatürk ve Cumhuriyet

Atatürk ve Afganistan  

Atatürk ve Afganistan