YUNAN MEZALİMİ

I. Dünya Savaşı sonunda Şark Meselesini kesin olarak halletmeyi düşünen galip devletlerin temsilcileri, meselenin çözümünü Türklerin Avrupa’dan çıkarılmalarına ve bir müddet Anadolu’da kontrol altında tutulmalarına bağlamışlardı. Mütareke’den sonra takip edilecek politika da bu eksende yürütülecektir. Bu politikayı, Türk topraklarının Yunanistan’a bağlanması suretiyle gerçekleştirmek isteyen galipler, tabi bir müttefik olan Yunanistan’a, Batı Anadolu’da toprak vaadiyle asayişi korumak ve burada öldürülmekte olan Hristiyanların hayatlarını kurtarmak ve korumak görevini tevdi etmişlerdir.(!)

DEVAMINI OKU

Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre

ahmet yüksel özemre

Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre Kimdir ? Ahmet Yüksel Özemre, ilk Türk atom mühendisi ve yazar. 3 Nisan 1935 (Nüfus kayıtlarında 25 Mayıs 1935) tarihinde Üsküdar, İstanbul’da doğmuştur. Evli, iki kız çocuğu ve bir de erkek torunu vardır. 25 Haziran 2008 tarihinde vefat etmiştir. Haziran 1954’te Galatasaray Lisesi Fen Kolunu, Şubat 1957’de İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik-Fizik Dalını lisans derecesinde bitirmiştir. 30 Temmuz1958’de Saclay, Fransa’da bulunan Fransa Nükleer Bilimler Ve Teknoloji Millî Enstitüsü (Institut National des Sciences et Techniques Nucléaires) Atom Mühendisliği(Génie Atomique)’nden mastır almıştır. 3 Eylül 1973’de teorik fizik dalında kürsü profesörü olmuştur. Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir. YAYINLARI HIRİSTİYANLIK İSLAM İLE BAĞDAŞAMAZ SAİD NURSİ’NİN ESERİNDE “ESİR” KAVRAMI TÜRKİYE’NİN SULHÇU AMAÇLARA YÖNELİK ENERJİ İHTİYACI TÜRKİYE’NİN ENERJİ…

DEVAMINI OKU

Prof. Dr. Yusuf Ziya Yörükan

Yusuf Ziya Yörükan,1887 yılında Selanik’te doğmuştur. Osmanlı Devletinin son döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşamış, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde okumuş, bunun yanı sıra dini alanlarda dönemin hocalarının vermiş oldukları özel derslere devam etmiştir. Anadolu’nun farklı şehirlerinde edebiyat öğretmenliği yapmış ve bu görevinin yanı sıra akademik çalışmalarına da devam etmiştir. Daha sonra Üniversitelerde çalışmaya başlayan Yusuf Ziya Yörükan, İstanbul ve Ankara üniversitelerinde İslam Dini tarihi, Mezhepler tarihi ve felsefe hocası olarak görev yapmıştır. Hayatını kaybetmiş olduğu 5. 6. 1954 tarihine kadar hocalık görevine, akademik ve ilmi çalışmalarına devam etmiştir. Yusuf Ziya…

DEVAMINI OKU

KİTAP KAMPANYASI – MATURİDİ YESEVİ OTAĞI DERNEĞİ

ARMAĞANINIZ KİTAP OLSUN  MATURİDİ YESEVİ OTAĞI İLMİ VE KELAMİ ARAŞTIRMALAR DERNEĞİ olarak okuyan, araştıran, sorgulayan bir toplum için büyük bir kütüphane oluşturuyoruz. Toplumun her kesiminden araştırmacıların ve okuyucuların hizmetini açılacak olan kütüphanemizde kaynak eserleri topluyoruz. Sizlerinde katkılarını bekliyoruz.   KAMPANYAMIZA KATKIDA BULUNMAK İSTEYENLER İÇİN : ZİRAAT BANKASI HESAP SAHİBİ : SAFRANBOLU MATURİDİ YESEVİ OTAĞI İLMİ VE KELAMİ ARAŞTIRMALAR DERNEĞİ HESAP NUMARASI:  61861396-5001 IBAN: TR13 0001 0010 1461 8613 9650 01 ŞUBESİ: 1014 SAFRANBOLU/KARABÜK TOZLU RAFLARDA BEKLEYEN KİTAPLARINIZI OKUYUCULARLA BULUŞTURALIM KİTAPLARINIZI DERNEĞİMİZE KARŞI ÖDEMELİ GÖNDEREBİLİRSİNİZ ADRES: Barış Mahallesi Arap hacı Sokak Çizmecioğlu İş Hanı…

DEVAMINI OKU

Niçin Yeni Bir Uygarlık ? Niçin Yeni Bir Türkiye?

Safranbolu’da Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelami Araştırmalar Derneği tarafından “Niçin Yeni Bir Uygarlık, Niçin Yeni Bir Türkiye’ konulu konferans düzenlendi.Safranbolu Sunal Tülbentçi Öğretmen evinde düzenlenen konferansa konuşmacı olarak AnkaraÜniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Mezhepleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Onat katıldı.Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Mezhepleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Hasan Onat, içinde yaşadıkları bir takım sorunların olduğunu ve bu ülkenin, milletin ve gençlerin geleceği olduğunu söyleyerek, “Bu meseleleri birlikte düşünmeye davet ediyorum. Zor bir mesele ile karşı karşıyayız. Düşünmek, gerçekçi olmak gerekirse dünyanın en zor işlerinden. Medeniyet meselesini konuşmak,…

DEVAMINI OKU

Prof. Dr. Hanım Halilova Konferansı

‘Bir Türk Tarihi Sorgulaması, Ermeni Tehciri ve Ermeni Mezalimi’ konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Hanım Halilova ise, “ Mustafa Kemal Atatürk, bu milletin ismini Türkiye Cumhuriyeti olarak vermesiydi Anadolu ya da başka isim olsaydı biz işgal altında yaşayan Türkler, Türk olduğumuzu bilemezdik. Sovyetlerde bizim dinimizi, milli kimliğimizi yasakladılar. Camilerimizi kapatıp ezanlarımızı susturdular. Biz yaşadık ki Türkiye’miz vardı. Allah Türk’ü korusun” dedi

DEVAMINI OKU

Basında Prof. Dr. Hanım Halilova Konferansı

  Dernek Başkanı Oktay Acar, “ Türk tarihine baktığımızda Anadolu’ya büyük çapta göçler 1771 yılında başladı. Kırımın Ruslar tarafından işgal edildiği sırada 35 bin Kırım Türk’ü kılıçtan geçirildi. Bu türlü şiddet hareketleri karşısında 1785 -1788 yılları Anadolu’ya ve Balkanlara büyük göçler yapıldı. 1771 ve 1891 Yılları arasında milyonlarca insan Kırım ve Kafkas bölgesinde Anadolu’ya göç etmek zorunda kaldı. 4 milyon’dan fazla göçmenin büyük kısmı yolda öldü. 600 bin civarında Trabzon, Köstence ve Varna limanlarına gelebildi. Bir kısmı ise Akdeniz ve Ege kısmı ile İç Anadolu’ya gönderildi” dedi. ‘Bir Türk Tarihi Sorgulaması, Ermeni Tehciri ve Ermeni Mezalimi’…

DEVAMINI OKU

Bayburt Postası-Maturidi Yesevi Otağı

Geçtiğimiz Cumartesi, Safranbolu’da Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelamı Araştırmaları Derneği’nin çağrısı ile, Ahmet Yesevi konulu bir söyleşi yaptım. Aygür Oteli’nin güzel konuşma odasında…Dolu bir odada ilgili dinleyicilerin önünde konuşmanın tadı bir başka oluyor. Maturidi, İslam İnanç akımlarından “Aklı” öne çıkaran. Yesevi, Yahya Kemal’in deyişiyle “Milliyetimizin Mimarı” Ahmet Yesevi’de, din, şeriat, tarikat, marifet, hakikat kapılarından geçilerek tamamlanır. Şeriatın on temelinden birisi de bilimdir. Safranbolu’da, Karabük’ü de kapsamına alan çok ilginç bir aydınlanma başlamış. Safranbolu’nun görkemli doğası ve gerçekten görünüşleri bile dinginlik veren evleri, Maturidi Yesevi Otağına dirlik veren değerli insanların…

DEVAMINI OKU

GAZALİ Mİ? İBN RÜŞT MÜ?

Batı karşısında apışıp kaldığımız günden bu yana bu “apışmamızın” nedeni üzerinde kafa yoruyoruz. Herkes meşrebine göre cevaplar üretiyor. Meşhur cevaplardan biri de şu olmuştu. Gazali Felsefe eleştirisi yaparak bir anlamda felsefeyi İslam coğrafyasından kovdu. Dolayısıyla Felsefenin suladığı bilimsel çalışmalar sekteye uğradı ve biz gerilemeye başladık. Eğer İbn Rüşt’ün yolundan gitseydik, ki O’nun yolu Aristo’nun dolayısıyla Felsefe’nin ve dolayısıyla Farabi ve İbn Sina’nın yoluydu, biz Batı’dan önce Yeni Çağ’ı yakalar ve teknik ve teknolojik olarak ileride olurduk. Bu izah ne kadar tutarlı ve tarihi gerçeklikle ne oranda örtüşmektedir?  Bu husus sorgulanmadan bir amentü…

DEVAMINI OKU

İmam Maturidi meselesi ve Gündüz Aktan

MHP adayı Gündüz Aktan üzerinden “Maturidilik” konusunda bir tartışma sürdürülüyor. Maksat, MHP’yi yıpratmak! Star gazetesi muhabiri Sultan Uçar, konu ile ilgili benim görüşümü sordu. Cevabım eksik yayınlanmış. Öncelikle belirteyim ki, Gündüz Aktan’ın MHP’den aday olmasını doğru bulmuyorum. Bunun sebebi Alan Makowski’nin “Dünya için en önemli alternatif Amerikan imparatorluğudur” diye açıkladığı görüşe katıldığını beyan etmiş olmasıdır. Yine İsrail ile Kemalizmi özdeşleştiren Mithat Melen’in MHP’den aday gösterilmesi de yanlıştır. Maturidilik konusunda ise Gündüz Aktan’ın görüşleri temelde doğrudur. “O kadere inanmaz” ifadesi ise yanlıştır. Maturidi’nin hiçbir ifadesi bu şekilde yorumlanamaz. Seçim zamanı, böyle…

DEVAMINI OKU

Maturidi ve İman-Amel İlişkisi

Maturidi ve İman-Amel İlişkisiİtikatta Mezhep imamımız İmam Maturidi’nin İman Anlayışı Maturidi’nin iman ve büyük günah konusuyla ilgili görüşleri, kelami görüşleri arasında en dikkat çekenlerdir.1 Bu görüşleri kısaca şöyledir: 1-  Büyük günah:  Bir Müslüman işlediği büyük günahı sebebiyle imandan çıkmaz ve küfre de girmez. O,bu dünyada hakiki mümindir. Yalnız işlediği günahı dolayısıyla fasık, yani ahlaksız mümindir. İşlediği günah dolayısıyla Allah’ın cezalandırma tehdidinin muhatabıdır. Böyle birinin ahretteki durumu Allah’ın dilemesine kalmıştır. Allah isterse onun günahını bağışlar, isterse cezalandırır. İnsan, ne günahından dolayı ümitsizliğe kapılıp korku içerisinde, ne de affedileceği ümidiyle ümit içerisinde yaşamalıdır.…

DEVAMINI OKU