Bu Kategoridesiniz : / 01 Mart 2014 Cumartesi 21:41

Maturidi ve İman-Amel İlişkisi

(İtikatta Mezhep imamımız İmam Maturidi’nin İman Anlayışı)

Maturidi’nin iman ve büyük günah konusuyla ilgili görüşleri, kelami görüşleri arasında en dikkat çekenlerdir.1 Bu görüşleri kısaca şöyledir:

1-  Büyük günah: Bir Müslüman işlediği büyük günahı sebebiyle imandan çıkmaz ve küfre de girmez. O,bu dünyada hakiki mümindir. Yalnız işlediği günahı dolayısıyla fasık, yani ahlaksız mümindir. İşlediği günah dolayısıyla Allah’ın cezalandırma tehdidinin muhatabıdır. Böyle birinin ahretteki durumu Allah’ın dilemesine kalmıştır. Allah isterse onun günahını bağışlar, isterse cezalandırır. İnsan, ne günahından dolayı ümitsizliğe kapılıp korku içerisinde, ne de affedileceği ümidiyle ümit içerisinde yaşamalıdır. İnsan korku ve ümit arasında bir tavır takınmalıdır.

2- Amel-iman münasebeti: Ameller, imanın bir parçası olmayıp imanın dışında birer farzdır.

3- İmanda istisna: Şartlı ve şüpheli iman olmaz. Bir mümin imanını ve mümin olduğunu açıkça şek ve şüpheye mahal vermeden ifade etmelidir. Yani “ben gerçekten müminim “ demesi gerekir.

4- İman tasdiktir: İmanın gerçekleşmesi, kalbin tasdikiyle olur. Kişi, Allah’ın birliğini, Hz Muhammed’in resul olduğunu gönülden benimsemesiyle mümin ve Müslim sıfatını kazanır.

5- İmanda artma ve eksilme: Ameller imanın bir parçası olmadığı için, amelleri işlemekle iman artmaz, onları terk etmekle veya günah işlemekle de azalmaz. Yalnız günahkâr olur ve cezasını çeker. Ancak, hafife alarak veya inkâr ederek bu günahları işlerse imanını kaybeder.

6- İmanda eşitlik: Bütün Müslümanlar ve inananlar, imanlarında eşittirler. Birinin imanı diğerinden daha üstün veya daha az değildir. Farklılık sadece amellerde söz konusudur.

7- İman-İslam İlişkisi: İman vasfını kazanan bir kimse aynı zamanda İslam vasfını da kazanmıştır. Yani bütün Müslümanlar mümin,bütün müminlerde Müslüman dır.

8- Va’d ve vaid: Allah bazı ayetlerde iyilik yapanları mükâfatlandıracağını vaat etmiş, bazılarında ise kötülük yapanları, zulmedenleri ve günah işleyenleri cezalandıracağını veya ebedi cehennemlik olduklarından bahsetmiştir. Eğer Allah, bir iyiliğe karşılık mükâfat vereceğini söylemişse, bu sözünden asla dönmez ve bu mükâfatı verir. Ama ebedi cehennemine koymakla tehdit etmişse, Allah bu tehdidinden rahmeti ve acıması dolayısıyla vazgeçerek kulunu affedebilir.2

(İtikatta Mezhep imamımız Maturidi’nin İman-Amel İlişkisi ile ilgili görüş ve tespitleri)

İman- amel ilişkisi

Amellerin iman olmadığı ve onun özüne dahil edilemeyeceği fikrini İslam düşüncesinde ortaya atan ilk mezhep Mürciedir. Bütün Mürciiler,bu konuda hemfikirdirler.Onlara göre, ameller imanın neticesi olduğu için, onun iman olarak isimlendirilmesi sadece mecazen mümkündür.3 Maturidi,onların iman nazariyesinin omurgasını oluşturan amel-iman ayrımını, bazı küçük farklılıklarla birlikte, aynen benimsemiştir. Bu yüzden Mürcie gibi, Maturidi de, amellere inanmayı ayrı şey, farz olduğunu bildiği halde yerine getirmemeyi ayrı şey kabul eder.Farz olduğuna inanmayan, kâfir, farz olduğuna inandığı halde yerine getirmeyen, günahkâr mümin olur. Onlara göre namaz, oruç, zekat ve hac, iman değil, imanın dışında birer farz veya iman ve İslam’ın ilkeleridir(şera’i).4 Kur’an’da pek çok yerde iman edenlerin ve Salih amel işleyenlerin, atıf harfi olan ‘vav’la birbirinden ayrılması, aynı isim altında birleştirilmemesi, amellerin imandan olmadığının delilidir.

Eğer ameller imandan olsaydı, peygamberler bile bütün iyilikleri (ta’at) tamamlayamadığından hiç kimsenin imanı mükemmel olmazdı. Aynı şekilde, tek bir günah işleyenin imanı da tam olmazdı. İman vacipleri yerine getirmek, haramları terk etmek olursa hiç kimse gerçek mümin olduğunu söyleyemeyecektir.

İslam’a girmenin şartı, ameller değil Allah’ı tasdiktir.

İnsanlar, amelleri terk etmekle mümin vasfını kaybetmez, ama tasdiki kaybetmekle iman vasfını kaybeder.5 Müminlerin iman vasfının amellerden önce olması amel ve imanın ayrı olduğunu gösterir. İnsanların farzlarını işlemeleri iman etmiş olmalarından dolayıdır; yoksa imanları, farz olan şeyleri işlemiş olmalarından doğmuş değildir.

İnsanlar tasdikde birbirine eşit, fakat amellerde birbirinden farklıdır. Ayrıca fakirin zekatı vermesi gerekmez, ama zekatın farziyetine inanması gerekir. Amel-iman ayrımı yapanlar, amelleri hafife almakla suçlanmıştır. Ancak onların amelleri imandan saymaması, amelleri terki anlamına gelmemektedir. Böyle bir ayrımı yapmalarının asıl amacı, Müslüman olmanın asgari şartının amel değil, iman olduğunu ortaya koyarak, büyük günah işleyen herkesi tekfir eden zihniyete engel olmaktır.

Kısaca Maturidi’ye göre iman, amelin sebebidir, amel, imanın oluşmasının sebebi değildir. Sonuç, sebebin yerine konulamaz.6



KAYNAKLAR
   Sönmez KUTLU.(2011). İmam Maturidi Ve Maturidilik, Ankara,OTTO YAYINLARI, 44-46.
1 Maturidi’nin konuyla ilgili görüşleri, kendi eserlerinden hareketle bu eserin içinde ”Maturidi’nin  Mezhebi Arka Planı”adlı makalede genişçe ele alındığından, geniş kaynak isteyenler esere müracaat etmeleri daha faydalı olacaktır.
2 Mürcie’nin akide esaslarıyla ilgili geniş bilgi için bkz. Kutlu,Türklerin İslamlaşma Sürecinde Mürcie ve tesirleri,s.103-144
3 Kadı Ebu Ya’la,Muhammed b.el-Hüseyn el-Bağdadi (458/1066),Mes’ilu’l-iman,thk.Suud b.Abdulaziz el-Halef,Riyad 1410.s.164,176;İbn Teymiye,Kitabu’l-iman,thk. Haşim Muhammed Şazeli,Kahire,t,y.,63-64
4 İbn Hazm, Ebu Muhammed Ali b. Ahmed b. Sa’id el-Endelusi ((456/1064),el-Fasl,Beyrut 1986,ııı.221.
5 Ebu Hanife,”Risale ila Usman el-Betti”,(İmam-ı Azam’ın Beş Eseriiçerisinde,İstanbul 1981),s.67
6 Maturidi’nin iman-amel ilişkisi konusunda geniş bilgi için Krş.: Te’vilatu’l-Kur’an,thk.Bekir Topaloğlu ve dğr.,1,340-341;Te’vilatu’l-Kur’an,thk.Bekir Topaloğlu vedğr.,Dar’ul-Mizan,İstanbul2005,ıv,46-47;Te’vilatu’l-Kur’an,thk.Bekir Topaloğlu ve dğr.,Darul-Mizan,İstanbul 2006,vı,378;Te’vilatu’l Kur’an,thk.Bekir Topaloğlu ve dğr.,Daru’l Mizan,İstanbul 2006,vıı,492

 benzer haberler

TÜRKİSTAN İZLENİMLERİ II: SEMERKAND –  İMAM MATURİDİ  

TÜRKİSTAN İZLENİMLERİ II: SEMERKAND – İMAM MATURİDİ

DİNİ DEĞERLERİ KULLANARAK DEVLETE YÖNELİK KALKIŞMALAR  

DİNİ DEĞERLERİ KULLANARAK DEVLETE YÖNELİK KALKIŞMALAR

Felsefe Çocuk Ruhunu Korumaktır – Sosyal Bilimlerde Yılın En Başarılı Projesi 2019  

Felsefe Çocuk Ruhunu Korumaktır – Sosyal Bilimlerde Yılın En Başarılı Projesi 2019