Nazarbayev, Kazakistan’ın Latin alfabesine geçiş kararını imzaladı

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Kazakistan’ın kiril alfabesinden latin alfabesine geçişine ilişkin kararnameyi imzaladı. ASTANA (QHA) – Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Kazakistan’ın kiril alfabesinden latin alfabesine geçişine ilişkin kararnameyi imzaladı. Kazakistan’ın latin alfabesine geçeceği haberleri bu yılın Nisan ayından beri konuşuluyordu. Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in imzaladığı kararnamede latin alfabesine geçiş sürecine dair maddeler yer alıyor. Bahsi geçen maddeler şu şekilde: 1- Kazak dilinin alfabesinin latin alfabesi ile oluşturulması 2- Kazakistan Cumhuriyeti hükümetinin, latin alfabesine geçiş için Ulusal Komisyon’u oluşturması, 2025’e kadar latin alfabesine geçiş sürecinin kademeli olarak sağlanmas ve bu kararların uygulanması için…

DEVAMINI OKU

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun Cumhuriyet Kavramı ve Atatürk’ün Cumhuriyet Anlayışı Türk milleti yüzyıllar boyunca kendi egemenliğini kullanmasına engel rejimlerin acısını çekmiş, sonunda ise en uygun idare şeklinin cumhuriyet olduğunu görmüştür. Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında çekilen birçok acının sonucunda kurulmuştur. Dolayısıyla da kurulması kolay olmamıştır. Bütün geçilen yolların, yapılan fedakârlıkların bilincinde olmak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet yaşamasını sağlamak ise hepimizin görevidir. Atatürk de Türk milletine en uygun yönetim şeklinin cumhuriyet olduğunu değişik sözlerinde ifade etmiştir. Atatürk’ün cumhuriyet konusundaki görüşlerine geçmeden önce “cumhuriyet” kavramının ne demek olduğuna kısaca değinmekte yarar…

DEVAMINI OKU

Prof. Dr. Hasan Onat- 2.Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı

hasan onat

Yeni Bir Uygarlığın İnşasında Maturidiliğin Önemi – Prof. Dr. Hasan ONAT Prof. Dr. Hasan Onat’ın Sunumundan bazı bölümler Günümüzde geldiğimiz noktada bıçak sırtı gibi bir yerdeyiz ya var olacağız ya yok olacağız. İnsanlığın yeni bir medeniyete ihtiyacı var. Günümüzde her şeyin fıtratı bozulmuş durumda. Her medeniyeti dinle bağlantısı var din olmadan bir medeniyet olmuyor. 2.si her medeniyetin omurgasını bilim ve sanat oluşturuyor. 3. sü ise medeniyetin evrensel boyutu bu üçünü yakaladığımızda yeni bir medeniyet ortaya çıkar. Peki Yeni bir Medeniyet İnşa Edebilir miyiz? Bu millet daha önce büyük medeniyetler yaratmıştır…

DEVAMINI OKU

Prof. Dr. Saleh Sultansoy-2.Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı

1 Eylül 2015-Prof. Dr. Saleh Sultansoy-Türk İslam Dünyasında Bilim:Dün, Bugün, Yarın-2.Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı-Safranbolu Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelami Araştırmalar Derneği tarafından Türkiye ve Dünyanın her köşesinden bilim insanları, sanatçılar, devlet adamları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımlarıyla 31 Ağustos-2 Eylül 2015 tarihleri arasında Karabük ilinin Safranbolu İlçesinde ‘’2. Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı’’ yapıldı. Kurultay kapsamında bilimsel sempozyumlar, açık oturumlar, kültür ve sanat etkinlikleri düzenlenmiştir.2. Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı Genel Başkan Oktay Acar’ın açılış konuşması ve Prof. Dr. Sönmez Kutlu’nun Maturidilik hakkındaki açılış konferansıyla başladı. 1. gün Maturidilik ve Yesevilik…

DEVAMINI OKU

Prof. Dr. Sönmez Kutlu-2. Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı

2. Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı’nın Açılış Konferansı Prof. Dr. Sönmez Kutlu tarafından yapıldı. Prof. Dr. Sönmez Kutlu Maturidilik ve Yeseviliğin tarihsel bağlamında ele alınmasını Maturidiliği anlamak için Maturidinin yazmış olduğu eserlerin incelenmesi gerektiğine vurgu yaptı. Maturidilik ve Yeseviliğin doğru anlaşılması gerektiğini bu fikriyat kesinlikle marjinalleştirilmemeli ve herhangi bir siyasi ve dini grubun sloganı haline getirilmemelidir dedi. Maturidi Yesevi Fikri herhangi bir siyasi görüşe ya da mezhebe sığdırılacak kadar dar bir dünya görüşü değildir diyerek Maturidi Yesevi Farabi çizgisinin siyaset üstü anlayışını ortaya koydu. Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelami Araştırmalar…

DEVAMINI OKU

İlim Şehrinin Kapısı Hz. Ali

Divan Şiirinde İlim ve İrfan Timsâli Hz. Ali Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Güftâ* Özet: Yüksek ahlâkî ve insanî vasıflar bakımından müstesnâ bir yere sahip olan Hz. Ali, Divan şiirinde “kahramanlık, cömertlik, ilim, irfan ve velayet timsâli” olarak ele alınmış ve bu seçkin nitelikleriyle de hemen hemen her kesimden şaire ilham kaynağı olmuştur. Özellikle ilminden ve velîliğinden bahsetmek Türk şiirinde bir gelenek hâlini almıştır. Hz. Ali, ilme, ilmin üstünlüğüne ve ilim tahsiline çok önem vermiş, sahip olduğu ilmin enginliğinden dolayı da bir hadîs-i şerîfte “ilim şehrinin kapısı” olarak nitelendirilmiştir. Divan şairleri,…

DEVAMINI OKU

Kültür Sanat Şöleni-Zeybek Ateşi-2.Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı

zeybek ateşi

31 Ağustos 2015- Kültür Sanat Şöleni-2.Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelami Araştırmalar Derneği tarafından Türkiye ve Dünyanın her köşesinden bilim insanları, sanatçılar, devlet adamları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımlarıyla 31 Ağustos-2 Eylül 2015 tarihleri arasında Karabük ilinin Safranbolu İlçesinde ‘’2. Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı’’ yapıldı. Kurultay kapsamında bilimsel sempozyumlar, açık oturumlar, kültür ve sanat etkinlikleri düzenlenmiştir. 1.Günün sonunda Kurultay Programı kapsamında Safranbolu Kent Meydanında Kültür-Sanat Şöleni başladı. Safranbolu Belediyesi Türk Halk Oyunları Ekibi Yöreye ait oyunları sahnelediler. Şair Gaye Dilek Gezer’in şiir dinletisi, Opera Sanatçısı Şakir…

DEVAMINI OKU

Bardakoğlu’ndan Bomba Açıklama

Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu 1-İslam dini dünyada yaşansın diye gönderildi, ahirette değil. Yani dünyayı terk et, hiçbir şey yapma, ahirette kazanırsın mesajını vermiyor. Müslümanlar dünya-ahiret dengesini yitirdiler. 2-Biz Müslümanlığı sadece inanma ve namaz, oruç, hac gibi belli ritüelleri yerine getirme olarak algıladığımız sürece bu mahçup edici durum devam edecektir. 3-Ortadoğu toplumları barut fıçısı gibi. Birbirlerine duydukları öfkeyi mezhep, din duyarlılığı veya öteki üzerinden dile getiriyor, onlar üzerinden kimlikler şekilleniyor. Toplum olarak ayrıştığımız, artık birbirimize öfke duyduğumuz doğrudur. Bunlar sosyal birlik beraberliğimiz açısından alarm noktalarıdır. 4-Serbest pazar…

DEVAMINI OKU

Prof.Dr. Mehmet Atalan-2.Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı

31 Ağustos 2015-Prof. Dr. Mehmet Atalan:Hanefilik ve Maturidiliğin Bektaşilik Üzerindeki Etkileri-2.Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelami Araştırmalar Derneği tarafından Türkiye ve Dünyanın her köşesinden bilim insanları, sanatçılar ve devlet adamlarının katılımlarıyla 31 Ağustos-2 Eylül 2015 tarihleri arasında Karabük ilinin Safranbolu İlçesinde ‘’2. Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı’’ yapıldı. Kurultay kapsamında bilimsel sempozyumlar, açık oturumlar, kültür ve sanat etkinlikleri düzenlenmiştir. 2. Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı Maturidilik ve Yesevilik konulu sempozyumla başladı Gün sonunda Safranbolu Kent Meydanında Kültür-Sanat Şöleni başladı Türk Tarihinin kısa bir izletisi olan Türk tarihindeki liderlerin, bilim ve gönül…

DEVAMINI OKU

Entelektüel Milliyetçilik Hanefilik

İslam’ın Yerelleştirilmesine Tepki Olarak Entelektüel Milliyetçilik: Hanefîlik Örneği Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün Özet İlk fetihler sırasında İslam, farklı kültür ve inançtan halkların yaşadığı coğrafyalara taşındı. Buralarda ortak İslam kimliği yaratılmakla birlikte, zamanla dinin Hicaz merkezli yorumundan farklı anlayışlar ortaya çıkmaya başladı. Bu anlayışlar daha çok Türk ve İran coğrafyasında ortaya çıkan entelijansiyanın kendilerini ifade etme imkânı buldukları Mu’tezile ve Hanefîlik gibi mezhepler tarafından geliştirildi. Bu mezheplerin Hicaz ekolünden farklılığı milliyet temelinden daha çok zihniyet temelinde kendini gösterdiğinden, bu olguyu Entelektüel Milliyetçilik olarak adlandırmak daha uygun görünmektedir. Bu çerçevede elinizdeki…

DEVAMINI OKU

Prof. Dr. Hülya Alper-2.Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı

İnsanın Onurlu bir varlık oluşuna Maturidi’nin yorumu; Güzel Yaratılışı, Akla Sahip olması, Dile sahip olması, Güzel şeylerle beslenmesi, Yeryüzündeki her şeyin insan için yaratılması yani yeryüzünde yaratılan her şeyde Allah’ın varlığına ve Rab lığına götüren delillerin olması. Yeryüzünü insana musahhar kılınması, yeryüzünün insanın yaşamasına mümkün olarak yaratılması 31Ağustos2015-Prof. Dr. Hülya Alper:İmamı Maturidiye Göre İnsan Onuru:Tanrının Yücelttiği Varlık Olmanın Anlamı Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelami Araştırmalar Derneği tarafından Türkiye ve Dünyanın her köşesinden bilim insanları, sanatçılar ve devlet adamlarının katılımlarıyla 31 Ağustos-2 Eylül 2015 tarihleri arasında Karabük ilinin Safranbolu İlçesinde ‘’2. Maturidi Yesevi Otağı Kurultayı’’…

DEVAMINI OKU

Yahudiler

Fransa’da nispeten küçük fakat çalışkan ve başarılı bir Türk Yahudi topluluğu vardı. Bu insanlar, yüzyıllardan beri Türklerle birlikte yaşamış, her zaman Türkiye’ye sadık kalmış, hiçbir zaman Türklere hainlik etmemiş olan Türkiye Yahudilerinin çocuklarıydı. Fransa’da küçük çapta iş tutmuşlardı. 1940’larda bu Türk Yahudi topluluğu da diğer Yahudilerle birlikte acımasız ırkçıların tehdidi altında kalmıştı. Türkiye, ırkçı saldırılara karşı bu vatandaşlarına kanat germiştir. Fransa’daki Türkiye Büyükelçiliği ile Türk Konsoloslukları, Türk Yahudilerini korumak ve kurtarmak için şerefli bir hukuk savaşı vermişler ve büyük ölçüde başarılı olmuşlardır. Türkiye, Yahudi vatandaşlarını korumak için diplomasi yoluyla bir…

DEVAMINI OKU

Türk-Irak İlişkilerinde Türkmenler

Türk-Irak İlişkilerinde Türkmenler, Amerikan saldırısıyla dünyanın gündemine oturan Irak’taki Türkmenleri masaya yatırıyor. Uluslararası pek çok arşive girebilen ve yaptığı araştırmaları kitaplaştırarak önemli kaynak kitaplar oluşturan Bilâl N. Şimşir, Türkmen sorununu araştırdı. Irak Türkmenleri konusunda Türkiye’nin izlediği politikayı az çok aydınlatmak için, Dışişleri Bakanlığı arşivinden belgeler de kullanan Şimşir, kaynayan kazan Ortadoğu’da hep göz ardı edilen, hakları çiğnenen ve Irak’ta ‘üçüncü asli unsur’ olmak için mücadele veren Türkmenlerin geçmişini, bugününü ve gelecek hedeflerini yazdı. Türk-Irak İlişkilerinde Türkmenler, yaşadığı döneme duyarlı herkes için aydınlatıcı, çarpıcı ve düşündürücü bir kitap.

DEVAMINI OKU

Şehitler Günlüğü

Bu naciz kitabı, gözlerim dolu dolu kaleme aldım; yüreğimden kopan mütevazı bir dikili taş gibi, derin saygılarımla şehitlerimizin kutsal hatırasına sunuyorum. -Araştırmacı yazar Bilâl N. Şimşir’in, on yılı aşan kesintisiz bir çalışma sonucu ortaya çıkardığı bu kitap, PKK terörüne verdiğimiz şehitlerimizin insan olarak, kahraman olarak öykülerini anlatıyor. -Çünkü her şehit, başlı başına hüzünlü bir öyküdür.

DEVAMINI OKU

Şehit Diplomatlarımız

20. Yüzyılın son çeyreğinde, Ermeni terör örgütleri yurt dışında Türkiye’yi temsil eden diplomatlarımıza karşı kanlı saldırılar düzenlenmiş ve birçok değerli diplomatlarımızla yakınlarını şehit etmişlerdi. Şehit Diplomatlarımız kitabı, işte bu terör kurbanı Türk diplomatları ile yakınlarının hazin öyküsüdür ve Ermeni terörünü gözler önüne sermektedir. Kendisi de bir diplomat olan Bilâl N. Şimşir’in, acı olayları yaşayarak ve belgelere dayanarak kaleme aldığı bu yapıt, ilgi ve ibretle okunacak, belleklerde iz bırakacaktır.

DEVAMINI OKU

Lozan Günlüğü

Lozan hakkında pek çok şey söylenmiştir. İsmet Paşa’nın ifadesiyle, Lozan Konferansı, “Büyük sınav” idi. “Milletimizin Avrupa ortasına davet olunduğu büyük bir imtihan”dı. Türkiye bu sınavı başarıyla vermiştir. Lozan Antlaşması, “Milli Mücadele’nin sonucunu belirlemiştir.” Bu Antlaşma, “Harbi Umumi’den sonra gördüğümüz antlaşmalarla yakından veya uzaktan benzerliği olmayan bir antlaşma” idi. Öteki antlaşmalar, galip devletlerin mağluplara dayattığı, dikte ettiği antlaşmalardı. Lozan Antlaşması ise, eşit taraflar arasında çetin müzakerelerle hazırlanıp imzalanmış bir antlaşmaydı. “Tarih yazan tarih yapana sadık kalmalıdır” kuralına bağlılık, Bilâl N. Şimşir’in tüm çalışmaları gibi son eseri olan Lozan Günlüğü’nü de değerli…

DEVAMINI OKU

Kürtçülük 2

ilki büyük yankılar uyandıran ve 1787 ile 1923 yılları arasındaki gelişmeleri içeren “Kürtçülük” kitabının ikinci cildi 1924-1999 yılları arasındaki süreci inceliyor.. Bilâl N. Şimşir, Türkiye’nin en önemli konularından biri olan Kürtçülüğün tarihsel süreçteki gelişimini araştırdığı bu kitabında, okuyucuların dikkatini 1924-1999 yılları arasında yaşanan olaylara çekiyor.

DEVAMINI OKU