İBN RÜŞD PSİKOLOJİSİ

İslam tasavvuf dünyasının akılcı / felsefeci ekolünün en önemli önder isimlerinden birisidir.  İslam alimleri ve özellikle tasavvuf ehli alimler yegane gaye olarak tasavvur ettikleri Insan-ı Kamil’e ulaşmak için metodlar geliştirip, çalışmalar yaparken en önemli adım olarak insanı inceleme, tanıma ve anlama noktasına odaklanmışlardır. Bu çalışmalar erken dönemde şahsi gelişim hedefli ya da sistematiği olmayan sözel yollu aktarıma dayalı hareketler olarak varola gelmiştir. Ancak, tasavvufun çeşitlenmesi, değişik ekol ve okulların ortaya çıkması ile yeterli birikim düzeyine ulaşan İslam tasavvufu sistematik ve akademik eserler ortaya çıkartmaya başlamıştır. İslam düşünce tarihinde Ibn Rüşd…

DEVAMINI OKU

CEHALETİN TAHSİLİ

Cahil toplumlarda tarih tekrar eder. Gelişmiş toplumlarda tarih tekrar etmez. Onlarda her şey yeniden başlar, her an yeni bir şey yapılır. İnsan bilmeden bir iş yapamaz. Bilginin başı okumaktır. Bilgi iyidir, bilginin kötüsü olmaz. İnsan bilgiyi iyi veya kötü kullanabilir. Bundan dolayı insan iyilik için yetişmelidir. İlim elde edilir, kazanılır, çünkü varlıksal bir nesnelliği, açıklaması, kavramı ve anlamı vardır. Cehalet olumsuzluktur, yokluktur, nesnelliği, netliği açıklanamaz ve kavramı da yoktur. Öyle ise cehaleti tahsil etmenin anlamı nedir, bu saçma değil mi?

DEVAMINI OKU

ALLAHIN AHLAKİLİĞİ SORUNU

İslam kelamında kaza-kader, husn-kubh, halk´ulefal. ta´dil-tecvir ve salah-aslah üst başlıklarıyla tartışılan konu, muhteva itibariyle hep Allah´ın ahlakî zatiyeti olmuştur. Bu tartışma başından beri iki ana damara ayrılır: Birincisi, tevhidi esas alan ve Allah´ı güç ile özdeşleştiren ve Onu bu yolla tenzih eden ve hep onun haklarını savunan Eşarilikte, diğeri, adaleti esas alan ve Allah´ı mutlak iyilikle özdeşleştiren ve Onu ahlâk ile tenzih´ etmeye çalışan ve hukukullahı koruduğu gibi insanın da haklarını korumaya çalışan Mu’tezile’ de tecessüm eder. Bizim Allah tasavvurumuz bizim dünyamızda uzun süreden beri kimin zengin, kimin fakir olacağını,…

DEVAMINI OKU

İSLAMDA DİNİ DÜŞÜNCENİN YENİDEN İNŞASI

Muhammed İkbal, İslam dünyasının çok büyük problemlerle boğuştuğu, varoluş mücadelesi verdiği bir dönemde yaşayan seçkin bir aydın, eşine az rastlanır bir şair, Doğu’yu ve Batı’yı derinliğine kavramış bir allâme, bir mütefekkirdir. İkbal, Şark’ın artık bütün hayatiyetini kaybettiği iddiasının ortalıkta gezindiği bir dönemde, İslam dünyasını asırlık uykusundan uyandırmak için çırpınıyordu. Müslümanların İslam akidesini anlama faaliyetini “İslam’da Dinî Düşünce” olarak tanımlayan İkbal, İslam’da Dinî Düşüncenin Yeniden İnşâsı adlı eserinde, özellikle Müslümanların geri kalma sebeplerini “kader düşüncesi”, “benliğin tahribi”, “Tevhid’e şirk bulaşması” ve “Batı’nın körü körüne taklidi” olarak belirler. Bu değişimin gayesine uygun…

DEVAMINI OKU

NÜBÜVVET ve VELAYET MERKEZLİ KELAM-TASAVVUF TARTIŞMALARI

Genel olarak akılcılar ile mistiklerin, başta bilginin kaynağı olmak üzere farklı metodolojik yöntemleri tercih etmeleri sebebiyle birbirleriyle pek anlaşamadıkları bilinen bir husustur. Kelamcıların akılcı felsefe olan Meşşailiğe daha yakın durmalarını, buna karşın sufilerin sezgici bir felsefe olan İşrakiliğe meyletmelerini, bu kaynak ve yaklaşım farklılığının bir neticesi olarak okumak da mümkündür. Bu yönüyle Fahreddin er-Razi ile İbnü’l-Arabi arasındaki farklılığın, Aristo ile Eflatun arasındaki farklılığa benzemesi bir tesadüf değildir. Dr. Faruk Sancar, biri kelamcı diğeri mutasavvıf iki meşhur İslam aliminin, birbiriyle bağlantılı olan nübüvvet ve velayet konularındaki görüşlerini ortaya koyarken, onların takip…

DEVAMINI OKU

İSLAMI YENİDEN ANLAMA

Yapılacak iş, İslamın getirdiği ilk anlayışa dönüp ilim otoritelerini yıkmak ve onların otoriterliğinin İslamın esasına aykırı olduğunu öğrenmek, bilmek, öğretmek ve sonra ona göre hareket etmektir. Bir mesele İmam Azam, İmam Şafii, İmam Maturidi, İmam Eşari, İmam Buhari, İmam Gazali dediği için doğru değildir. Doğruluk ölçüsü, bu gibi imamların söylediklerinden ve onların eserlerinde bulunduğundan dolayı değildir. Doğruluk ölçüsünü onların dışında aramak lazımdır. Yapılacak ilmî iş budur. Bu onları küçük görmek değildir. Bu esas, onların kitaplarında da vardır. Onlar da bu esası kabul etmişler ve kendilerinin sözlerini de bu esasa göre…

DEVAMINI OKU