Yeni Bir İslam Medeniyeti Tasavvuru İçin Hoca Ahmed Yesevi ve Yönteminin Önemi Prof. Dr. Mevlüt UYANIK Hitit Üniversitesi, (Çorum) İlahiyat Fakültesi Giriş: Durum Tespiti: Birçok alanda yeni krizlerle karşı karşıya olan insanlığı huzura kavuşturabilecek yeni bir medeniyet tasavvuru üzerine düşünmek gerekiyor. Dini ve metafizik değerlerden arındırılmış seküler, maddeci-pozitivist bilgi, bilim tasavvuru ve bunlar üzerine kurulu Batı medeniyet anlayışının sosyo-politik alanda küreselleşmesiyle insan insanın kurdu haline geldi: Kitle katliamları yapılmaya; bireysel anlamda bencillik, hazcılık, faydacılık ve sefahat öncelenmeye başlandı. Çözüm Önerisi: Hz. Muhammed sav gönderilen İslam, kapsayıcılık açısından önceki şeriatlerin hepsini…
DEVAMINI OKUKategori: YAZARLAR
Maturidi Yesevi Otağı Yazıları
Mâtürîdi Penceresinden Müslümanların Birbirine Bakışına Bir Yol Çıkar mı?
Mâtürîdi Penceresinden Müslümanların Birbirine Bakışına Bir Yol Çıkar mı?* Yrd. Doç. Dr. Ali Karataş** Giriş İmam Mâtürîdi, hem İslam düşüncesinde önemli olan pek çok konuyu değerlendirirken hem de Kur’ân’ı anlama ve yorumlamada sistematik davranan bir âlimdir. Onun bu sistematikliği aynı zamanda farklı görüş sahiplerine karşı mücadele ederken de ortaya çıkmaktadır. İmam Mâtürîdî’nin mücadelesinde dikkat çeken taraf, onun hem Müslüman olup da Müslümanlar içinde öteki görülenlerle hem de İslam dairesi içinde kabul edilemeyecek birçok heretik yapıyla fikri mücadele içinde olmasıdır. Bu durumu günümüz açısından düşündüğümüzde Müslümanların kendi içinde birilerini ötekileştirerek heretik…
DEVAMINI OKUYeni Bir İslam Medeniyeti İçin Maturidi ve Maturidiliğin Önemi
Yeni Bir İslam Medeniyeti İçin Maturidi ve Maturidiliğin Önemi Prof. Dr. Hasan ONAT “İnsan şunu da bilir ki kendisine düşünmemeyi telkin eden his şeytani vesveseden başka bir şey değildir; çünkü böyle bir davranış ancak şeytanın işi olabilir, amacı da kişiyi aklının ürününü toplamaktan alıkoymak, fırsatları değerlendirmesine ve arzusuna ulaşmasına vesile olan bu ilahi emaneti kullanmak konusunda onu korkutmaktır.” Maturidi, Kitabu’t-Tevhid, 172 Yeni Bir İslam Medeniyeti Giriş Yeni Bir İslam Medeniyeti İnsanlığın tarihsel akışı, her zaman doğrusal bir çizgi izlememiştir; iniş- çıkışlar, yükselişler, çöküşler olmasına rağmen, muhtemelen insan belleğinin yaşanan tecrübeleri…
DEVAMINI OKUTürk Din Anlayışı Maturidi ve Maturidilik
Örneğin Maturidi gibi, Ahmet Yesevi gibi Hacı Bektaşi Veli gibi Zemahşeri gibi daha onlarca sayacağımız İslam bilginleri kendi coğrafyamız olan Orta Asya’da
DEVAMINI OKUYaşam Devrimdir
Canlı varlıkların en üstünü olarak tasarlanmış insanlık. Gerekli her türlü donanımla da yapılandırılmış. Yaşamının bilincine sahip olabilme yeteneği olan tek canlı… Bilinç, insanları diğer canlılardan ayıran en büyük ayrıntı… Akıl beden ilişkisindeki koordinasyonun sağlıklı olması insanda tekâmül sürecini başlatır. Bedeni beslerken bilinçli beslenme, bütün uzuvların sağlıklı çalışmasına sebep olur. Beslenme zevk için değil aksine zevkli bir hayatın temeli olduğu için yapılmalıdır. Aklı bilgiyle beslemekte akıl sağlığı için gereklidir. Aklı bilgiyle beslemek zevk için değil zevkli bir hayatı inşa etmek için olmalıdır. Dünyasını cennete çevirmeli insan. İşte zevkli hayatın inşası; bunu…
DEVAMINI OKUTürklerde Kurt Totemi
Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü TÜRKLERDE KURT TOTEMİ Yüksek Lisans öğrencisi: Saya Gabbasova KURT TOTEMİ Türkler dünyadaki en eski milletlerden sayılır. Aynı kökten yetişen Türk halkları ortak özelliklere sahiptir. Çeşitli ülkelere, çeşitli coğrafi bölgelere yayılan Türkler, günümüze kadar o ortak nitellikleri, özellikleri taşımaktadır. Asimilasyon süreciyle Türkler değişti, yeni özelliklere, yeni nitelliklere sahip olmaya başladılar. Türklerin çeşitli bölgelere dağılmasına rağmen, Türk memleketinlerinde o eski, ortak noktaları fark etmek mümkündür. Bu ortak özelliklerinden birisi de «Kurt» totemidir. Nasıl bir hayvan Türk milletlerinin günlük hayatında, yaşamında insanlar tarafından saygı ve değere layık görülür…
DEVAMINI OKUOsman Batur Altay Türkleri’nin Bozkurdu
“Ben can verebilirim. Milletim, dünya durdukça mücâdeleye devam edecektir.” Tarihin hangi çağını açsanız bilinen bilinmeyen tarihin derinliklerinden gelen ata babalarımıza bakınca her yerde bir yiğit silueti, adsız, şansız kahramanlar silsilesi çıkacaktır karşımıza. Dünyanın hangi dağına dönsek yüzümüze değen bir şehit nefesi… Nereye baksak bir büyük destan, hangi rüzgârı dinlesek bir soylu direniş şarkısı… Osman Batur ya da Osman İslamoğlu… Türkistan dağlarında söylenen bir hürriyet şarkısı… Osman Batur ya da Osman İslamoğlu… Bir ömür boyu imanın, adanmışlığın, namusun gür sedası… Osman Batur Doğu Türkistan’ın efsanevi mücadele erlerinden. Doğu Türkistan dağlarının özgürlük…
DEVAMINI OKUDinî Gruplararası Önyargıların Azaltılmasında Din Eğitiminin Yeri
Dinî Gruplararası Önyargıların Azaltılmasında Din Eğitiminin Yeri Giriş Toplumsal grupları ve toplumu meydana getiren bireyler, bazı istisnalar dışında1 aynı zamanda belli bir inancın mensupları ve çeşitli dinî grupların üyeleri olabilmektedir. Günümüzde modernleşme, şehirleşme ve sekülerleşme süreçleri, bir yandan farklı dini kimliğe mensup bireyleri “bir arada yaşama imkânları” aramaya iterken, diğer taraftan da ön yargıların hızla ilerleyerek ciddi sorunların oluşmasına neden olabilmektedir. Gerek tarihsel süreçte gerekse günümüzde üst dini kimlik bağlamında Müslüman – Gayr-i Müslim, alt dini kimlik bağlamında ise Sünni – Alevi – Şii, cemaate ait olma kimliği altında da…
DEVAMINI OKUİslam Dünyasında Tarihi Doğru Anlama ve Yazmayla İlgili Önemli Bazı Şahsiyetlerden-Biruni
İSLAM DÜNYASINDA TARİHİ DOĞRU ANLAMA ve YAZMAYLA İLGİLİ ÖNEMLİ BAZI ŞAHSİYETLERDEN – BİRÛNÎ Ermamat ERGESHOV1 Özet Tarihçilik, milli kültürün parçalarının öğrenilmesi, hem kendi hem de öteki kültürlerin incelenmesi olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla tarihçilerin, tarihten bir medeniyet inşa etme girişiminde bulunmanın yerine Birûnî’nin, tarih araştırmalarında kullandığı yöntemi esas almalıdırlar. Nitekim Birûnî, araştırmalarına inançlarını, ideolojisini, dünya görüşünü karıştırmadan nesnel davranmış, kaynakları tenkitçi zihniyetle kullanmış, olguları ve olayları tüm ayrıntıları ile tarafsızca tespit ederek açıklığa kavuşturmuştur. Birûnî’nin ortaya koyduğu metot, tarihi doğru anlama ve yazmada vazgeçilmez unsur olarak görülebilir. Hem kullandığı metotların, tarih araştırmalarına…
DEVAMINI OKUKırgızistan’da İslam ve Din Eğitimi-Öğretiminin Durumu
KIRGIZİSTAN’DA İSLAM ve DİN EĞİTİMİ-ÖĞRETİMİNİN DURUMU Ermamat ERGESHOV1 GİRİŞ Orta Asya’nın genelinde 1990 yılından itibaren dine karşı kitlesel ilginin artışı, din ve dini kuruluşların tarihi ve çağdaş rolünün yeniden güçlenmesine, toplumdaki prestijinin artmasına ve güvenilirlik kazanmasına sebep oluşturmuştur. 1991’de bağımsızlığını ilan eden Kırgızistan Devleti de, yavaş yavaş gelişme ve değişikliklere imza atmaya başlamıştır. Artık Kırgız devletinin siyasi ve ideolojik gelişmelerinin yanında milli şuuru da yükselmiş, bu bağlamda gelenek, kültür, dil ve dine dönüş kaydedilmiştir. Kırgızistan’da İslam’ın yeniden doğuş süreci iki aşamada değerlendirilmektedir. Birincisi, 1985 – 1990 arası yasallaşma periyodudur. Bu…
DEVAMINI OKUİçimizdeki Gökyüzü veya Burçlarla İlgili Söylemler
İnsanoğlu düşünmeye başladığından beri gökyüzü ile ilgilenmiş, orada olan-biteni anlayabilmek için çaba harcamıştır. Gök cisimlerinin insan hayatı üzerine tesir edip etmediği, yıldızların, ayın, güneşin kuralları ve buna benzer binlerce şey insan zihnini meşgul etmiştir. Hatta yıldızların durumu ile insanlar arasında ilişkiler kurulmaya çalışılmıştır. Gök cisimleri, yıldızlar ve insanlar – fark nerede? Aradaki fark sadece zamanda. Herhangi bir yaşam devrinin temel hatları benzerdir. Bir şey doğar, belirgin bir formda, ölçülebilen bir zaman süresince var olur ve o şey ölür. Yaşam devrinin bu üç evresi astrolojik sembolizmde bir başka bileşeni yani nitelikleri…
DEVAMINI OKUGeleneksel Türk Din Kültürü ve Günümüze Yansıyışı
Hiç şüphesiz dinler, toplumların kültürel yapılarının şekillenmesinde en etkili faktörlerden biridir. Öyle ki bazen toplumların yaygın dinleri değiştiğinde bile eski dinlerin yansımaları devam eder. İşte bu yazıda İslam’dan önceki geleneksel Türk dininin Türk kültürüne geçmişten günümüze etkisi özetlenmeye çalışılacaktır. Geleneksel Din- Evrensel Din Kavramı ve Geleneksel Türk Dininin Ana Hatları Geleneksel din, bir topluluğun toplum olma aşamasında ortaya çıkan ve kurucusu belli olmayan din olarak tanımlanabilir. Genellikle kabile halindeki topluluklarda ortay çıkar ve kabilenin dışına yayılmak gibi bir fırsatı ve amacı olmaz. Evrensel dinler ise bir kurucusu ve ibadet sistemi…
DEVAMINI OKUKırım’da Ve Türkistan’da Selefilik, Vahabilik -2
Kırım’da Ve Türkistan’da Selefilik, Vahabilik -2 Tarih başlığı altında, İslam Öncesi Dönem; Kuzey Avrasya’da İslam’ın Yayılması ve İlk Müslüman Devlet (10-13. Yüzyıllar); Coçiler ve İslamlaşmaları: Altınordu Döneminde İslam Kültürü; 15-16. Yüzyıllarda Müslüman Türk-Tatar Devletleri; Tatar Toplumunun Rusya Tarafından Kolonileştirilmesi ve Sonuçları (16-18. Yüzyıllar); Çöküşten İslami Uyanışa Kadar Rus İmparatorluğundaki Tatarlar Üzerinde Sömürge Politikasının Etkileri (18-19. Yüzyıllar); Tatarlarda Ceditçilik ve İslami Reform; Etno-kültürel Yapıdan Siyasi Millete; Sovyet Döneminde Tatarlar’da İslamiyet; Sovyet Sonrası Tataristan ve İslami Rönesansta Yeni Dalga; Tatar Toplumunda Sosyal Yapı ve İktisadî Gelişim başlığı altında Geleneksel Tatar Ekonomisi: Modernleşme…
DEVAMINI OKUKırım’da Ve Türkistan’da Selefilik, Vahhabilik -1
İlk Suûdi Devleti, 1744 yılında (Hicrî 1157) kuruldu. Şeyh Muhammed bin Abdülvahhab, Diriyah’a yerleştiğinde Diriyah Prensi Muhammed İbn-i Suud Vahhabî’nin dâvâsını desteklemeye ve benimsemeye hazırdı. Suûdi Arabistan Krallığı’nın Kraliyet ailesi ve onun müttefikleri Arabistan’da egemen devlet için ayaklandılar. İlkin Necd’i zaptettiler. Daha sonra etkilerini Kuveyt’in doğu kıyısından aşağı Umman sınırına kadar genişlettiler. Suûdiler daha sonra doğuya yönelerek sınırlarını Asir’in tepelerine kadar teşmîl ettiler. Daha sonra Vahhâbî kuvvetleri Irak ve Suriye vilâyetlerine de hücum etmeye başladı. 1801’de bu taarruzlar Şiîlerin kutsal mekânı Kerbelâ’yı yağmalamalarıyla doruğa çıktı. 1802 yılında Vahhâbîler İslâm’in iki kutsal şehri Mekke ve Medine’yi de elde ederek Hicaz bölgesinin kontrolünü ele geçirdi. Özellikle bu son olaylar Osmanlı İmparatorluğu’nun prestijini sarsacak nitelikteydi, zîrâ Osmanlı Devleti bu iki kutsal şehir üzerinde 1517’den beri hükümranlığını…
DEVAMINI OKUTatar ve Türk Kavimleri İlişkisi
18 Mayıs 1944 Şehitleri Anılacak … ———————————————————————————– Tatar ve Türk kavimleri ilişkisi Alm. Tatar (-in f) (m), Fr. Tartare (m), İng. Tatar. Muhtelif zamanlarda, muhtelif mânâlarda kullanılan Tatar kelimesine ilk olarak Orhun kitâbelerinde İstemi Hanın bir merâsimine gelenler listesinde rastlanmaktadır. Aynı şekilde Kültegin ve Bilge Kağan kitâbelerinde de Tatarlar çeşitli vesîlelerle anılır. Bu kitâbelerde Otuz-Tatarlar olarak geçen kavim, Göktürk ve Uygur kitâbelerinde Dokuz-Tatarlar şeklinde geçer. Bayan-Çur Kağan kitâbesinde Uygurlarla Tatarların yaptıkları savaşlar anlatılır. Tatarların Asya’dan batıya yayılmaları iki dalga hâlinde olmuştur. İlki Atilla zamânındaki savaşlar esnâsında batıya gitmişlerse de, çoğunluğu…
DEVAMINI OKUBugün Günlerden Yeni Gün!!
Nevruz’unu bekleyen Ergenekon gibiyim yarim Dışım soğuk,mat ve sessizken İçim umudun güneşi kadar aydınlık Haydi tut elimi,yak şu ateşi de Erisin demirlerim!! Karışsın dışımdaki güneşle içimdeki güneş Çıkalım Nev Ruz’a… Milletler ;düğün,bayram,cenaze gibi birçok kültürel ,dini ,tarihsel olgunun birleşmesiyle ayakta durur.Bunlar milletleri bir ,toplum olma bilincini teyakkuzda tutan ananevi unsurlardır.Şüphesiz bu unsurlardan olan bayramlar, bir toplumun kültürüne ait çok önemli ipuçları içermektedir.Nevruz bayramı da tüm Türk toplulukları için aynı öneme haizdir.Nevruz ,Ergenekon’dan çıkışımız gibi bir tarihi yanının olmasının yanı sıra doğaya önem veren milletimiz için doğanın canlanması,kışın bitip…
DEVAMINI OKUBilim, Bilimsel Yöntem ve İslam
Bilim, gücü ve etkinliği görmezlikten gelinemeyecek kadar önemlidir. İnsanlığın tarihsel akışında, kültür ve uygarlıkların yaratılmasında etkin olan unsurların başında bilim vardır. Bugün bütün dünyayı etki çemberi altına alan çağdaş Batı Uygarlığı, ağırlıklı olarak “Batılı Bilim Paradigması” doğrultusunda, bu paradigmanın biçimlendirdiği bir insan ve evren tasavvuru çerçevesinde şekillenmiştir. Batı Uygarlığı’nı, duygusallığı bir kenara bırakarak bütün yönleriyle sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmek ve doğru anlayabilmek için, önce, etkin olan bilim paradigmasının doğru çözümlenmesi gerekmektedir. Batı, bir yandan, “demokrasi”, “laiklik”, “hukukun üstünlüğü”, “insan hakları” gibi, “yüksek evrensel değerler” olarak öne çıkan değerlerin dünya ölçeğinde kabul…
DEVAMINI OKUMaturidi ve İman-Amel İlişkisi
Maturidi ve İman-Amel İlişkisiİtikatta Mezhep imamımız İmam Maturidi’nin İman Anlayışı Maturidi’nin iman ve büyük günah konusuyla ilgili görüşleri, kelami görüşleri arasında en dikkat çekenlerdir.1 Bu görüşleri kısaca şöyledir: 1- Büyük günah: Bir Müslüman işlediği büyük günahı sebebiyle imandan çıkmaz ve küfre de girmez. O,bu dünyada hakiki mümindir. Yalnız işlediği günahı dolayısıyla fasık, yani ahlaksız mümindir. İşlediği günah dolayısıyla Allah’ın cezalandırma tehdidinin muhatabıdır. Böyle birinin ahretteki durumu Allah’ın dilemesine kalmıştır. Allah isterse onun günahını bağışlar, isterse cezalandırır. İnsan, ne günahından dolayı ümitsizliğe kapılıp korku içerisinde, ne de affedileceği ümidiyle ümit içerisinde yaşamalıdır.…
DEVAMINI OKUDEVLET ERKANINA MEKTUP
Saleh Sultansoy’un Yüce Milletimize ve Devlet Erkanımıza Arz Ettiği Mektup Derneğimiz öğretim üyelerinden Prof. Dr. Saleh Sultansoy’un CERN ve Toryum çalışmalarına devlet erkânının dikkatini çekmek için yazdığı açık mektup. ****************************** Göklerde ve Yerde İbret Almamız Gereken Nice Ayetler Var! (Temel Araştırmaların Önemi) Bu yazıyı genel olarak İlim-İrfan’ın ve özellikle temel araştırmaların önemini vurgulamak için kaleme aldım. Derdimi(zi) anlamamız açısından yararlı olacağını umuyorum. Daha da önemlisi gereğinin yapılmasını Yüce Milletimize ve devlet erkânımıza arz ediyorum. 1. Göklerde ve Yerde Nice Ayetler var! Yusuf 105: «Ve keeyyin min âyetin fîs semâvâti…
DEVAMINI OKU