Neden Mâturîdî-Yesevî Felsefesi (7) Milli Kimliğimize Sahip Çıkan Yesevî Yanlış din ve tasavvuf anlayışında Kur’an Arapçasından anlaşılmadan okunmalı ki daha çok sevap kazanılsın(!) Hâlbuki yüce yaratıcı ve Kur’an’ın bizzat emri Kur’an’ın anlaşılarak okunmasıdır. Bu bağlamda Ahmet Yesevî, her millet kendi dilinde Kuran’ı anlayabilmeli ve ibadet edebilmeli esasına göre yaşamış, Arapça ve Farsça bilmesine rağmen Kuran’dan anladıklarını Türkçe hikmetler şeklinde halkın anlayabileceği bir dilde şiirlerle izah etmeye çalışmış bu sayede İlim ile halkı buluşturmuştur. Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelami Araştırmalar Derneği
DEVAMINI OKUEtiket: divanı hikmet
TÜRKİSTAN İZLENİMLERİ I: HOCAM AHMED YESEVİ
MEVLÜT UYANIK İslam felsefesi tarihi okuma ve okutma sürecimizi kronolojik olarak okurken sistematik olarak da Türkistan yani Atayurt ve Türkiye yani Anayurt irtibatının nasıl teşekkül ve devam ettiğini anlama “kaygı”sı içinde oldum. Arap ve Fars akıllarının ortaya koyduğu Müslümanlık tasavvurunun dışında gelişen Türk Aklı ve Müslümanlık tasavvuru nasıl teşekkül ettini anlamak içinde Türkistan ve oradan başlayan göç yollarının jeo-felsefesini yapmayı, bu yollar üzerinde devletler kuran aklı anlamaya çalışıyoruz. Bunun ilk temellendirilmesi2004 yılında Batı Fergana vadisi üzerinde itikadi açıdan önemli bir alimimiz olan Osman el-Oşi’nin şehrindeki Devlet üniversitesi bünyesinde kurulan ilahiyat…
DEVAMINI OKUAhmet Yesevi ‘nin Din Anlayışı ve Bektaşilikteki Bazı Yansımaları
Ahmet Yesevi ‘nin Din Anlayışı ve Bektaşilikteki Bazı Yansımaları Konunun Önemi Ahmet Yesevi, bugün bile adından saygı ile söz edilen, Türklerin din anlayışına damgasını vurmuş önemli bir şahsiyettir. Onun varlığı, Türk dünyasının hemen her yerinde, Kazakistan’da, Kırgızistan’da, Türkmenistan’da vb. sanki halen yaşıyormuşçasına hissedilir. Daha da ötesi, aradan geçen asırlar, bir yandan Ahmet Yesevi’yi mitolojik bir öge haline getirmiştir; öte yandan da, Türkler’in birbirlerini anlamaları, yeniden tanıyabilmeleri için kendisine sarılacakları bir ortak sembol haline dönüştürmüştür. Her ne kadar Ahmet Yesevi’nin gerçek hüviyeti, adı etrafında oluşturulan efsanelerle gölgelenmiş/perdelenmiş ise de, bu durum…
DEVAMINI OKU