Telbis, bir yandan beşerin evrensel zaaflarına, insanın kendini kandırış biçimlerine projektör tutarken; diğer taraftan “Kitab”ın dediğine uymayan pazarlıkçı dindarları yakasından tutup sarsıyor. İbnü’l-Cevzi’nin neşteri keskindir ama insaftan yoksun değildir. O çağın tenkit haritasıdır bu eser. Çeşitli dini gruplar, hafızlar, hadisçiler, fıkıhçılar ve sûfiler ciddi bir tenkit süzgecinden geçiriliyor.
DEVAMINI OKUEtiket: yesevilik
ALLAHIN BİLGİSİNİN EZELLİĞİ ve İNSAN HÜRRİYETİ
Her Müslümanın bilincinde temel bir inanç kök salmıştır. Bu, zatının yüceliğini ve kemalini en üst düzeyde belgeleme ve bunu takdir edebilme imkanına sahip olma onurunu borçlu olduğumuz bir yaratıcıya, kulluk bilincini hayatımızın sonuna kadar taşıma hususunda bir imtihan sürecinden geçirildiğimiz inancıdır. Buna karşın gündelik hayatta pek çok kimsenin sorduğu bir soru vardır: Eğer Allah, ezelde bizim yapacağımız her şeyi biliyorsa, bizi niçin imtihan etmektedir Bu basit soruyu, felsefî düşünme alışkanlığı olan birisi, şöyle yineleyebilmektedir. Sonucu belli olan bir imtihanın Allah açısından bir anlamı olmayacağına göre, bu bizim göz göre göre…
DEVAMINI OKUİBN BACCE’NİN İNSAN GÖRÜŞÜ
Türkiye de İslâm Felsefesi araştırmalarının tarihi ile, bu alana ilişkin literatür birikimi arasında görülen orantısızlığın bir sebebi, toplumun genel olarak felsefe hakkında müspet bir bilinçten yoksun olması ise, bir diğeri ve daha önemlisi de, hiç kuşkusuz, profesyonel felsefecilerin İslâm felsefesi karşısındaki anlaşılmaz duyarsızlığıdır. Belki de bu iki sebeple bir şekilde ilişkili olarak, Türkçe yazan İslâm Felsefesi Tarihi uzmanlarının da, özel alanları karşısında istikrarlı bir tutum içerisinde olmadıklarını görmekteyiz. Türkçe deki İslâm Felsefesi bibliyografyasının mütevâzî durumu, bunun en belirgin kanıtıdır. Bu bağlamda, orijinal kaynaklarla doğrudan diyaloga giremeyen felsefeye meraklı Türk okuyucusunun,…
DEVAMINI OKUTUSİ’NİN İBN SİNA SAVUNMASI
Nasireddin Tûsî. İslam felsefesine. İbn Sina’nın görüşlerini, yöneltilen eleştirilere karşı savunup şerh ederek katkıda bulunmuştur. Onun bu çabası büyük önem taşır. Tûsî, dünya bilim tarihinde 13. yüzyılın en aktif ve üretken matematik ve astronomi bilgini olarak yerini almıştır. İbn Sina’nın felsefesini savunup açıklamak için yazdığı Şerhu’l-İşârât, bir felsefe klasiği haline gelmiştir. Moğol hükümdarı Hülagu’nun desteğiyle Merağa’da kurduğu rasathane yalnızca bir gözlem evi islevi görmemiş, aynı zamanda devrin en mütehassıs bilgin ve filozoflarının toplanarak ilmi faaliyet, tedris ve telif yaptıkları seçkin bir ilim merkezi haline gelmiştir. Burada çalışan ve eser yazan…
DEVAMINI OKUİBN RÜŞD PSİKOLOJİSİ
İslam tasavvuf dünyasının akılcı / felsefeci ekolünün en önemli önder isimlerinden birisidir. İslam alimleri ve özellikle tasavvuf ehli alimler yegane gaye olarak tasavvur ettikleri Insan-ı Kamil’e ulaşmak için metodlar geliştirip, çalışmalar yaparken en önemli adım olarak insanı inceleme, tanıma ve anlama noktasına odaklanmışlardır. Bu çalışmalar erken dönemde şahsi gelişim hedefli ya da sistematiği olmayan sözel yollu aktarıma dayalı hareketler olarak varola gelmiştir. Ancak, tasavvufun çeşitlenmesi, değişik ekol ve okulların ortaya çıkması ile yeterli birikim düzeyine ulaşan İslam tasavvufu sistematik ve akademik eserler ortaya çıkartmaya başlamıştır. İslam düşünce tarihinde Ibn Rüşd…
DEVAMINI OKUCEHALETİN TAHSİLİ
Cahil toplumlarda tarih tekrar eder. Gelişmiş toplumlarda tarih tekrar etmez. Onlarda her şey yeniden başlar, her an yeni bir şey yapılır. İnsan bilmeden bir iş yapamaz. Bilginin başı okumaktır. Bilgi iyidir, bilginin kötüsü olmaz. İnsan bilgiyi iyi veya kötü kullanabilir. Bundan dolayı insan iyilik için yetişmelidir. İlim elde edilir, kazanılır, çünkü varlıksal bir nesnelliği, açıklaması, kavramı ve anlamı vardır. Cehalet olumsuzluktur, yokluktur, nesnelliği, netliği açıklanamaz ve kavramı da yoktur. Öyle ise cehaleti tahsil etmenin anlamı nedir, bu saçma değil mi?
DEVAMINI OKUALLAHIN AHLAKİLİĞİ SORUNU
İslam kelamında kaza-kader, husn-kubh, halk´ulefal. ta´dil-tecvir ve salah-aslah üst başlıklarıyla tartışılan konu, muhteva itibariyle hep Allah´ın ahlakî zatiyeti olmuştur. Bu tartışma başından beri iki ana damara ayrılır: Birincisi, tevhidi esas alan ve Allah´ı güç ile özdeşleştiren ve Onu bu yolla tenzih eden ve hep onun haklarını savunan Eşarilikte, diğeri, adaleti esas alan ve Allah´ı mutlak iyilikle özdeşleştiren ve Onu ahlâk ile tenzih´ etmeye çalışan ve hukukullahı koruduğu gibi insanın da haklarını korumaya çalışan Mu’tezile’ de tecessüm eder. Bizim Allah tasavvurumuz bizim dünyamızda uzun süreden beri kimin zengin, kimin fakir olacağını,…
DEVAMINI OKUİSLAMDA DİNİ DÜŞÜNCENİN YENİDEN İNŞASI
Muhammed İkbal, İslam dünyasının çok büyük problemlerle boğuştuğu, varoluş mücadelesi verdiği bir dönemde yaşayan seçkin bir aydın, eşine az rastlanır bir şair, Doğu’yu ve Batı’yı derinliğine kavramış bir allâme, bir mütefekkirdir. İkbal, Şark’ın artık bütün hayatiyetini kaybettiği iddiasının ortalıkta gezindiği bir dönemde, İslam dünyasını asırlık uykusundan uyandırmak için çırpınıyordu. Müslümanların İslam akidesini anlama faaliyetini “İslam’da Dinî Düşünce” olarak tanımlayan İkbal, İslam’da Dinî Düşüncenin Yeniden İnşâsı adlı eserinde, özellikle Müslümanların geri kalma sebeplerini “kader düşüncesi”, “benliğin tahribi”, “Tevhid’e şirk bulaşması” ve “Batı’nın körü körüne taklidi” olarak belirler. Bu değişimin gayesine uygun…
DEVAMINI OKUNÜBÜVVET ve VELAYET MERKEZLİ KELAM-TASAVVUF TARTIŞMALARI
Genel olarak akılcılar ile mistiklerin, başta bilginin kaynağı olmak üzere farklı metodolojik yöntemleri tercih etmeleri sebebiyle birbirleriyle pek anlaşamadıkları bilinen bir husustur. Kelamcıların akılcı felsefe olan Meşşailiğe daha yakın durmalarını, buna karşın sufilerin sezgici bir felsefe olan İşrakiliğe meyletmelerini, bu kaynak ve yaklaşım farklılığının bir neticesi olarak okumak da mümkündür. Bu yönüyle Fahreddin er-Razi ile İbnü’l-Arabi arasındaki farklılığın, Aristo ile Eflatun arasındaki farklılığa benzemesi bir tesadüf değildir. Dr. Faruk Sancar, biri kelamcı diğeri mutasavvıf iki meşhur İslam aliminin, birbiriyle bağlantılı olan nübüvvet ve velayet konularındaki görüşlerini ortaya koyarken, onların takip…
DEVAMINI OKUTürk Dünyası Bilim ve Teknolojinin Neresinde?
Prof. Dr. Saleh SULTANSOY TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi, Türkiye 1. ÖNSÖZ: Etkin bir AR-GE oluşturmadan gerçek anlamdaki bir kalkınmadan bahsetmek kesinlikle mümkün değildir. 19.yüzyılın sonu ile 20.yüzyılın başlarında Türk ve İslam dünyasının önderleri İsmail Gaspralı, Alibey Hüseyinzade ve Ziya Gökalp başta olmak üzere, büyüklerimizin çabalarıyla önemli bir sonuca ulaşıldı ve bir vizyon belirlendi. Bu vizyon, Azerbaycan’ın bayrağında Türkleşmeyi, İslamlaşmayı ve Muasırlaşmayı (Çağdaşlaşmayı) temsil eden üç renkle özlü bir biçimde ifade edildi. Mavi, yeşil ve kırmızıyı belli oranlarda karıştırarak insanoğlunun görebildiği tüm renkleri elde etmek mümkündür. Bu üç rengin eşit oranda alınması Nur’u temsil…
DEVAMINI OKUAhmed Cevad Kimdir?
Azerbaycan Marşını, Selam Türkün Bayrağına (Çırpınırdı Karadeniz ) Ve Bir Çok Şiir Yazan, Şairimiz Ahmed Cevad Kimdir? Azerbaycanın en büyük simalarından olan şairlerimiz Mikayıl Muşfig’e, Hüseyin Cavit’e, Ahmet Cavad’a ve birçok aydınlarımıza vatanperverlik sevdası ile yazmış olduğu şiirleri ve yazıları yüzünden, “halk düşmanı, vatan haini” suçlamalarıyla kurşuna dizilip öldürülmüşlerdir. Türkiye’de “Çırpınırdı Karadeniz, Bakıp Türk’ün Bayrağına” şiirini yıllarca marş olarak heyecanla okuyan insanlarımız, bu şiirin Azerbaycan’ın şairi Ahmet Cavad’a ait olduğunun belki de farkında bile değillerdi. O, Azerbaycan Marşı, “Selam Türkün Bayrağına”, “İstanbul”, “Vatandaş”, “HAK” ve başka birçok vatanperverlik duygularıyla yazdığı…
DEVAMINI OKUÖlülerin Egemenliğinden Kurtulmak Mümkün mü?
Tanrı, en güzel şekilde yarattığı insanı, birtakım yaratıcı yetilerle donatmıştır. İnsanın yaratıcılığı, Kur’an’ın diliyle “insana isimlerin öğretilmesi” (2/31) ile birlikte başlar. İsimleri, varlıklara isim vermeyi öğrenen insan, kendi ürettiği kelime ve kavramlarla düşünmeyi başarır. Yaratıcılık düşüncede başlar. İnsanın yaratıcılığı hem öğrenmeye açık olmayı, hem takdir yeteneğinin gelişmiş olmasını, hem de takdir edilmeyi gerektirir. Yaratıcılığın en mühim gıdası fark edilmek ve takdir görmektir. Hayatın anlamı insanın yaratıcı yetilerinde gizlidir. Yaratıcılıklarını yitiren birey ve toplumlar yönlerini maziye çevirirler. Bu durum, geçmişin kutsallaştırılmasını beraberinde getirir. Kutsal bir nitelik kazanan geçmiş, insanın anlama menzilinin…
DEVAMINI OKUKur’an’a Göre Hz. Muhammed
Hz. Muhammed, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. O bir akıl ve özgürlük peygamberidir. O’nun sünnetine uymak, O’nu “örnek” almaktır. Hz. Muhammed’i doğru anlayabilmenin ana ilkelerini bize Kur’an verir. Kur’an’ın, bir peygamber olan Hz. Muhammed’e gelmiş olması, onun 23 yıllık peygamberlik sürecinde insanla buluşması, Hz. Muhammed’i tanıma ve anlama bakımından Kur’an’a çok özel bir değer katmaktadır. Kur’an, Hz. Muhammed’le ve onun yaşadığı zaman dilimi ile ilglili bir tür tarih vesikası işlevi de görmektedir. Bu bakımdan Hz. Muhammed’i doğru anlayabilmek için, ana çerçeveyi Kur’an’dan almak bir tür zorunluluktur. Bir başka ifadeyle, Kur’an, bize,…
DEVAMINI OKUİSLAMI YENİDEN ANLAMA
Yapılacak iş, İslamın getirdiği ilk anlayışa dönüp ilim otoritelerini yıkmak ve onların otoriterliğinin İslamın esasına aykırı olduğunu öğrenmek, bilmek, öğretmek ve sonra ona göre hareket etmektir. Bir mesele İmam Azam, İmam Şafii, İmam Maturidi, İmam Eşari, İmam Buhari, İmam Gazali dediği için doğru değildir. Doğruluk ölçüsü, bu gibi imamların söylediklerinden ve onların eserlerinde bulunduğundan dolayı değildir. Doğruluk ölçüsünü onların dışında aramak lazımdır. Yapılacak ilmî iş budur. Bu onları küçük görmek değildir. Bu esas, onların kitaplarında da vardır. Onlar da bu esası kabul etmişler ve kendilerinin sözlerini de bu esasa göre…
DEVAMINI OKUPostmodern Zamanlarda TheRAR Mescidleri!!
Rahip Ebu Amir…610 yılından önce ne de güzel bir hayatı vardı.Hak din olan Hristiyanlığın bir rahibiyken manastıra çekilir Allah için yakarır ,öğrencilerine eğitim verirdi.Halk da ona saygı duyar,baş tacı ederdi.Çünkü tek derdi Hakka ulaşmaktı !! Fakat ne olduysa 610 yılında oldu ,Muhammed adındaki biri çıkmış ve Hristiyanlığı kaldırıp son dini getirdiği iddiasında bulunuyordu. Ne münasebet!! O kadar bilgi ,emek boşunaydı artık.Öğrenciler etrafından dağılacak,halk artık ondan dua istemeyecek üstüne üstlük o dua isteyen saflara geçiş ya da düşüş yapacaktı.Korktuğu da başına geldi zamanla.. Müslümanların sayısı artıyor hatta utanmadan Muhammed (sav) kendisini …
DEVAMINI OKUTÜRKİYEDE BESLENMENİN SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ
Bildiğimiz üzere,insanın yaratılışı Kur’an da ’’Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.’’(hicr 26) ayetiyle geçmektedir,demek ki insan tabiattaki bir çamurdan yaratılmış.Buradan da anlaşıldığı ,ilminde tesbit ettiği gibi, insan anatomisinde tabiatta bulunan bütün materyaller mevcuttur.Örnek verecek olursak su ,demir,magnezyum,bor,fosfat,ve benzeri daha ismini sayacağımız bir çok mineral.Bu mineraller insan hücre yapımında,gelişiminde,zeka oluşumunda,hastalıklara karşı direncinde ve neslini devam ettirmesinde ve sayabileceğimiz bir çok şeyde faydalı olmaktadır.Bu mineraller yeterli alındığı ve doğadaki haliyle tüketildiği zaman sağlıklı bir hayat sürdürülebilir.Bu mineraller yeterli alınmaz ve doğadaki haliyle alınmaz ise bir çok sağlık…
DEVAMINI OKUTrigonometri Kur’an-ı Kerim’in Neresinde!!!
Bilim ve din…Aralarındaki ilişki yüzyıllardır insanlığın kafasını kurcalayan,sırf bu cevaplar yüzünden toplumda çeşitli dünya görüşünde insanların türemesine yol açmış ,belki de insanlık açısından bir dönüm noktası olabilecek bir soru.Toplumda genel olarak iki görüş hakimdir.Birisi bilimin gerçekliğine inanıp,aradığı bilimsel noktaları Kur’anı Kerimde bulamamış, genel tabirleriyle Materyalist dünya görüşüne sahip kesimle;İnanan,tüm bilimsel gerçeklerin Kur’anı Kerimde olduğunu iddia eden kesim.Önce din ve bilim kavramlarına bir göz atarsak daha doğru sonuçlar alacağız. Din Nedir? Toplumda herhangi bir müslümana sorduğumuzda din kavramını farklı tanımlar getirebilmektedir.Fakat din asıl olarak itikat imamımız İmamı Maturidi’nin de dediği üzre…
DEVAMINI OKU