Bilime destek olan Hanefi-Maturidi gelenek | Neden Maturidi-Yesevi Felsefesi (3)

bilime destek

Neden Maturidi-Yesevi Felsefesi (3) : Bilime destek olan Hanefi-Maturidi gelenek İslam’ın ilk emri oku ikinci emri ise yazmaktır. Ancak Bilim talebeleri için para toplamak, öğrencilere destek olmak için yardım istendiğinde kulaklarını kapatan, okul yapmanın cami yapmaktan daha üstün bir toplumsal faaliyet olduğunu idrak edemeyen dindar değil dini-dar Müslüman bir toplumla karşı karşıyayız. İslam medeniyeti ne zaman kitabi ve ilmi medeniyetten çıktı söz medeniyetine dönüştü işte o zaman İslam medeniyeti çökmüştür. Halbuki itikatta önder kabul ettiğimiz Hanefi–Mâturîdî gelenekten gelen âlimlerin “bir beldede ilim talebesinin geçimini sağlamak o beldedeki insanların üzerine vaciptir.…

DEVAMINI OKU

Taliban Özlemi

taliban özlemi

Taliban Özlemi Tarikatçılar, cemaatçiler, siyasal İslamcılar, akitçi tayfa ve bu zihniyete yakın birçok İlahiyat profesörü Talibanla yatıp Talibanla kalkıyorlar. Afganistan’a şeriat gelmiş, diyorlar. Taliban İslam’a bağlılığını ilan etti, değişti, ılımlı bir sistem geliyor diye seviniyorlar. Benim bildiğim Taliban fıkhı, Harici / bedevi fıkhının Hanefi fıkhıyla harmanlanmasından oluşuyor. Hanefi fıkhı da dahil, 400-500 yıldır zamana ayak uyduramamış İslam fıkıh geleneğinde zerre kadar değişiklik ve yenilik oldu mu da adamların ılımlılaşacağını iddia ediyorlar? Arkasına Amerikan techizatını ve eroin parasını almış bir Taliban’dan nasıl umutlanabiliyorlar? Cevabı açık; çünkü aynı zihniyete sahipler. Onlar da…

DEVAMINI OKU

Büyük Türk Bilgini Mehmet Matüridi’nin Türk Kültüründeki Yeri

Büyük Türk Bilgini Mehmet Matüridi’nin Türk Kültüründeki Yeri Yrd. Doç. Dr. A. Vehbi EcerErciyes Üniv. Emekli Öğr. Üyesi Giriş Bir toplumun kimliğini koruyarak devam etmesi, o toplumun millî kültürüne sahip olması sayesinde mümkündür. Kültür, farklı olmayı, kimlik sahibi olmayı, millet olmayı sağlar. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli kültür, en yüksekte göz diktiğimiz idealdir1” dediği millî kültür O’nun ifadeleriyle şöyledir: “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür. Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinde mana çıkarmak, intibah almak, düşünmek, zekayı terbiye etmektir. İnsan hareket ve faaliyetinin, yani dinamizminin ifadesidir. Bu böyle olunca kültür insanlık vasfında insan olabilmek…

DEVAMINI OKU

Selefilik ve İslami Düşüncenin Hali Pür Melali

selefilik ve islami düşüncenin hali pür melali

Selefilik ve İslami Düşüncenin Hali Pür Melali Prof. Dr. Mehmet Zeki İŞCAN Mezhepten çok dini bir zihniyete tekabül eden Selefilik, aklın kullanımını esas alan ‘yeni yönelişler’ karşısında, Kitap ve sünnete dönmek, rey ile konuşmamak, sahabe ve tabiinin yolunu takip etmek, felsefe ve kelamı bırakıp, ‘ilm’e yani geçmişte (selef dönemi) atalar tarafından tecrübe edilerek bilinenlere, ortaya konulanlara tabi olmak anlamına gelmektedir. Buna göre kişi kendi görüşünü oluşturamaz. Var olan bir görüşe başvurur. Bilginin taşıyıcısı olan (oluşturucusu değil) ulemaya, Ehlüzzikre tabi olur. Yeni şeyler peşinde koşmaz, eskiye, eski görüşe uyar. (Mübtedi değil…

DEVAMINI OKU

Mâturîdî İlminin Kazak Düşünürlerine Tesiri

Mâturîdî İlminin Kazak Düşünürlerine Tesiri Yrd. Doç. Dr. Muratbek MİRZABEKOV Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Kazak-Türk Üniversitesi Öğretim Üyesi Bazı araştırmacılar İslamiyet’in Türk halkları arasına yayılmasını, Araplar tarafından VIII. yüzyılın başında Orta Asya’nın işgal edilmesi ve Talas savaşı gibi tarihi olaylarla ilgili olarak ele almaktadır. Tarihi açıdan bu doğru olabilir. Ancak İslamiyet’in Türkler arasına yayılmasına neden olan temel faktör olarak İslam’ın aydınlık yoluyla yayılmasını veya İslamiyet ile geleneksel Türk dünya görüşünün arasında bir uyumluluğun sağlanmasını söyleyebiliriz. İslamiyet’in Orta Asya halkları arasına yayılmasını birçok aşama açısından anlatmak mümkündür. Çünkü tarih sürecinde zaman…

DEVAMINI OKU

Devlet sırtını Maturidi’ye yaslamışsa…

Devlet sırtını Maturidi’ye yaslamışsa… Bir fotoğrafın bendeki karşılığı)- Türkiye Cumhuriyeti bir “hüdayinabit” değildir… Gelmişi, geçmişi vardır. 1923’te bir anda tarih sahnesine çıkıvermiş hiç değildir. Geçmişi olduğunun bin türlü delili, bin türlü örneği vardır. Bunlardan sadece ikisi bile Türkiye Cumhuriyeti’nin hüdayinabit olmadığının göstergesidir. Biri bu yıl Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) temeli olan Kara Kuvvetleri’nin kuruluşunun 2225’nci yılını kutluyoruz. (Mete Han’ın ordusu MÖ 209’da kurulmuştu) İkincisi, 20’nci yüzyılın hemen başında Osmanlı’da kurulan Teşkilatı Mahsusa’yı Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) atası kabul ediyoruz. Bu iki örneği niye verdiğime gelince… Az biraz sabredin. AMELDE HANEFİ,…

DEVAMINI OKU