İbn Sînâ’nın Türk ve Dünya Eğitim Tarihindeki Yeri Prof. Dr. Yahya AKYÜZ îbni Sina bilime ve bilim öğrenilmesine büyük önem vermiştir. Bir yazısında der ki: Nefsini bilimlerle süslemeye ve düzeltmeye çalış. Bilimden başka her şeyi bırak. Bilimde her şey vardır. İnsanın ruhu kandil ve bilim onun aydınlığıdır. İlahî hikmet de kandildeki yağ gibidir. Bu yanar ve ışık saçarsa sana diri denilir: yanmaz ve karanlık kalırsa sen ölü sayılırsın”. İbn Sînâ, bilim öğrenmeyi, bu dünyada olduğu kadar, ölümden sonraki hayatta da mutlu olmak için gerekli görür. Ona göre bilim insanın kendini…
DEVAMINI OKUEtiket: ibn sina
Mâtüridî’ye Göre Din-Şeriat Ayırımının Felsefî Temelleri
Mâtüridî’ye Göre Din-Şeriat Ayırımının Felsefî Temelleri Prof. Dr. Hanifi Özcan Başlıktan da anlaşılabileceği gibi, aslında burada ayrıntılı olarak din-şeriat ayırımından değil[1], tam tersine bu ayırımın dayandığı felsefî temellerden söz edilecektir. Bir şeyin felsefî temelleri üzerinde durmak demek, onun, o anda ne şekilde bulunuyorsa o hâl üzere olmasını sağlayan ilkelerin tespit edilmesi demektir. Bu da, ancak onun dayandığı teorik ve “zihnî yapı’nın, yani “fikrî zemin”in açığa çıkarılıp felsefî değerinin ortaya konulmasıyla mümkün olur. Burada yer alan “zihnî yapı” ve “fikrî zemin”; insanın bir düşünceyi ve buna bağlı olarak bir fiili ortaya…
DEVAMINI OKU