Matüridi’de Din, Siyaset Kültürü ve Yönetim Erki (Mülk/Devlet) Prof. Dr. Şaban Ali DÜZGÜN Mâtürîdî’de din ve devlet/mülk arasında ilişkiyi ve buna zemin oluşturan siyaset kültürünü şu hususlar üzerinden takip etmek mümkündür: Mâtürîdî, devleti yönetenler/mülki idare yetkisini kullananlar ile, dinî yetkiyi kullanan nebiler arasında ayrım yapar. Kur’an, kurumsal anlamda doğrudan yönetimi tanımlayan alana ‘mülk’ adını vermektedir. Kral peygamberler olarak bilinen Süleyman ve Davud’a hem peygamberliğin hem de mülkün (devletin) verildiğini söyleyen âyetleri burada hatırlamakta yarar var. Bir kişinin Peygamber olarak seçilmesini sağlayan kriterlerle, devlet başkam olarak seçilmesini sağlayan kriterlerin aynı olmadığı…
DEVAMINI OKUEtiket: din
Din ve Laiklik İlişkisi
Din ve Laiklik İlişkisi Prof. Dr. Ethem Ruhi FIĞLALI Din, ya da daha doğru bir kullanışla İslâm ve lâiklik son yıllarda gündemden bir türlü düşmeyen ve hakkında hemen hemen her kesim tarafından pek çok şey söylenen konuların başında gelmektedir. Bunun elbette olumlu ve olumsuz yanları vardır. Olumlu yarn bugüne kadar çoğunlukla son derece yüzeysel bir biçimde, sadece “dinle devletin ayrılması” ya da “din işleriyle devlet işlerinin ayrılması’’ yahut “din ve vicdan özgürlüğü” olarak takdim edilen lâiklik ile inşam süreklilik arz eden bir inanç ve ahlâk çizgisinde tutmak isteyen, değişme ve…
DEVAMINI OKUBilgi Ve Bilim Karşıtı Bir Düşünür: Gazzâlî
Klasik İslam Düşüncesinde Bilgi Ve Bilim Karşıtı Bir Düşünür: Gazzâlî Prof. Dr. Hasan AYDIN Gazzâlî’nin İslam dünyasında, Tehâfüt el-Felâsife adlı yapıtıyla, felsefî düşünceyi mahkum ettiği bilinmektedir. Nitekim onun İslam dünyasında felsefeyi mahkum ettiği olgusu, gerek Doğu gerekse Batı felsefe çevrelerinde sık sık tartışma konusu olmuştur. Ancak onun, felsefeyi mahkum ettiğine yönelik tartışmalarda çoğu kez gözden ırak tutulan önemli bir nokta vardır ve bu nokta, onun felsefeyi mahkum ederken bilgi ve bilimi de mahkum etmesi olgusudur. Zira Batı Hıristiyan ortaçağında olduğu gibi Doğu İslam ortaçağında felsefe, bilimi de içermektedir. Bir başka…
DEVAMINI OKUMâtüridî’ye Göre Din-Şeriat Ayırımının Felsefî Temelleri
Mâtüridî’ye Göre Din-Şeriat Ayırımının Felsefî Temelleri Prof. Dr. Hanifi Özcan Başlıktan da anlaşılabileceği gibi, aslında burada ayrıntılı olarak din-şeriat ayırımından değil[1], tam tersine bu ayırımın dayandığı felsefî temellerden söz edilecektir. Bir şeyin felsefî temelleri üzerinde durmak demek, onun, o anda ne şekilde bulunuyorsa o hâl üzere olmasını sağlayan ilkelerin tespit edilmesi demektir. Bu da, ancak onun dayandığı teorik ve “zihnî yapı’nın, yani “fikrî zemin”in açığa çıkarılıp felsefî değerinin ortaya konulmasıyla mümkün olur. Burada yer alan “zihnî yapı” ve “fikrî zemin”; insanın bir düşünceyi ve buna bağlı olarak bir fiili ortaya…
DEVAMINI OKU15 TEMMUZ’DAN BU YANA NE DEĞİŞTİ?
15 TEMMUZ’DAN BU YANA NE DEĞİŞTİ? Prof. Dr. İbrahim Maraş Bu kısa yazıda işin siyasi ve bürokratik yönünden bahsetmeyeceğim. Bu, herkesin görebildiği kadar açıkça ve ibretle seyrettiğimiz bir tablo. Benim ilgilendiğim alan, Fetö zihniyetinin beslendiği kaynaklar ve aynı zihniyetin adeta kopyalanmış benzerleri. Bilhassa bazı İlahiyatçıların, tarikatçılara şirin gözükmek için veya bizzat tarikatçı oldukları için, Fetö hareketini diğer dini yapılanmalarla ilişkilendirmemeye gayret ederek onu kült/sır hareketi/örgütü şeklinde isimlendirmeleri tümüyle yanlıştır. Oysa Fetö’nün tabanı cehalet ve yanlış din anlayışının yücelttiği tarikat, ortası menfaatlerin, takiyyenin bir araya getirdiği cemaat, tepesi ise zaten darü’l-harp…
DEVAMINI OKUAhlak Temelli İslam Anlayışı – Neden Maturidi-Yesevi Felsefesi (5)
Neden Maturidi-Yesevi Felsefesi (5) : Yesevi Yolunun Ahlak Temelli İslam Anlayışı Yesevî yolu toplumumuzda derinleşen ahlak sorunu karşısında tam bir çözüm olarak durmaktadır. Günümüzdeki yanlış din ve tasavvuf anlayışında işletilen aklın kullanılması ve sorgulama yoktur. Sorgusuz sualsiz şahıslara ve fikirlere teslimiyet vardır. Bu da zaman içerisinde insanların, takip ettiği kişilerin kutsallaşmasına, sorgulanmaz hale gelmesine ve o kişilerin sözlerin Allah’ın bir emri gibi algılanır hale gelmesine sebep olmuştur. İşte toplumda bunun yansıması olarak ‘dini-siyasi kadrolaşmalar’, ‘üreten değil, tüketen bir toplum’ ve ‘din adına bilim düşmanları’ oluşmuştur. Maturidi Yesevi Otağı
DEVAMINI OKUMâverâünnehir İlim Mirasının Kök Metinleri: İmâm-ı Âzam’ın Akâid Risaleleri
Uluslararası Orta Asya’dan Anadolu’ya İslâmî İlimler Sempozyumu Bildirileri Kitabı Mâverâünnehir İlim Mirasının Kök Metinleri: İmâm-ı Âzam’ın Akâid Risaleleri Doç. Dr. Mustafa Selim YILMAZ İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe (öl. 150/767), İslâmî ilimlerin mayalandığı bir ortamda sözün gücüne dayanan bir metodoloji ile Müslüman düşüncenin ürettiği bir medeniyetin en önde gelen bânilerinden biridir. O, fıkıhtan kelâma geniş bir skalada/alanda aslî bir bakış açısının temellerini belirleyen İlmî bir şahsiyettir. Bu itibarla Ebû Hanîfe, gerek takipçileri gerekse de karşıtları tarafından “Ehl-i Re’y’in imâm”ı şeklinde anılır olmuş, çağını aşan nadir ilim adamlarındandır. Böylesine haklı bir şöhretin…
DEVAMINI OKUPolitika ile din karışırsa bilim asla ilerleyemez
Politika ile din karışırsa bilim asla ilerleyemez “Gavurmuş, dine inanıyormuş, inanmıyormuş. Bırakın bu işleri kardeşim” diyen Aziz Sancar, “Bilime politika ve din karıştırmayacaksınız. Bu, Türkiye’de çok ciddi bir sorundur. Torpilsiz liyakate dayalı bilim olmadıkça, Türkiye asla ilerleyemez” dedi Kaynak: Sultan Uçar-Sözcü TEKNOFEST’in açılışı için gelen Nobel Ödüllü Türk Bilim İnsanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Türkiye’nin bilimdeki gelişimiyle ilgili SÖZCÜ’ye konuştu. “Bilimin Türklere Katkıları’ adlı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve bilim insanlarına yaptığı özel sunumun detaylarını da anlatan Sancar, bilim-politika-din üçgenine dikkat çekti. “TÜRKİYE’DE ÇOK CİDDİ BİR SORUN” Bilim İnsanı Prof.…
DEVAMINI OKUİNSAN ONURU
İNSAN ONURU Mevlüt UYANIK Abdurrahman Şeref Beyi Osmanlı Devleti-Türkiye Cumhuriyeti’nin kültürel geçişini incelemek için önemli mihenk taşı olarak görüyoruz. Onun ilim adamı ve siyasetçi olarak onurlu duruşu, yazdıkları, yetiştirdikleri talebeleri ve öğretim yöntemlerini okudukça teori ve pratiği bir arada tutan seçkin bir zekâ olduğuna iyice kanaat getirdim. Bu sıralar Banu Yüksel Hocamla “ İnsan onuru ” merkezli okumalar yaparken onun perspektifini de yeniden gündeme getirmeyi düşünüyoruz. Ahlak İlmi adlı eserini Osmanlı Türkçesi metni ve sadeleştirmesini Aygün Akyol hocamla yapıp yayımladık. Elis yayınlarında ilk olarak 2012 yılında çıktı, 2019 yılında 2.…
DEVAMINI OKUYeni Bir Din Dili Kurmak Bağlamında Deizmi Tartışmak
Yeni Bir Din Dili Kurmak Bağlamında Deizmi Tartışmak Sonuç: Dindar Nesil tasavvuru bağlamında İlahiyat ve İHL sayılarının artırılması, Diyanet İşleri Başkanlığının daha işlevsel kılınması ve bütçesinin olağanüstü artırılması, Kur’an Kurslarının yaygınlaştırılması, sivil toplum kuruluşu diye örgütlenen cemaatlere her türlü kolaylığın sağlanmasına rağmen gelinen nokta gençlerin din yorgunluğu yaşadığı oldu. Özellikle İHL için söyleyecek olursak gençlerin deizme yönelmesinin özellikle siyasal hayatta olağanüstü bir tedirginlik yarattı. Nerede hata yapmış olabiliriz diye sormak yerine sert siyasi söylemlerle sorun örtülmeye çalışıldı. Bürokratlar da artık böyle bir şey olmamalı diye açıklamalar yaptı. Deizmin kendi içinde…
DEVAMINI OKUALİYA İZETBEGOVİÇ’İN İSLÂMİ RÖNESANS, DİN İSTİSMARI VE TÜRKİYE TASAVVURU
-İslâm Deklarasyonu Adlı Eseri Eleştirel Okuma- Mevlüt Uyanık Prof. Dr., Hitit Üniversitesi Çorum İlahiyat Fakültesinde 25 yıla yakın “Çağdaş İslâm Düşünürleri” üzerine okumalar yapıyoruz. Özellikle İslâm dünyasının içinde yaşadığı sorunlara çözüm üretmede, Batı hâkimiyetinin epistemik temellerini bilen ve İslâmi bir dirilişten/Rönesans imkânını gündeme getirerek bir bilinçlilik hali oluşturan âlimlerin metinlerini inceliyoruz. Bunu yaparken İslâm dünyasının seçkin zihinlerinin kendi içinde yaşadıkları toplumsal sorunlara İslâmi ilkelerden hareketle çözüm önerileri ürettiğine dikkat çekiyor ve önerilerini aynen Türkiye’ye taşımanın olası problemlerine işaret ediyoruz ve tutarlığından şüphe ettiğimiz tespitlerini de eleştiriyoruz. Burada takip ettiğimiz…
DEVAMINI OKUEbu Hanife tarihteki birçok alim tarafından neden din dışı ilan edilmiştir? | Prof. Dr. Hasan Onat
İslam düşünce tarihinde yetişen en büyük kafalardan birisi İmamı Azam Ebu Hanifeʼdir. Bunu Hanefi, Maturidi gelenekten geldiğim için değil, anlamak için çaba sarf ettiğim ve yaptığım araştırmalar çerçevesinde söylediğimi belirtmeliyim. Hatta başka bir cümle daha kurmak durumundayım. Keşke bugün hanefiyim, maturidiyim diyenler İmam Ebu Hanefiʼyi ve İmam Maturidiʼyi kendi gerçeklerine göre anlayabilseler Müslümanların pek çok sorununa gerçekten çözüm üretmede o kaynaktan yararlanma imkanı bulabilirler. İmamı Azam Ebu Hanife denildiği zaman akla şu üç şey gelir:
DEVAMINI OKUTürk Dünyasının Birliği Ve Türk Medeniyetinin Yeniden Dirilmesinde Dinin İşlevi
TÜRK DÜNYASININ BİRLİĞİ VE TÜRK MEDENİYETİNİN YENİDEN DİRİLMESİNDE DİNİN İŞLEVİ Mevlüt UYANIK* Özet: Tarihte sürekli bir devlet geleneğine sahip olarak kadim milletlerinden birisi olan Türkler, Doğu ile Batı âlemini birbirine bağlayan ve yüzyıllarca medeniyet mihveri olan İpek Yolu üzerindeki toprakları fethetmişler, yurt haline getirmişlerdir. Bulundukları zaman ve mekânın şartlarına göre egemenliklerini pekiştirmişler, Türk-İslam Medeniyetini kurmuşlardır. Ümit Burnu’nun keşfiyle birlikte medeniyet mihveri değişmiş, Türklerin yurt ve devlet özdeşliğini gerçekleştirdikleri bölgeler jeopolitik önemini kaybetmiş; ama son yıllarda Batılı küresel güçler enerji arz ve üretim merkezlerine yönelik operasyonların sonucu yeni ve alternatif enerji…
DEVAMINI OKUDibe Vuruş – Mustafa Öztürk
Dibe Vuruş Bir müslüman olarak içim acıyor; çünkü bütün bir İslam dünyası son birkaç asırdır alçak sürünme halinde isbat-ı vücut ediyor. Gerçi Allah’ın her günü, “sürünmeye başlayalı kaç asır geçti, tarihsel çevrim gereği bu izmihlalden kurtuluş vakti çok uzak olmasa gerek” düşüncesiyle ümit tazeliyoruz; ama gelin görün ki topyekûn İslam âlemi olarak alçak sürünmemiz her geçen gün daha da vahimleşiyor. Özellikle din, dinî düşünce ve pratikte süreç dibe vurma süreci gibi işliyor. Öyle ki Ortadoğu’nun göbeğinde ansızın IŞİD denilen bir katiller güruhu peyda oluyor ve İslam dini bu güruhun elinde…
DEVAMINI OKUBardakoğlu’ndan Bomba Açıklama
Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu 1-İslam dini dünyada yaşansın diye gönderildi, ahirette değil. Yani dünyayı terk et, hiçbir şey yapma, ahirette kazanırsın mesajını vermiyor. Müslümanlar dünya-ahiret dengesini yitirdiler. 2-Biz Müslümanlığı sadece inanma ve namaz, oruç, hac gibi belli ritüelleri yerine getirme olarak algıladığımız sürece bu mahçup edici durum devam edecektir. 3-Ortadoğu toplumları barut fıçısı gibi. Birbirlerine duydukları öfkeyi mezhep, din duyarlılığı veya öteki üzerinden dile getiriyor, onlar üzerinden kimlikler şekilleniyor. Toplum olarak ayrıştığımız, artık birbirimize öfke duyduğumuz doğrudur. Bunlar sosyal birlik beraberliğimiz açısından alarm noktalarıdır. 4-Serbest pazar…
DEVAMINI OKUSence Dergisi 11. Sayı – Yeni Yazımız
Sence Dergisinde yazarlarımız tarafından Maturidi ve Maturidilik hakkında yazılar yayınlanmaktadır. Sence Dergisinin 11. sayısında yazarlarımızdan H. Ahmet ÖZER’in “İnsanların Akıl ve Özgürlük Kabiliyetlerinin Önündeki Engel DİN Mİ?” başlıklı yazısı yayınlanmıştır. Yazıyı Okumak İçin Tıklayınız. Dergiyi Okumak İçin Tıklayınız.
DEVAMINI OKU