Fârâbî, MS 870-950 yılları arasında yaşamış büyük Türk-İslâm filozofudur. O, klasik Yunan felsefesi, özellikle Yunan siyaset felsefesi ile İslâm’ı birbiriyle uzlaştırmaya çalışmış olan ilk filozoftur. Fârâbî, Platon, Aristotelesçi siyaset felsefesini İslâm’la bağdaştırmak, uzlaştırmak çabası ve bu amaçla gerçekleştirmiş olduğu sistemiyle İslâm düşüncesini ve kendisinden sonra gelen diğer filozofları derinden etkilemiştir. Fârâbî’ye göre İslâm’ın çeşitli anlaşılma biçimleri veya anlaşılma seviyeleri mevcut olabilir ve nitekim de mevcuttur. Bu seviyelerden biri, onu üzerinde hiçbir ciddi zihinsel, akılsal işlemde bulunmadan gelenekçilerin savunduklan biçimde olduğu gibi harfi harfine almak ve anlamaktır. Bu, sokaktaki insanın, sıradan…
DEVAMINI OKUKategori: KİTAP ÖNERİLERİ
MATURİDİ’NİN AKİDE RİSALESİ ve ŞERHİ – Saim YEPREM
İslâm tefekkür tarihi içinde, iman esaslarının ve dolayısıyle İslâm dininin felsefesini yapan kelâm ilminin önemi yerli ve yabancı araştırıcılar tarafından kabul edilen bir husustur. İbn Küllâb el-Basrî yi, hatta “tekvin” ve “halku l-Kur ân” konusunda kelâmı bir yaklaşım sergileyen Halku efâli l-ibâd adlı eseriyle Buhârî yi göz önünde bulundurduğumuz takdirde hicri III. asırdan başlatabileceğimiz Ehl-i sünnet kelâmının tefekkür tarihimizdeki yeri ise başka bir önem taşır. Zira sünnî kelâm ekolleri büyük Müslüman çoğunluğunu asırlar boyu kendine bağlamayı başarmış ve literatürümüze hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından pek zengin eserler kazandırmıştır. Bibliyografik…
DEVAMINI OKUKİTABÜ’t – TEVHİD TERCÜMESİ – Bekir TOPALOĞLU
Ebû Mansûr el-Mâtürîdî, bugünkü Özbekistan’ın sınırları içinde yer alan Semerkant şehrine bağlı Mâtürîd mahallesinde doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiştir (238/852-333/944). Türk asıllı olma ihtimali kuvvetli olan İmam Mâtürîdî’nin kabri Semerkant’tadır. Mâtürîdî’nin yaşadığı bölge önceleri Abbâsî Devletine bağlı iken, Mütevekkil-Alellah döneminde başta doğu bölgesi olmak üzere birçok yönetim merkezi idareden ayrılmıştı. Mâtürîdî’nin yaşadığı bölge ve çevresine Sâmânîler hakim olmuştu. Bu dönemde çeşitli alanlarda yetkin âlimlerin yetişmesi için gerekli zemin devlet eliyle hazırlanmıştı. İmam Mâtürîdî böyle bir ortamda ilim tahsil edip eserler vermiştir. Matürîdî, Ebül-Hasan el-Eşarî ile birlikte Ehl-i Sünnetin kelâm…
DEVAMINI OKUMİLLİ MÜCADELE KARŞITI POLİTİKALARI
Uydurma Olduğuna İttifak Edilen Hadisler – Aliyyü’l Kari
Mevzu (Uydurma) Hadisler; Peygamberimiz’e yamanan, uydurulmus, asilsiz sözler ya da onun mübarek sözü olmadigi halde ona nisbet edilen baska zevata ait güzel sözlerdir. Sahabe ve Tabiin döneminden sonra dini lekeleme ve karalama amaciyla kasitli olarak hadis uyduranlar oldugu gibi, ticari kazanç arzusuyla hadis uyduran çikarcilar, yöneticilere sirin görünmek amaciyla hadis uyduran dalkavuklar veya insanlar ibadete, hayra, iyilige davet etme gibi kendilerine göre iyi niyetle hadis uyduran safdil kimseler de olmustur. Ancak mütehassis, münekkid, mütteki Islam alimlerinin ihlasli gayretleriyle hadis uydurmacilari ve uydurduklari hadisler tek tek tesbit edilmis, dinin nezaheti ve…
DEVAMINI OKUMATURİDİ’DE AHLAK – Sami ŞEKEROĞLU
Dünyadaki ahlakî konumunu, imkân ve kabiliyetlerini bilen birey, sorumluluk ve yükümlülüğünün de o denli farkında olan kişidir. Kant’ın dediği gibi, “Düşüncenin temeli etik bir kaygıdır: Kendi ölçümüzde insanlık onurunu kurtarmak.” Doğaldır ki insanlık onurunu zedelemekten koruma kaygısı Tanrı’nın sonsuz gücü karşısında özgür birey gerçeğinin buharlaşmasına izin vermeyecektir. Bu varoluşsal ahlaki kaygıyı ruhunun derinliklerinde duyduğunu gördüğümüz büyük din bilgini Matüridi, bir insan olarak sınırının nerede başlayıp nerede bittiğinin farkında olmakla birlikte, görüşlerini kendi imkân ve potansiyelini de göz ardı etmeyen bir üslupla sunmaktadır.
DEVAMINI OKUİSLAMDA DİNİ TEFEKÜRÜN YENİDEN TEŞEKKÜLÜ
İslam’da Dini Tefekkürün Yeniden Teşekkülü” adlı eseri önemli kılan ilk sebep, düz yazı türünden kaleme alınmış olmasıdır. İkincisi ise Muhammed İkbal’in öteki bütün eserlerinden daha güncel, geniş kapsamlı ve büyük yankı uyandıran bir nitelik taşımasıdır. Bu kitap, İkbal’in din, tasavvuf, düşünce dinamizmi ve çağdaş dünyada Müslümanların durumu konularında neler düşündüğünü bize doğrudan ve herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlatmaktadır. Ayrıca bu eser, çağımızda İslamın metafizik sisteminin tümünün ele alındığı tek eser olarak da kabul edilebilir. Dahası Batı ‘biliminin’ önemi üzerinde de durulmuş, onun gerçek değeri büyük bir ustalıkla ortaya…
DEVAMINI OKUULUS DAĞINA DÜŞEN ATEŞ
“Köylüler, kaymakamlar, avukatlar, demirciler, çerçiler, öğretmenler, çocuklar, genç kızlar, yaşlılar, dağlarda ve ovalarda ihanete aldırmadan, bağımsızlık için omuz omuza savaştılar. Onlardan biriydi ve on sekiz yaşındaydı ‘Asker’ Makbule. Ulus, Alaçam, Seydan dağlarında, karlarda ve fırtınalarda, içinde büyüyen isyan ateşiyle savaştı… Onun kara sevdası olmasaydı bağımsızlık ve özgürlük de o kadar değerli olamazdı. Kara günler yeniden gelip çattı. Korkuya yer yok! Yılgınlık hiç gerekmez! Nihayetinde Ulus Dağı’na çıkılacak! Ve yine bir ateş yakılacak! Yüreklerinde özgürlük ve bağımsızlık ateşi sönmeyenler, yeni saldırıya karşı direneceklerdir. Günümüz direnişinin tarihsel kaynağıdır Mustafa Kemal’in gerillalarının Balıkesir,…
DEVAMINI OKUTürklerin Tarihi-İlber ORTAYLI
“Koca bir kavmin binlerce kilometreyi üç asır içinde geçtiğini düşünün… Bu, dünyayı değiştirmez de ne yapar? İşte Türkler dünyayı böyle değiştirdi. Bu sebeple, bizim hayalî bir tarih ve kahramanlar üretmeye değil, yalnızca doğruyu öğrenmeye ihtiyacımız var…” İLBER ORTAYLI Türklerin Tarihi, göçebe bir kavimken Ortadoğu’nun güçlü uygarlıklarından birini tesis eden Türklerin günümüzde de çok konuşulan menşei tartışmalarıyla başlıyor. Akabinde Orta Asya’dan Anadolu’ya göç edip bölgeyi Türkleştirmeleri ve orada inşa ettikleri kültürün esasları… Büyük bir mirasa, güçlü bir yapılanmaya ve tarihî bir zenginliğe sahip bir milletin, Türklerin adının nereden geldiği ve…
DEVAMINI OKUİNGİLİZ BELGELERİNDE ATATÜRK(1919-1938)
ORTAĞIN ÇOCUKLARI
NATO’nun sivil-asker şebekesi de gençliği içine çekiyor; “Türkiye’nin ABD ile olan ilişkileri, belirli bir konuya bağlanamayacak kadar geniş ve kapsamlıdır… Türk Amerikan ilişkileri iki ülkenin ortak değerleri üzerine inşa edilmiştir, köklüdür, tarihidir… demokrasi ve hukuk dışına çıkan hiç bir personel TSK’da barınamaz.” Org. İlker Başbuğ “Bu ülkeler (ABD – Batı Avrupa) ve bu ülkelerle yakın işbirliği içindeki diğer ülkeler dünya üzerinde ‘işleyen merkez’ olarak adlandırılmakta, geri kalan ülkeler ise ‘bütünleşememiş boşlukta’ gösterilmektedir. Ve ikinciler için gelecek, bir kâbustan ibarettir. Her biri kısırlaştırılarak, etkisizleştirilerek dünya kovanının işçi arıları yapılmaktadırlar.” Org. Hilmi Özkök…
DEVAMINI OKUSİVİL ÖRÜMCEĞİN AĞINDA
“Tokat gibi bir kitap” Attila İlhan “Mustafa Yıldırım’ın dillere destan kitabı” İlhan Selçuk “Her Türk bu kitabı okumalı” Rauf Denktaş ABD parti örgütleri, Quantum şirketi bankerleri (Temsilcileri George Soros), Alman, İngiliz, Fransız, Hollanda, Belçika siyasal partileri ve uluslararası şirketlere bağlı örgütlerden oluşan şebekenin çabalarıyla birçok ülkede kitleler eylemlere sürüklendiler. Bazen ülke bütçelerini de aşan paralarla kışkırtılan bu eylemlerle, tarihsel köklere dayanan içyapılar parçalandı; çok partili, ama güdümlü bir siyasal ortam oluştu. Ülkelerin doğal kaynakları, sanayileri, para piyasaları, bankerlerin ya da kartellerin eline geçti. NATO Genişletme Projesi uyarınca yeni üye ülkelerde…
DEVAMINI OKUTÜRKİYE’NİN PARÇALANMASI VE RUS POLİTİKASI(1914-1917)
“Türkiye Asya’sının Parçalanması” sorunu, Türkiye’nin savaşa girmesinden sonra yalnız siyasal bir önem kazanmakla kalmamış, fakat aynı zamanda Müttefik devletlerin savaş sonrası dönemdeki politikalarını da belirleyen başlıca etkenlerden biri olmuştur. Savaşın en sıcak dönemi olan ilk üç yıl (1915-1918) içinde ve “Türkiye’nin Parçalanması” konusunda diplomatik yazışmalara ilişkin belgeler, ihtilale kadar Rusya Dış işleri Bakanlığında “özel nitelikte bir iş” olarak görülüp büyük önem verilerek bakanlığın gizli dosyalarında saklanmış, bugün de Sovyet Dış işleri Bakanlığı Merkezi Arşiv Dairesinin (Devlet Arşivi) bölümünde bulunmaktadır. Bu konuya ilişkin belgeler, Dış işleri Bakanlığı tarafından litografya ile kopyaları…
DEVAMINI OKUYUNAN MEZALİMİ
I. Dünya Savaşı sonunda Şark Meselesini kesin olarak halletmeyi düşünen galip devletlerin temsilcileri, meselenin çözümünü Türklerin Avrupa’dan çıkarılmalarına ve bir müddet Anadolu’da kontrol altında tutulmalarına bağlamışlardı. Mütareke’den sonra takip edilecek politika da bu eksende yürütülecektir. Bu politikayı, Türk topraklarının Yunanistan’a bağlanması suretiyle gerçekleştirmek isteyen galipler, tabi bir müttefik olan Yunanistan’a, Batı Anadolu’da toprak vaadiyle asayişi korumak ve burada öldürülmekte olan Hristiyanların hayatlarını kurtarmak ve korumak görevini tevdi etmişlerdir.(!)
DEVAMINI OKUTevilatul Kuran-Arapça
Mâturîdî, Kelam, Fıkıh, Fıkıh Usûlü, Mezhepler ve Kıraat konusunda çok sayıda eser bırakmıştır. Ancak bunlardan pek çoğu, korunamamış; istilalar, göçler, doğal afetler, maddî imkansızlıklar ve diğer sebeplerle kaybolmuştur. Kaybolanların çoğunluğunu, Mutezile, Haricîler, Rafızîler ve Şiî-Karmatîleri eleştirmek için yazdığı eserlerle Fıkıh ve Fıkıh Usûlü ile ilgili eserleri oluşturmaktadır. Onun eserlerinden, 40 yakın yazması bulunan Te’vîlâtu’l-Kur’ân adlı tefsiriyle dünyada tek yazma nüshası bulunan Kitâbu’t-Tevhîd adlı kelamî eseri bize ulaşabilmiştir. Bu iki eser arasında ilmî üslup, meselelere yaklaşım tarzı, ileri sürülen fikirler ve bunların temellendirilmesi itibariyle tam bir tutarlılık söz konusudur. Te’vîlât adlı tefsirin,…
DEVAMINI OKUEbul Berekat En-Nesefi ve Medarik Tefsiri – Prof. Dr. Bedreddin ÇETİNER
Tefsirin Kur’ân ilimleri içerisinde mümtaz bir mevkii olduğu kabul edilir. Asr-ı saadetten günümüze kadar İslâm âlimleri ihtisas sahaları ne olursa olsun, tefsir ilmi ile özellikle ilgilenmişlerdir. Asr-ı saadetten başlAyarak birçok âlim, Kur’ân tefsirine dair müstakil eserler te lifine yönelmiş ve böylece zengin bir tefsir literatürü teşekkül etmiştir. Arap asıllı müfessirlerin yanında, muhtelif milletlere mensup kimseler de tefsirde temayüz etmişlerdir. Bunlar arasında Türk asıllı âlimlerin bu ilme katkıları, tefsir tarihinde küçümsenemeyecek bir yer tutmaktadır.
DEVAMINI OKUMevzu Hadisler – Prof. Dr. M. Yaşar KANDEMİR
Hz. Peygamber ilahi emirleri tebliğ etmekle kalmamış, dini bilfiil yaşamış ve tatbik etmiştir. Ne var ki, Müslümanların en tabii hak ve vazifesi olan Peygamberini olduğu gibi tanıma keyfiyeti, hadis diye uydurulan sözlerle güçleştirilmiştir.İşte elinizdeki bu kitapta hadis uydurma hareketinin ne zaman başladığı, insanları hadis uydurmaya sevkeden amillerin neler olduğu etraflıca incelenmiş, hadislerin uydurulmasında ve yayılmasında rol alanların durumları araştırılmıştır. Ayrıca, hadis uydurma hareketi karşısında hadis âlimlerinin mukabil faaliyetleri, yalancıları tanımak için ortaya koydukları esaslar belirtilmiş, sadece mevzu hadisleri inceleyen kitaplar tespit edilerek, bunların muhteva ve tenkid usulleri gösterilmiştir. Akademik çalışmanın…
DEVAMINI OKUHadis Araştırma ve Tenkit Klavuzu
Hadis ilmi ile ilgili kitaplar, yazılış amacı ve yöntemleri bakımından çok çeşitlidir. Özelliklerini çok iyi bilmeyenlerin bu devasa ilmî miras içinde kaybolma ihtimali yüksektir. Bu nedenle, hem bir hadis bibliyografyası niteliğinde, hem de hadis kitaplarından nasıl istifade edileceğine yönelik bir kılavuz kitap ihtiyacı İslam dünyasında hep hissedilmiş, bu amaçla değişik çalışmalar yapılmıştır. Ancak, bu çalışmaların bir kısmı hadis kitapların tanıtımına ve nasıl kullanılacağına yer vermeyen bibliyografik listeler niteliğindedir. Bir kısmı da kitap tanıtımlarını içermekle birlikte sınırlı sayıda kitabı kapsadığından dolayı yetersizdir. Elinizdeki kitap sadece bir hadis bibliyografyası değildir. Bu kitapta en temelde…
DEVAMINI OKUErdemli Toplumun İnşası – Yrd. Doç. Dr. Şahin GÜVEN
Genel olarak tefsir tarihine bakıldığında Kur”ân”ın tamamını kapsayan tefsir yazma geleneğinin hâkim unsur olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, müstakil sûre tefsirlerinin varlığı da bilinen bir gerçektir. Özellikle üzerinde yaşadığımız Anadolu coğrafyasında; hem beylikler, hem de Osmanlı devleti döneminde yazılan sûre tefsirlerinin çokluğu ve çeşitliliği dikkatlerden kaçmamaktadır. Buna ilaveten son zamanlarda, gerek ülkemizde gerekse İslâm dünyasının diğer bölgelerinde yapılan Kur”ân ve Tefsir çalışmaları içerisinde yer alan müstakil sûre tefsirlerinin, gün geçtikçe artış gösterdiğini müşahede etmekteyiz.İşte elinizdeki bu eser de Hucurât sûresi üzerine yapılmış bir tefsir çalışmasından ibarettir. Bu çalışma, sûreyi bir bütün olarak…
DEVAMINI OKUErdemli Yol – Ragıb el Isfahani
Hicri V. (miladi XI.) yüzyılda seçkin İslâm bilginlerinden olan Râgıb el-İsfahânî, başta ahlâk olmak üzere tefsir, lügat vefelsefe gibi çeşitli ilimlerde eserler vermiş bir âlimdir. İslam ahlakfelsefesinin başyapıtlarından olan ez-Zerî’a ilâ mekârimi’ş-şerî’a adlıeserinde ahlâk ve tasavvufa dair mevzuları geniş bir şekilde ele almaktadır.İnsanın sahip olması gereken erdemlerle kaçınması gereken erdemsizlikleriyansıtan geniş bir hikmet birikimi içeren eser, rivayete göre İmam Gazâlî’ninde beğendiği ve devamlı yanında bulundurduğu eserler arasındadır.
DEVAMINI OKU