Bu Kategoridesiniz : / 29 Aralık 2016 Perşembe 18:11

Uzak Eller-Kırım Dosyası 1.Bölüm

UZAK ELLER- KIRIM DOSYASI 1. BÖLÜM

Kırım, Karadeniz’in kuzeyinde bir yarım ada, bizim yeşil adamızdır. Bereketli toprakları, yer altı ve toprak üstü zenginlikleri ile tüm dünyanın dikkatini çeken Tatarlar’ın tarihi vatanının bir parçası, Rusya’nın askeri üslerinin olduğu, Sivastopol donanmasının bulunduğu ülke. Kırım Rusya’nın sayfiye yeri ve Bodrum’u, sıcak denizlere inmelerinin anahtarı, başlangıç adımıdır. İstanbul’un göz bebeği, kardeşi, Sultanların kayınbiraderlerinin, biraderlerinin memleketidir. İslam’ın kuzeydeki merkezi, Kazan ile beraber Rus ve Alman akınlarına karşı set olmuş, engel olmuş bir coğrafyadır.

Kırım, Türk-Mongol kavimlerinin kadim yurdudur.

Or-kapı denilem ince bir bağlantı ile Ukrayna topraklarına bağlanmaktadır. Tarihte Kırım’a Gotlar-Germen gibi milletler geldi. Cenevizliler ve İyonyalı Grekler koloniler kurdular. Bu halkların hepsi İskit-SArmat, Hunno-Bulgar, Türkler ( Kök-Türk), Kıpçak-Kimek, Kun, Peçenek, Avar ve Tatarlar ile karıştılar. Deşt-i Kıpçak denilen bu bozkırların merkezi oldu. Bugünkü Rus stepleri o zamanlar Kıpçak bozkırı olarak anılmaktaydı. Bu bozkırlarda Macar ovalarından Batı Sibirya İrtiş ırmağına kadar Tuna, Turla, İdil, Özi, Dinyepr, Emba, Yayık ırmakları arasında göçebe- yarı göçer Nomadik topluluklar ve onların kurdukları şehirler ve mabetleri vardı. Hristiyanlar, Müslümanlar, Tengiristler, Museviler bir arada barış içinde yaşamaktadırlar. Cengiz fırtınasından sonra bölge Cengiz oğulları arasında paylaştırıldı. O sırada Ortdoksluğun merkezi sayılan Kiev beyliği Tatarlar tarafından ezilmiş ve yok edilmiştir. Moskova o zamanlar küçük bir kasaba iken Rusluğun merkezi Novgrod Knezliği idi. Vladimir, Novgrad, Moskova vb. Knezlikler parçalanmış halde bulunmaktaydı. Tatar Hanlarına vergi veren bu Rus Knezleri Tatar esaretinden kurtuldukları gün bayramlar ve yortular düzenlemişlerdir. Hatta bugün Avrupalı sayılmamalarına Tatar esaretinde geçen yüzyıllara bahane ederek bizden almış oldukları devlet sistemi, vergi sistemi ve benzeri birçok şeyi unutmuşa benzemektedirler. Tatarlar buralarda Ahmet Yesevi sayesinde Müslümanlığı kabul ederken Rusya’ya paralı askerlik yapmak amacı ile giden bazı Tatar mirzaları Hristiyan oldular.

Birde Kırım’da Hazar bakiyesi Kırımlı Karaimler ile Kırımçaklar bulunmaktaydı. Bunların ekseriyetli çoğunluğu İstanbul Karaköy’e göçecektir. Bu etnoslar oluşurken doğudan Emir Timur gelmekteydi.

Hunlar’ın dağılması batıya bir Türk göçü tetiklemiştir.

Peşinden Hazarya’nın Peçenekler tarafından yıkılması, hemen peşi sıra Oğuz-Ogur-Kıpçak göçleri ile Romanya, Bulgarya, Rodop bölgesi, Macar ovaları Karpatya Türkleşmeye başladı. Cengiz fırtınasında kalmıştık. Kalka savaşında birleşik Türk Rus ordusunun Subutay’a yenilmesi ile Tatarlar Batu Khan komutasında batıya kadar ilerlediler. Büyük sefer sırasında Rus Prensleride katıldı. Katılmayanlar ise tarihe gömüldü. Devam eden seferde Lehistan, Macaristan, tüm orta Avrupa ezildi. Macar Kralı Bela Venedik kalyateleri ile Adriyatikte bir adaya kaçana kadar kovalandı. Posta sistemini kurdukları için Tatarlarda Karakurum’dan çıkan bir mesaj muhatabına ulaştırılabilmekteydi. Atlı Tatar postası zamanının en önemli iletişim ağı idi. Gök Kağan ölünce Moğolistan’daki Ötüken’e kurultay için tüm beğler geri çağrıldı. Böylelikle Avrupa bir kez daha kurtulmuş oldu. Kırım’ın yükselişi işte bu yüzyıllarda başlar. Altın-Orda devleti imperyal bir güç olduğunda isyan eden beyler ya da tahta çıktığını ilan edenler Kırım’a kaçarlar oradan mücadeleye başlarlardı. Berdibek Han’ın vefatından sonra hanedanlık 20 yıllık bir karışıklık içerisine girdi. Mamay Mirza yönetimi ele almıştı fakat kendini han ilan edemiyordu. Çünkü o bir Mirza idi ve han soyundan gelmediği için halk onun hükümdarlığını kabul etmezdi. Ruslar, hanedanlığın bu karışıklığından yararlanarak güçlendiler. Mamay’ın önemli başarıları da oldu. 1370’de Kırım’ı aldı 1378’de Ruslar üzerine başarılı saldırılar gerçekleştirdi.

Bu karışıklık devresi sıralarında Toktamış  ise Timur’a sığınmıştı. Timurlenk, Toktamış’ı dost bildi, onu sevdi ve ona kucak açtı. Toktamış’a emrine ordu vererek savaşması için destek çıktı. Toktamış birkaç kez başarısız olduysa da Timur hiçbir zaman ona boyun çevirmedi. En sonunda Toktamış, Mamay Mirza’yı mağlup etmeyi başardı. Mamay Kırım’a kaçarak Cenevizlilere sığındıysa da canını kurtaramadı.

Böylece Toktamış, Timur’un desteğiyle Han oldu ve Altın Orda’yı yeniden topladı. Timur’un bu son darbesinden sonra Altın Orda hanedanlığı fiilen dağıldı. Edigey Mirza yönetimi ele geçirip bir canlanma sağlandıysa da onun ölümüyle bu teşebbüs de sonuçsuz kaldı. Timur Altın Orda’yı yıkarak, istemeden Rusların yükselmesine neden oldu. Altın Orda’nın dağılmasından sonra, tıpkı Anadolu Beylikleri Dönemi gibi bölgede birçok hanlık oluştu. Kazan Hanlığı, Altın Orda neslinden gelenlerden oluşuyordu. Güçlü bir yönetim sağlamışlardı fakat onlar da Rusların yükselişi karşısında duramadılar. 1552’de Kazan Hanlığı Ruslar tarafından yıkılınca, Cuci Ulusu tarihe karışmış oldu.

Altın Orda tarihi, Rusya tarihini anlamak açısından çok mühimdir.

Rus knezlikleri Altın Orda teşkilatını örnek aldılar. Ruslar, çar unvanını ilk defa Altın Orda hanları için kullandılar. Aynı zamanda Altın Orda, Rusların giyim-kuşam tarzına da tesirlerde bulundu.

Kırım’da bugün Abuzlar kayası denilen kutlu bir yer vardır. Burada yüzlerce yıllık birçok tamgalar, tabınlar vardır. Bu tamgaları tahta çıkan hükümdarlar ve urukların beyleri gelip basarlardı. Tamgalar bize birçok şeyi anlatmaktadır. Soy, sop, geçmiş, şecere, tapu, aidiyet, sancak, bayrak vb. dir. Altın-Orda Timur’un darbelerine dayanamadı. Bunu fırsat bilen Kırımlı hanlar son hanıda öldürerek tamamen bağımsız gibi oldular. Fakat 1470’li yıllarda Fatih’in Kefe’yi alması ve Trabzon’un fethi Karadeniz’i Türk gölü haline getirirken Kırım’ında Osmanlı vassalı ilan ediyordu. Kazan, Sibir, Nogay, Kırım ve Astrahan Hanlıkları’nın ortaya çıktığı bu süreçte çok geçmeden Nogay ordası dağılırken Kazan, Astrahan, Sibir ve Kasım Hanlıkları Rusya’nın elime geçiyordu. Devlet Giray Taht Algan zamanında buna karşı koyamadıysa da Moskova’yı yakarak tarihe geçti. Kamçısı bugün hala Rusya’da müzede saklanmaktadır. Bu hanlıkların düşmesi ile Rusya kendini 3. Roma Devleti ilan ediyor ve vassal olarak Rum despotlarının çocuklarını Kremline getiriyorlardı.

Türklerin Latino-Grekler ile yaptıkları mücadeleler, Venedikliler, Cenovalılar, Aragon-Kastil, Maltalı Templier Şövalyeleri, Flandralı Flamanlar, Habsburglu Almanlar, Saksonyalı Anglezi ve Brütonyalı Frank savaşları Kuzeyle ilgili olan işlerin Kırım Hanı’na bırakmamaları gibi birçok nedenden ötürü Ruslar rahat bir şekilde Sibirya içlerine kadar gittiler. Burada karşılarına Sibirya hükümdarı Küçüm Han çıktı. 20 yıllık bir mücadele sonunda Yermak denilen Rus ama aslında Tatar mirzası olan Straganovlardan gelen bu adam tüm Sibirya’yı Ruslar adına fethetti.

Yıllar ilerlerken Cengiz ahfadı Türk olmuş Müslüman sancaklarını yönetirken Giraylar denilen hanedanlıkta Kırım’ı yönetmekteydi. 18 yy ’da gerçekleşen Orta Asya’dan batıya son göçler Nogaylar ve Kazaklar tarafından yapıldı. Bunlar Kafkasya’da Kırımda ve Romanya’nın Bucak, Akkerman bölgelerine yerleştiler. Türkiye’ye gelen Nogaylar işte bu yerlerden göç edip gelen insanların torunlarıdır. 1774-1783 yılları arasında olan savaşlar ve antlaşmalar neticesinde halkının tümü Müslüman Türk olan ilk toprak parçası kaybedildi. 2. Viyana bozgunundan beri en önemli olaydı Kırım’ın kaybedilmesi. Hatta Osmanlı Hakanı Abdülhamid üzüntüden felç geçirip öldüğü söylenir. Burada nüfusu milyonları bulan bozkırlı Türkler, Aktopraklar dedikleri Anadolu ve Rumeli’ne göç ettiler. Kırım’da kalan azınlık haldeki Tatarlar’da baskılar yüzünden 1812, 1822, 1836, 1856, 1864, 1877-78, 1914, 1922,1944 tarihlerinde olan olaylar, savaşlar, baskılar, katliamlar ile en sonunda 1944 yılında topyekûn sürgüne ve soykırıma tabii tutuldular.

Tatarlar’ın Kırımlı ve Kazanlılar’ın vatanlarına yerleşme mücadelesi, kültürel hakları, dini hakları gibi birçok konuda uluslararası anlamda mücadeleleri devam etmektedir.

Kırım Tatarları 1991 yılından itibaren Türkistan diyarlarından Kırım’a geri dönmeye başladılar. Ukrayna hükümeti bu inşalara birçok sıkıntılar çıkararak yerleşmelerini engellemek amacı ile birçok faaliyette bulundu. Tataristan ise bağımsızlığını ilan etmesine ramak kalmışken Yeltsin’in yaptığı hamle ile şimdilik Rusya’ya geri bağlandı.

KEREM GÜNAL

->Yazıyı İndir<-

KAYNAKÇA

1-A.Yu.Yakobovski-Altın Ordu ve Çöküşü, Çev. Hasan Eren, TTK, Ankara 2000

2-M.Fuat Köprülü-Altın Ordu’ya Ait Yeni Araştırmalar, Belleten, V/19 (1941) syf.396-436

3-Ötemiş Hacı-Çengiz-Name Haz. İlyas Kemaloğlu, TTK, Ankara 2014

Print Friendly, PDF & Email

 benzer haberler

İlim Şehrinin Kapısı Hz. Ali  

İlim Şehrinin Kapısı Hz. Ali

Atatürk ve Cumhuriyet  

Atatürk ve Cumhuriyet

Atatürk ve Afganistan  

Atatürk ve Afganistan