Sosyal Medya Hesaplarımızı Takipte Kalın Maturidi Yesevi Otağı Maturidi Yesevi Otağı İlmi ve Kelami Araştırmalar Derneğinin sosyal medya hesaplarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz. https://www.facebook.com/maturidiyesevi https://www.youtube.com/@maturidiyesevi https://www.instagram.com/maturidi.yesevi/ https://twitter.com/maturidi_yesevi Yayınlarımızı kaçırmamak için sosyal medya hesaplarımızı takipte kalınız.
DEVAMINI OKUYazar: MATURİDİ YESEVİ OTAĞI
İslam’ın Yerelleştirilmesine Tepki Olarak Entelektüel Milliyetçilik: Hanefilik Örneği
İslam’ın Yerelleştirilmesine Tepki Olarak Entelektüel Milliyetçilik: Hanefilik Örneği Şaban Ali DÜZGÜN[1] Özet İlk fetihler sırasında İslam, farklı kültür ve inançtan halkların yaşadığı coğrafyalara taşındı. Buralarda ortak İslam kimliği yaratılmakla birlikte, zamanla dinin Hicaz merkezli yorumundan farklı anlayışlar ortaya çıkmaya başladı. Bu anlayışlar daha çok Türk ve İran coğrafyasında ortaya çıkan entelijansiyanın kendilerini ifade etme imkânı buldukları Mu’tezile ve Hanefîlik gibi mezhepler tarafından geliştirildi. Bu mezheplerin Hicaz ekolünden farklılığı milliyet temelinden daha çok zihniyet temelinde kendini gösterdiğinden, bu olguyu Entelektüel Milliyetçilik olarak adlandırmak daha uygun görünmektedir. Bu çerçevede elinizdeki yazı, İslam’ın…
DEVAMINI OKU24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun Başöğretmenin izinde liyakat sahibi milli bir gençlik için mücadele veren ilim savaşçıları; Yüce Türk Devletinin temeli olan Türklük şuurunu ilke edinen, özgür düşünce, özgür irade sahibi hür bireyler yetiştiren bütün öğretmenlerimizin önünde saygı ile eğilerek öğretmenler gününü kutluyorum. Değerli Öğretmenlerimiz, Öğrencilerinizi Yeni Büyük Türk Medeniyetini kurma yolunda aklı ve bilimi kendine rehber edinen Türk Milliyetçileri olarak yetiştiriniz. İlmin ve bilimin ışığında durmadan ve korkmadan yürüyün, yürüyün ki arkanızdan yeni İbni sinalar yeni Maturidiler yeni Ahmet Yeseviler yeni Biruniler yeni Atatürkler yetişsin. Maturidi Yesevi OtağıGenel…
DEVAMINI OKUBilgi Ve Bilim Karşıtı Bir Düşünür: Gazzâlî
Klasik İslam Düşüncesinde Bilgi Ve Bilim Karşıtı Bir Düşünür: Gazzâlî Prof. Dr. Hasan AYDIN Gazzâlî’nin İslam dünyasında, Tehâfüt el-Felâsife adlı yapıtıyla, felsefî düşünceyi mahkum ettiği bilinmektedir. Nitekim onun İslam dünyasında felsefeyi mahkum ettiği olgusu, gerek Doğu gerekse Batı felsefe çevrelerinde sık sık tartışma konusu olmuştur. Ancak onun, felsefeyi mahkum ettiğine yönelik tartışmalarda çoğu kez gözden ırak tutulan önemli bir nokta vardır ve bu nokta, onun felsefeyi mahkum ederken bilgi ve bilimi de mahkum etmesi olgusudur. Zira Batı Hıristiyan ortaçağında olduğu gibi Doğu İslam ortaçağında felsefe, bilimi de içermektedir. Bir başka…
DEVAMINI OKUEbu Hanife ve Ali Oğulları
Ebu Hanife ve Ali Oğulları Prof. Dr. Ahmet AK Sonuç Ali b. Ebî Tâlib’in soyuna büyük sevgi besleyen Ebû Hanife’nin görüşleri, dönemindeki halifelerin memnuniyetsizliğine sebep olmuş, hatta onu takip ettirmek üzere peşine adamlarını takmışlardır. Ebû Hanife’nin yaşadığı dönemde hem Emeviler hem de Abbasilerin, Ali soyuna yaptıkları kötülükler, onun üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Bu sebeple Ebû Hanife, Zeyd b. Ali ve oğlu Yahya b. Zeyd’in Emevi yönetiminin; Muhammed b. Abdillah en-Nefsü’z-Zekiyye ve kardeşi İbrahim’in Abbasi yönetiminin yaptıkları zulümlere karşı ayaklanmalarını maddi ve manevi açıdan desteklemiştir. Ebû Hanife, Zeyd b. Ali, Muhammed…
DEVAMINI OKUİmam Mâturîdî de Akıl Vahiy İlişkisi Aklın Önceliği ve Vahyin Gerekliliği
İmam Mâturîdî de Akıl Vahiy İlişkisi Aklın Önceliği ve Vahyin Gerekliliği Prof. Dr. Hülya ALPER ÖZ Akıl ile vahiy arasındaki irtibatın nasıllığı problemi, İslâm düşünce tarihi boyunca ele alınan en temel ve aynı zamanda en önemli meselelerden birini teşkil etmektedir. Bu sebeple tarih boyunca şekillenen düşünce okullarını, birbirlerinden farklı kılan ana özelliklerden biri de akıl ile vahiy arasındaki ilişkiyi algılama biçimleridir. Dolayısıyla bütün ekolleri bu konudaki yaklaşım şekillerini ölçü alarak tasnif etmek mümkündür. Burada Mu‘tezilî ve Selefî düşünce iki farklı uçu temsil ederken, makelede açıklanacağı üzere İmam Mâturîdî tarafından geliştirilen…
DEVAMINI OKUMâtüridî’ye Göre Din-Şeriat Ayırımının Felsefî Temelleri
Mâtüridî’ye Göre Din-Şeriat Ayırımının Felsefî Temelleri Prof. Dr. Hanifi Özcan Başlıktan da anlaşılabileceği gibi, aslında burada ayrıntılı olarak din-şeriat ayırımından değil[1], tam tersine bu ayırımın dayandığı felsefî temellerden söz edilecektir. Bir şeyin felsefî temelleri üzerinde durmak demek, onun, o anda ne şekilde bulunuyorsa o hâl üzere olmasını sağlayan ilkelerin tespit edilmesi demektir. Bu da, ancak onun dayandığı teorik ve “zihnî yapı’nın, yani “fikrî zemin”in açığa çıkarılıp felsefî değerinin ortaya konulmasıyla mümkün olur. Burada yer alan “zihnî yapı” ve “fikrî zemin”; insanın bir düşünceyi ve buna bağlı olarak bir fiili ortaya…
DEVAMINI OKU29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun “Benim naciz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.” Mustafa Kemal Atatürk
DEVAMINI OKUPeygamber Sonrası Hayata İntibak ve İslâm Toplumunda Yaşanan Süreç
Peygamber Sonrası Hayata İntibak ve İslâm Toplumunda Yaşanan Süreç Prof. Dr. İsrafil BALCI ÖZET Bu makalede Hz. Muhammed’in vefatı sonrası ortaya çıkan sorunlardan hilafet ve irtidat konusu ele alınarak bu iki meseleyle ilgili İslâm toplu- munun peygamber sonrası yaşama intibakı sırasında geçirdiği süreç in- celenmiştir. Bu çerçevede hilafet meselesinde daha çok kabileler arası dengeler ve Cahiliye döneminin kalıntısı olan kabile asabiyeti gibi unsurların etkili olduğu görülürken, irtidat olayında dini kaygıların yanı sıra daha çok ekonomik merkezli hesapların ve yorum farklılıklarının etkili olduğu görülmektedir. Sonuçta biraz sıkıntılı ve çalkantılı da olsa…
DEVAMINI OKUMatüridî’nin Düşünce Sisteminin Önemi
Matüridî’nin Düşünce Sisteminin Önemi Prof. Dr.Hanifi Özcan Mâtüridî’nin topyekûn düşüncesini bir “sistem” olarak ele almak, ya da onu bir sistem olarak görmek demek; onun din alanındaki çeşitli görüşlerinin, belli bir amacı gerçekleştirmek üzere birbiriyle uyumlu ve birbirine bağlı bir örgüve buna dayanan dînî bir öğreti oluşturduğunu ileri sürmek demektir. Bu öğretinin temelinde birbirine sıkı sıkıya bağlı bir ilkeler bütünü yer almaktadır. Bu bütünü oluşturan başlıca unsurlar “akıl”, “vahiy”, “sünnet”, “örfve âdetler”dir. Bir başka deyişle, onlar, bir bakıma, bu sistemin temel öğeleri ve onun zorunlu bileşenleridir. Mâtüridî’nin düşünce sisteminde bu bileşenler…
DEVAMINI OKU“İmamlar/Halifeler Kureyş’tendir” İddiasının Kritiği
“İmamlar/Halifeler Kureyş’tendir” İddiasının Kritiği Prof. Dr. İsrafil BALCI Bu makale, Sakîfe’deki başkanlık müzakereleri sırasında Ebû Bekir tarafından söylendiği iddia edilen “İmamlar Kureyş’tendir” sözünün Hz. Peygamber tarafından söylenip söylenmediğini ele almaktadır. Sünnî gelenekte başkanın/idarecinin Kureyş’ten olması gerektiği iddiası, Şia’nın İmamet doktrinine alternatif olarak üretilip Emevîler döneminde hadîs formuna sokulmuş ve kaynaklara girmiştir. Şiî gelenek idareciliği İmâmet olarak niteleyip bunun Ehl-i Beyt’e ait bir hak olduğunu iddia ederken, Emevîler döneminde Ehl-i Beyt yerine Kureyşîlik kavramı kullanılmış, Abbâsîler döneminde ise imâmet yerine hilafet tanımlaması kullanılarak, yöneticinin/halifenin Kureyş’ten olması gerektiği iddiası temellendirilmiştir. Halifelik makamı…
DEVAMINI OKUMatüridi Günümüze Ne Söyler ?
Matüridi Günümüze Ne Söyler ? Prof. Dr. Mustafa Said Yazıcıoğlu İslam dünyası Emevi saltanatı ile farklı bir yöne evirilmiş, din ile siyaset iç içe girerek bir eksen kayması yaşanmıştır. Buna rağmen 8-12. Yüzyıllarda Orta Asya’da önemli bir medeniyet yaşanabilmiştir. Serbest düşünce ortamı ve ifade hürriyetinin hâkim olduğu bölgede Harezmî, Farabi, İbni Sina, Biruni gibi filozof ve bilginler, Matüridi gibi din âlimleri bu ortamın oluşmasında kilit roller üstlenmişlerdir. Daha sonra bu parlak medeniyet çeşitli iç ve dış nedenlerle sönmüş ve kendini tekrar ederek yeniliklere kapanmıştır. O dönemin etkili düşünürlerinden olan ve…
DEVAMINI OKUMâturîdî Âlimlere Göre İlhamın Bilgi Kaynağı Olması Sorunu
Mâturîdî Âlimlere Göre İlhamın Bilgi Kaynağı Olması Sorunu Prof. Dr. Ahmet AK Özet Hanefi-Mâturîdî âlimlere göre ilham, nazar ve istidlale başvurmadan kalbe gelen bilgidir. Bu bilgi Allah’ın rahmetinden lütfünden olduğu gibi şeytanın vesvesesi ve nefsin hevâsından kaynaklanabilir. Nitekim Şems Suresi 8. ayette insana gelen ilhamın “fücur” da takva da olabileceği açıkça beyan edilmektedir. Bu sebeple ilham yolu ile elde edilen bilgi doğru da olabilir, yanlış ta olabilir. Ayrıca kalbe gelen bilginin rahmânî mi şeytanî mi olduğunu kesin olarak bilmek de mümkün değildir. Bundan dolayı Mâturîdî âlimlere göre ilham, zan ifade…
DEVAMINI OKUMürtekib-i Kebîre Bağlamında İmam Mâturîdî’nin Hâricîlere Yönelttiği Eleştiriler
Mürtekib-i Kebîre Bağlamında İmam Mâturîdî’nin Hâricîlere Yönelttiği Eleştiriler Prof. Dr. Ahmet AK Günahları çeşitli açılardan ele alan Mâturîdî, onları, sadece büyük ve küçük günahlar diye ikiye ayırmakla kalmamış; aynı zamanda onları, cezayı müeyyide bakımından Allah’ın gazabını gerektiren ve gerektirmeyen; itikadi günahlar ve fiili (amelî) günahlar olmak üzere ikiye ayırmıştır. Ayrıca o, büyük günah işleyenin âhiretteki durumu hakkında Hâricîler’in görüşlerinin yanlışlığını ve birbiriyle çeliştiğini savunmuştur. Mâturîdî’nin eserlerinde eleştirdiği Hâricîlerin, Ezarika gibi aşırı şiddet yanlısı Hariciler olduğu anlaşılmaktadır. Maturidi, söz konusu Haricilerin mürtekib-i kebîre ile ilgili görüşlerini isabetli bulmamış ve onların görüşlerini…
DEVAMINI OKUKredi Kartına 10 Taksitle Doçentlik!
Kredi Kartına 10 Taksitle Doçentlik! Sultan Uçar / Sözcü Akademik ahlaksızlık sürdükçe, Türkiye asla bilimle kalkınamaz! YÖK Başkanı Erol Özvar’ın başkanlığında rektör, dekan, profesör, doçent, enstitü müdürü 240 akademisyen, ‘Doktora Öğretiminin İyileştirilmesi Çalıştayı’ için 7 ay önce Ankara’da toplaştı. Nitelikli doktora eğitimi için öğrenci kabulünde, tez süreçlerinin iyileştirilmesi, tez jürileri ve tez izleme komitesi üyeleri belirlenirken ‘objektif olmak’ gibi etik kararlar alındı. Çalıştay raporunu yazıp, üniversitelerine dağıldılar. Sonra ne mi oldu? Türkiye’de her 3 üniversiteden 1 ‘ini hâlâ bilimsel yayını ‘sıfır’ olan 68 rektör ve bir tek yayını bile atıf…
DEVAMINI OKUSınıfta Ayakta Ders Dinleyen Cumhurbaşkanı Atatürk
Sınıfa girdiğinde kendisine yer vermek isteyen öğretmene, “Öğretmenlik üst makamdır”diyerek dersi ayakta dinleyen Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk Yeni eğitim öğretim yılında günlük siyasete göre vaziyet almayan aksine ilminden ve irfanından beslenilen Milli bir Eğitim yılı olması umuduyla tüm öğretmen ve öğrencilerimize başarılar diliyoruz.
DEVAMINI OKU30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun
30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun Zafer Bayramı, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Atatürk’ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’u anmak için Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde her yıl 30 Ağustos günü kutlanan resmî ve ulusal bir bayramımızdır.
DEVAMINI OKUTürk Müslümanlığı; Hanefilik, Maturidilik, Yesevilik Söyleşisi
Prof. Dr. Sönmez Kutlu ile Türk Müslümanlığı; Hanefilik, Maturidilik, Yesevilik üzerine bir söyleşi Yazar: Muaz Ergü Kaynak: Dibace.net Günümüzde “Türk İslamı”, “Arap İslamı” ve “Fars İslamı” gibi kavramsallaştırmalar sıkça kullanılmaktadır. Birden fazla İslam mı var ki bu kavramlar tedavülde? Neler söylersiniz bu hususta? İyi bir kavramsallaştırma, ifade edildiği döneme kadar fark edilmeyen varlıklara, nitelemelere ve ilişkilere dair bir soyutlama demektir. Son zamanlarda İslam’ı nitelemek ve İslam ile toplumların ilişkilerine dikkat çekmek için sıklıkla kullanılan “Türk İslamı”, “Arap İslamı” ve “Fars İslamı” kavramsallaştırmasında, Türklerin, Arapların ve Farsların İslam ile ilişkileri ifade edilmekle birlikte, bu terkiplerde belirleyici olan ve…
DEVAMINI OKUHacı Bektaş Veli Öğretisinin Kaynağı Maturidilik
Hacı Bektaş Veli Öğretisinde İtikadi Unsurların Menşei Sıddık KORKMAZ Giriş Hacı Bektaş Velî öğretisindeki itikadi unsurların İslam inancından kaynaklandığı herhangi bir tartışmaya gerek duyulmayacak derecede açık ve netir. Bu unsurlar; İslam dininin temelini oluşturan tevhide dayalı Allah inancı, Kur’an-ı Kerim’i insanlığa tebliğ etmekle görevli olan Hz. Muhammed’in peygamberliğine dayalı Nübüvvet ve bütün insanların öldükten sonra yeniden dirilecekleri, iyilerin iyilikleri ile ödüllendirileceği, kötülerin de kötülükleri ile cezalandırılacakları ilahî mahkeme anlamına gelen ahiret inancı olarak özetlenebilir. Çalışmamızda gelenek hâline gelmiş ve âmentü esasları arasında sayılan Kur’an, melekler ve kader konusu temel inanç…
DEVAMINI OKUKerbela ’yı Doğru Okumak
Kerbela , insanlık tarihinin şahit olduğu en acı olaylardan birisidir. Müslümanların bilinçaltına seçilmiş ve transfer edilmiş bir travma olarak kazınmıştır. Kerbela’ya ağlamak ve yeni olmuşçasına dövünmek yerine, onu doğru okuyup, yeni Kerbela’ların önüne geçmek gerekmektedir. Bunun yolu da, doğru, sağlam ve güvenilebilir bilgiyle, kendi geleceğimizi inşa etmek için harekete geçmektir. Mazide yaşayanların asla gelecekleri olmaz. Müslümanlar Kerbela’yı doğru okumayı başaramazlarsa, İslam dünyasının her yeri Kerbela haline gelebilir.
DEVAMINI OKU