MATURİDİ’DE DİNİ ÇOĞULCULUK – Hanifi ÖZCAN

Dinî-çoğulculuk”, esas itibariyle, önemli bir din felsefesi problemidir. Türkçemizde, bu konuya felsefi açıdan bakan ve onu felsefî bir metodla inceleyen yazılar, ne yazık ki, yok denecek kadar azdır. Bu yüzden, konuyla ilgili bazı kavramların kısa açıklamalarına da yer veren bir “GİRİŞ” yazılmak suretiyle, eserin daha iyi anlaşılıp değerlendirilmesine katkıda bulunulmaya çalışılmıştır. Sosyal ve siyasî birtakım implikasyonları da bulunan, fakat burada bir din felsefesi problemi olarak ele alınmasından dolayı sadece felsefî ve îtikâdî temelleri üzerinde durulan “dinî-çoğulculuk” hassasiyet gösterilmesi gereken bir konu olduğu için, eserin hazırlanmasında, mümkün olduğu ölçüde bağlı kalınan…

DEVAMINI OKU

İSLAM İNANCINDA GAYB PROBLEMİ

Her türlü hamd ve övgü görünür ve görünmez âlemlerin sahibi ve bilicisi olan Allah a, salât ve selâm seçkinlerden olan Elçisi ne olsun! İnsan, ta ilk günden itibaren kendini tanımayı, nereden geldiğini ve sonunun ne olacağını merak ettiği kadar çevresini, evrenin görünen ve görünmeyen kısımlarını tanımayı da arzu etmiştir. Onun bu arzusu kendisini yeni yeni şeyler öğrenmeye ve bilgi hazinesini genişletmeye sevk etmiştir. Her ne kadar zaman zaman duyuların aldatması ve yanlış akıl yürütmeler sonucu yanılmalar olmuşsa da, bunlar onu bıktırmamış, bilakis araştırma, inceleme ve öğrenme arzusunu daha da kamçılamıştır.…

DEVAMINI OKU

ŞERHU’L AKAİD – Taftazani

Taftazani, Şerhul Akâid’de gerek akli ilimlere gerekse kelam ilmine olan vukufiyetini kitabın hacminin elverdiği ölçülerde ispatlamaktadır. Ayrıca metni Matürüdi çizgisinde yazılmış bir kitap olması bakımından Şerhu’l-Akâid Ehl-i sünnetin iki kelami kolu olan Eşarilikle Matüridilik arasında okuyucuya mukayese imkânı sağlayan önemli bir kaynaktır.Yer yer problemler gündeme getirip çözümlerine dair mühim tetkikler ihtiva etmesi bakımından Şerhu’l-Akâid kelami düşünce geleneğinde önemli bir mevki ihraz etmiştir. Kadim kelami düşünceye bir ölçüde aşinalık kesbetmek isteyen kimseler için eser hâlâ başucu kitabı olarak tarihteki önemini muhafaza etmektedir. Tercümesi sunulan “Şerhu’l-akaid”, İslam dünyasında en yaygın olan akaid-kelam kitaplarının…

DEVAMINI OKU

İMAM-I A’ZAM EBU HANİFE MÜSNEDİ -Haskefi

Hanefi mezhebinin kurucusu olan İmam-ı Azam tarafından rivayet edilen hadisleri bize ulaştıran bu son derece önemli eser, eserin girişinde mütercim tarafından kaleme alınan önsözün ardından müsnedler hakkında genel bir bilgi ve İmam Ebu Hanife`nin Müsnedi hakkında genel bir değerlendirme sunulmaktadır. Sonrasında İmam Ebu Hanife`nin hadis ilminde zayıf olduğuna dair ortaya atılan iddia`nın tahlil edildiği bir bölüm bulunmaktadır. Kitabın sonunda da hadislerin tahrici yer almaktadır. İmam-ı Azam Ebu Hanife Müsnedi, mutlaka okunması gereken çok kıymetli bir eser.

DEVAMINI OKU

İMAM-I A’ZAMIN BEŞ ESERİ

Ebu Hanife İslam fıkhında kendisine kadar devam eden rey ekolü’nün, asrındaki en mühim simasıdır. Bizzat kendisinin ifadesine göre, bir mesele hakkında Hz. Peygamber’den gelenleri mutlaka kabul eder, Sahabeden gelenleri seçer, birini diğerine tercih eder fakat hepsini terketmezdi. Bundan başka tabiilerin ictihadına gelince, kendisini onlara uyma durumunda görmezdi. Onların ictihad ettiği gibi kendisinin de ictihad edeceğini ifade ederdi. Onun ictihadında sırasıyla uyduğu esasları kitap, sünnet, sahabe sözler i, kıyas, istihsan, icma ve örf’tür.Ebu Hanife Ehli Sünnet’in itikadi görüşlerinin ortaya çıkmasında büyük rolü olan bir alimdir. İtikadi konularda bilhassa soru-cevap tarzında zamanımıza kadar intikal eden eserleri…

DEVAMINI OKU

EL-MUVAFAKAT İSLAMİ İLİMLER METODOLOJİSİ – Şatibi

Usûl-i fıkıh ilminin ana kaynaklarından, klasiklerinden biridir Şafiî’nin, Gazzalî’nin, Sadru’ş-şerî’a’nın, İbnu’l-Kayyim’in ve Şevkanî’nin eserleriyle beraber fıkıh ilminin temel taşlarından kabul edilen bu kitap, diğerlerinden “mekâsıdu’ş-şeria”ya yani dinin gayesine ayırdığı geniş alan ile ayrılmaktadır. El-Muvâfakât, bu ve diğer yönleriyle sahasında eşsiz bir eserdir.

DEVAMINI OKU

Osmanlı Devri Kelamcılarının Bilgi Kaynağı Olarak Keşfe Bakışı – Murat KAŞ

Sünnî Kelâm ilmi, tarih içinde geçirdiği aşamalar açısından başlıca dört dönemde incelenir. el-Eş’ari ile başlayan ve Gazali’nin hocası el-Cüveyni (ö.478/1085) ile sona eren ilk dönem, Mütekaddimin (Eski Kelamcılar) dönemi olarak adlandırılır. Gazali ile birlikte ikinci dönem başlar. Müteahhirin (Sonraki Kelamcılar) dönemi olarak adlandırılan bu dönemde Kelâm ilmi felsefe ile yoğun bir ilişki içindedir ve bu nedenle “felsefe ile meczedilmiş Kelâm devri” olarak da tanımlanır. Hicrî sekiz Miladi ondördüncü yüzyıl ortalarından başlayarak Miladi ondokuzuncu yüzyılın sonlarına kadar süren üçüncü dönem, Kelâm ilminin duraklama ve gerileme dönemidir. Bu dönemde, önceki kelâmcıların eserlerine yorum ve…

DEVAMINI OKU

Maturidi’nin Kelam Sisteminde İman Allah ve Peygamberlik Anlayışı – Kemal IŞIK

Yazara göre, Maturidi’yi büyük ve önemli bir şahsiyet yapan hususlar şunlardır: Maturidi, akılla nakli bağdaştırmayı başaran, İslam akidesi ve kelam’ı üzerinde Ehl’i Sünnet’in akli düşüncesini temsil eden büyük bir müctehid, ünlü bir imamdır. Tüm hayatını Ehl-i Sünnet akidesini savunmaya ve İmam-ı A’zam Ebu Hanife’nin koyduğu esasları sistemleştirmeye harcayan bu büyük imamın kurduğu el-Maturidiyye okulunun ihtiva ettiği inançla ilgili esaslar, bugün İslam âlemini meydan getiren Müslümanların çoğunluğunun da inancı haline gelmiştir. Maturidi’nin büyüklüğüne dalalet eden sebeplerden biri de işte budur.

DEVAMINI OKU

KİTABÜ’T-TEVHİD – Ebu Mansur el-Maturidî

“Kitabü’t- Tevhid, kelâmi görüşleri açısından Matüridi’nin en önemli eserlerinden biri olmakla birlikte aynı zamanda Matüridiyye akidesinin hem temel kaynağı hem de Mu’tezile başta olmak üzere çeşitli İslami fırkalar, bazı dinler, inançlar ve felsefi görüşler açısından en eski kaynaklardan biri durumundadır. Eser, Ebü’l-Yüsr el- Pezdevi’nin de belirttiği gibi, anlaşılması zor bir kitaptır; çünkü kapalı ifadeleri, kastedilen manaları açık olmayan lafızları ve benzeri güçlükleri içermektedir. Matüridi’nin yakın ve uzak talebeleri Kitabü’t-Tevhid’e atıflar yaptıkları halde, eserin yazma nüshalarının yaygınlık kazanmamasının ve şerhlerinin bulunmamasının en önemli sebebi de bu olmalıdır. Ayrıca kitap akla ve…

DEVAMINI OKU

TE’ VİLÂTU’ L- KUR’ ÂN – Ebu Mansur el-Maturidî

Mâturîdî, Kelam, Fıkıh, Fıkıh Usûlü, Mezhepler ve Kıraat konusunda çok sayıda eser bırakmıştır. Ancak bunlardan pek çoğu, korunamamış;  istilalar, göçler, doğal afetler, maddî imkansızlıklar ve diğer sebeplerle kaybolmuştur. Kaybolanların çoğunluğunu, Mutezile, Haricîler, Rafızîler ve Şiî-Karmatîleri eleştirmek için yazdığı eserlerle Fıkıh ve Fıkıh Usûlü ile ilgili eserleri oluşturmaktadır. Onun eserlerinden, 40 yakın yazması bulunan Te’vîlâtu’l-Kur’ân adlı tefsiriyle  dünyada tek  yazma nüshası bulunan Kitâbu’t-Tevhîd adlı kelamî eseri bize ulaşabilmiştir.  Bu iki eser arasında ilmî üslup, meselelere yaklaşım tarzı, ileri sürülen fikirler ve bunların temellendirilmesi itibariyle tam bir tutarlılık söz konusudur. Te’vîlât  adlı tefsirin,…

DEVAMINI OKU

SELÇUKLULAR DÖNEMİNDE MATURİDİLİK – Ahmet AK

Selçuklu Sultanları, emirleri ve valileri Hanefi-Matüridileri desteklemelerine rağmen 30 yıl süreyle Selçuklu yönetiminde büyük söz sahibi olan Nizamülmülk ve diğer bazı yöneticiler Şafii-Eş’ari’leri desteklemişlerdir. Bunun sonucunda Hanefi-Matüridi’ler ile Şafii-Eş’ari’ler arasında büyük bir rekabet yaşanmıştır. Bu rekabet sırasında itikatta, İMAM hasan el-Eş’ari’yi öne çıkarmaları Hanefilerin, İmama Ebu Mansur el-Matüridi’nin ismi ve görüşleri etrafında kenetlenmelerine yardım etmiştir.Selçuklu Nizamiye Medreselerinde öğretilen Eş’arilikte tevil caiz görülmemiş, nasların inceliklerini anlamaya önem verilmemiştir. Oysa ki Hanefi-Matüridi’likte nasların tevili caiz, hatta gerekli görülmüştür. Nitekim İmam Matüridi tefsirinde, müteşabih ayetlerin,insanların araştırıp düşünmeleri  için gönderilmiş olabileceğine vurgu yapmaktadır. Bu…

DEVAMINI OKU

NECMU’D-DİN ÖMER EN-NESEFİ ve AKİDESİ – Hüdaverdi ADAM

Biz bu araştırmamızda, Ebû Hanife (öl.150)’den Ömer en-Nesefî (öl.537)’ye kadarki süre içerisinde kelâmı problemlerin neler olduğunu, bu problemlere nasıl yaklaştığını, özellikle Mâturidî ekolünün hangi neticelere vardığını araştırmaya çalıştık.Çalışmamızı yürütürken Nesefî’nin “Akaid Metnindeki görüşlerini esas aldık. Fakat, sadece onun Akaid’inde ortaya koyduğu görüşlerini nakletmekle kalmayıp, sınırları içerisinde kalmak şartıyla Ebû Hanife, İmam el-Mâturîdî (öl.233), İmam Ebû Yusr Muhammed El-Pezdevî (öl.493) ve Nesefî akaidinin en meşhur sarihi Sa’du’d-din Mes’ud bin Ömer El-Teftazânî (öl.797)’nin ve dolayısıyla da İmam El-Eş’arî’nin; yeri geldikçe görüşlerine yer verdik, yeri geldikçe de mezheplerin genel görüşlerini, Mu’tezile, Cebriye, Şiîlik…

DEVAMINI OKU

BÜYÜK TÜRK ALİMİ İMAM MATURİDİ ve MATURİDİLİK – Ahmet AK

Eser, bir giriş, üç bölüm ve bir “ek”ten oluşmaktadır. Giriş’te editör Kutlu’nun, “Bilinen ve Bilinmeyen Yönleriyle Mâturîdî” adlı uzunca bir yazısı yer almaktadır. Kutlu, bu yazısında, onun kendi eserlerinden hareketle, Mâturîdî’nin genel bir portresini çizmekte ve konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmaktadır. “Maturidiliğin Tarihî Arka Planı” adını taşıyan birinci bölüm, “Ebû Mansûr el-Mâturîdî’nin Hayatı ve Fikirleri” adlı ikinci bölüm, onun hayatı ve eserlerinin yanı sıra tefsir, kelam, “bilgi kuramı”, fıkıh ve fıkıh usulü ile ilgili görüşleri hakkında son derece önemli değerlendirmeleri içermektedir. “Maturidiliğin Oluşumu ve Türkler Arasında Yayılışı” adlı üçüncü…

DEVAMINI OKU

MATURİDİ ve İBN TEYMİYYE’DE METOD ANLAYIŞI ve KURÂN – Sabri ERDEM

İslam Düşüncesi’nin iki simasından Maturidi Ehl-i Sünnet Kelamı’nın kurucularından, İbn Teymiyye ise Ashabu’l-Hadis mezhebinin görüşünü belli bir mantık anlayışına göre ortaya koyan kişidir. Bu iki yazarın görüşleri arasında benzerlikler olduğu gibi, birtakım farklılıklar da vardır. Bu benzerlik ve farklılıkların ortaya konması, onların metotları ile problemlere getirdikleri çözümlerin ne olduğunu tespit etmekle mümkündür. Böylece, metotla bu metoda göre ortaya konan çözümler arasındaki uygunluk da ortaya çıkmış olacaktır.

DEVAMINI OKU

İMAM MÂTURÎDÎ ve MATURİDİLİK – Sönmez KUTLU

Mâturîdî, İslam düşüncesinde ortaya çıkan farklı din anlayışları içerisinde ‘akılcı-hadarî din anlayışı’nın en önemli şahsiyetlerinden birisidir. Bu anlayışın temelleri, her ne kadar Ebû Hanîfe tarafından ortaya atılarak geliştirilmeye çalışılmışsa da, epistemolojik, teolojik ve felsefi olarak temellendirilmesi Mâturîdî tarafından yapılmıştır. Mâturîdî, bu bakış açısından hareketle kendi döneminde ortaya çıkan dinî problemlere çözüm bulmaya çalışmış, pek çok öğrenci yetiştirmiş ve çeşitli bilim dallarında ilk olma özelliğini taşıyan önemli eserler bırakmıştır. O, hayatında olduğu gibi ölümünden sonra da, büyük ilgi görmüş, geniş bir coğrafyayı etkilemiş ve adına nispetle Maturidilik diye bilinen bir düşünce…

DEVAMINI OKU

Habbazi Kelami Görüşleri ve El-Hadi Adlı Eseri

Çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hanefi mezhebine mensup Müslümanların teşkil ettikleri Maturidi kelam sistemi bir Türk düşüncesi görünümü vermektedir. Sunni Müslümanların yüzde ellisinden fazlası tarafından benimsenen bu ekole mensup bilim adamlarından biri de 13. asırda yaşamış olan Türk ilim adamı Habbazi’dir.Bu çalışmamızda kelami görüşlerini bu ilimin tekamül döneminde yazdığı bir eserden yola çıkarak ortaya koymaya çalıştığımız Hoca efendi Habbazi, İslam düşüncesinde orta bir noktayı temsil eden, diğer ekoller ve İslam felsefesiyle Sunni-Maturidi kelamın ilişkileri açısından örnek bir şahsiyettir…(Arka Kapak)

DEVAMINI OKU

ŞEYTANIN AYARTMASI

Telbis, bir yandan beşerin evrensel zaaflarına, insanın kendini kandırış biçimlerine projektör tutarken; diğer taraftan “Kitab”ın dediğine uymayan pazarlıkçı dindarları yakasından tutup sarsıyor. İbnü’l-Cevzi’nin neşteri keskindir ama insaftan yoksun değildir. O çağın tenkit haritasıdır bu eser. Çeşitli dini gruplar, hafızlar, hadisçiler, fıkıhçılar ve sûfiler ciddi bir tenkit süzgecinden geçiriliyor.

DEVAMINI OKU

ALLAHIN BİLGİSİNİN EZELLİĞİ ve İNSAN HÜRRİYETİ

Her Müslümanın bilincinde temel bir inanç kök salmıştır. Bu, zatının yüceliğini ve kemalini en üst düzeyde belgeleme ve bunu takdir edebilme imkanına sahip olma onurunu borçlu olduğumuz bir yaratıcıya, kulluk bilincini hayatımızın sonuna kadar taşıma hususunda bir imtihan sürecinden geçirildiğimiz inancıdır. Buna karşın gündelik hayatta pek çok kimsenin sorduğu bir soru vardır: Eğer Allah, ezelde bizim yapacağımız her şeyi biliyorsa, bizi niçin imtihan etmektedir Bu basit soruyu, felsefî düşünme alışkanlığı olan birisi, şöyle yineleyebilmektedir. Sonucu belli olan bir imtihanın Allah açısından bir anlamı olmayacağına göre, bu bizim göz göre göre…

DEVAMINI OKU

İBN BACCE’NİN İNSAN GÖRÜŞÜ

Türkiye de İslâm Felsefesi araştırmalarının tarihi ile, bu alana ilişkin literatür birikimi arasında görülen orantısızlığın bir sebebi, toplumun genel olarak felsefe hakkında müspet bir bilinçten yoksun olması ise, bir diğeri ve daha önemlisi de, hiç kuşkusuz, profesyonel felsefecilerin İslâm felsefesi karşısındaki anlaşılmaz duyarsızlığıdır. Belki de bu iki sebeple bir şekilde ilişkili olarak, Türkçe yazan İslâm Felsefesi Tarihi uzmanlarının da, özel alanları karşısında istikrarlı bir tutum içerisinde olmadıklarını görmekteyiz. Türkçe deki İslâm Felsefesi bibliyografyasının mütevâzî durumu, bunun en belirgin kanıtıdır. Bu bağlamda, orijinal kaynaklarla doğrudan diyaloga giremeyen felsefeye meraklı Türk okuyucusunun,…

DEVAMINI OKU

TUSİ’NİN İBN SİNA SAVUNMASI

Nasireddin Tûsî. İslam felsefesine. İbn Sina’nın görüşlerini, yöneltilen eleştirilere karşı savunup şerh ederek katkıda bulunmuştur. Onun bu çabası büyük önem taşır. Tûsî, dünya bilim tarihinde 13. yüzyılın en aktif ve üretken matematik ve astronomi bilgini olarak yerini almıştır. İbn Sina’nın felsefesini savunup açıklamak için yazdığı Şerhu’l-İşârât, bir felsefe klasiği haline gelmiştir. Moğol hükümdarı Hülagu’nun desteğiyle Merağa’da kurduğu rasathane yalnızca bir gözlem evi islevi görmemiş, aynı zamanda devrin en mütehassıs bilgin ve filozoflarının toplanarak ilmi faaliyet, tedris ve telif yaptıkları seçkin bir ilim merkezi haline gelmiştir. Burada çalışan ve eser yazan…

DEVAMINI OKU