Yeri gelir yar olup sızı olur sineye, Yeri gelir şefkatli bir kucak olur beşere, Ete,kemiğe bürünüp Kadın diye görünüp Sultan olur bu aleme… Feminizim ,ülkemizde algılandığı gibi kadın ırkının kutsallığı,erkeğin evrimleşmemiş kadın olduğu gibi radikal fikirlerin yanı sıra zulüm gören kadını savunan,kadınlarla erkeklerin aynı imkanlara(eğitim,sağlık,hukuk…) sahip olmasını savunan,erkeğe değil zülmeden erkeğe karşı olmak üzere çok farklı feminist grupları mevcuttur. Modern anlamda bir felsefe ve bir hareket olarak feminizmin kökeni kadının eğitimi hakkını savunan Lady Mary Wortley Montagu ve Marquis de Condorcet gibi özgür düşünürlerin de içinde yer aldığı Aydınlanma dönemine götürülmektedir.[1] Kadının…
DEVAMINI OKUKategori: YAZARLAR
Maturidi Yesevi Otağı Yazıları
Bilgisiz İman Akılsız Bilgi Elde Edilemez
AKIL-İLİM-İMAN İnsan bilerek ve isteyerek yapabilme gücünde olduğundan dolayı sorumludur.1 Sorumlu tutulma onun “akıllı bir varlık” olmasından dolayıdır. O, bu asli özelliğinden dolayı “emaneti yüklenmiş, emir ve nehiylerle muhatap olmuştur.2 Kısacası akıl, dinin ve mükellefiyetin esasıdır; dünyevi işlerin temel dayanağıdır. O, bilinenlerden yola çıkarak bilinmeyenlerin bilgisine ulaştıran, varlıkları ve onlarla ilgili bilgileri tasnif eden, insana kıyas yapma imkânı veren zihni bir alettir. Aklın en önemli fonksiyonlarından biri dış dünyadan malzeme alarak bilgi üretmektir. Kur’an-ı Kerim’de kişinin kendisine, dış dünyaya, tarihe ibret gözüyle bakması, buradan Allah’ın varlığı ve kudreti ile ilgili…
DEVAMINI OKUTabiiyet Taklidi, Taklit Taassubu Dinleştirdi
TABİİYET TAKLİDİ, TAKLİT TAASSUBU DİNLEŞTİRDİ Tabi Olmak Ne Demek? Bir kimsenin, güdümünde olma durumunu anlatan bu kavram ayeti kerimede şöylece kınanmaktadır. “Ey iman edenler! Bizi davar gibi güt” diye konuşmayın,” (Bakara,104) Taklit: Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma. Taassup nedir? Herhangi bir delile dayanmadan, bir fikre körü körüne bağlanmaktır. Taassup sözlükte fanatik ve tutuculuk/Mevcut toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen kimse, muhafazakâr anlamlarına gelmekte olup bir düşünceye körü körüne bağlanıp başka görüşlere nefret ve düşmanlık hisleri beslemektir. Bu durumda olan kimselere fanatik denir. Fanatiklik diğer…
DEVAMINI OKUSemerkant’tan Gelen Dinsizlik!
Semerkant’tan Gelen Dinsizlik! Laiklik kavramı, Başbuğumuz Atatürk’le hayata geçirilen ve genel literatürlere ‘Din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak.’ şeklinde geçen bir kavram olup Atatürk’ü deccal ,dinsiz ilan eden sözüm ona dini çevreler tarafından düşüncelerini desteklemek amacıyla dillerine pelesenk ettikleri en büyük silahtır.Sözüm ona diyorum çünkü asıl dinin ruhunun ,özgür yaşanmasının devletin laikliği ile gerçekleşir ve bu, ülkenin itikattaki imamı İmamı Maturidi tarafından söylenmiştir. Peki nedir laiklik? Gerçekten dinsizlik midir? Laiklik kelime anlamı olarak Hristiyanlığın ilk yüzyıllarına dayanır.Ruhban sınıfından olanlar clerici, ruhban sınıfından olmayan ,halkdan olana da laici denilmektedir. Ayrıca ingilizcede…
DEVAMINI OKUAkıl ve Önemi
Yunanca’da “Nous”Latince’de “Ratio”ve Türkçe’de “Us” anlamına gelen “Akıl” kelimesi Arapça’da “A.K.L” fiil kökünden türemiş bir mastardır.Sözlükte “yasaklamak,engellemek,devenin ayağını bağlamak, istemek, tutmak, korunmak,sığınmak, bilmek, anlamak, zeka,bilgi,ruh ,düşünce görüş,kavrama yeteneği gibi anlamlara gelir.Ben bu anlamlara bir de özgür düşünceyi katmak istiyorum. Ali İbni Sina’ya göre insani nefsin hem bilici hem yapıcı güçlerine akıl adı verilir. Yunan filozoflarına nispet edilen görüş şudur: Akıl, Allah’ın ezelde yarattığı mahlukatının ilkidir. O yaratıcısına en yakın ve en benzer olanıdır. Bu akıl ilk bilişle hem kendini hem de yaratıcısını akl eder. Varoluş ilk akıldan sadır olmuş ve…
DEVAMINI OKUABARTI VE KABARTILAR
KURANDA İNSAN (1) İnsanı en iyi bilen elbette ki onu yaratandır. Allah’u Teâlâ Hazretleri Kuranda insanı anlatıyor.Bu ifadelerden bir bahis üzerinde durmak istiyorum. “O kendilerini tezkiye edip duranları görüyor musun? “ (nisa-49) Kendilerini temize çıkaranlardan kastedilenlerin Yahudiler olduğunda âlimlerimiz ittifak etmişlerdir. “Yahudiler ve Hıristiyanlar, bizler Allah’ın oğullarıyız ve muhibbiyiz!” (maide-18) “Cennete ancak Yahudi ve Hıristiyanlar girer !” (bakara-111) ayetlerinde geçen sözlerle kendilerini övmüşler ve bahsimize konu yaptığımız ayetin nüzul sebebi olmuşlardır. Yahudiler bizim günahımız yoktur. Allah gündüzleyin işlediğimizi gece, geceleyin işlediğimizi gündüz affeder dediler. Günahsızlıkta bizler çocuklar gibiyiz diye devam ettiler. Ölmüş aba ve…
DEVAMINI OKUOkur Yazar Mıyız ?
OKUR YAZAR MIYIZ ? Okuma-yazma denilince aklımıza, okuma yazmayı bilen insan geliyor. Bu şekilde baktığımızda gerçekten okuryazarız; hatta dünyada yaşayan insanların % 80’i okuryazar. Tabii okuryazar olmanın, her şeyde olduğu gibi, bir belirtisi, bir işareti olmalı. Bu işaretlerden en önemlisi, ekonomik verilerdir. İsterseniz şimdi, okuryazar oranlarını ve ekonomiyi birkaç veri ile inceleyelim : Yukarıdaki verileri hepimiz gördük: GSMH (Gayrisafi Millî Hâsıla) yüksek olan ülkelerde okuryazar, GSMH düşük olan ülkelerde okuryazar, GSMH düşük olan ülkelerde yaşayanlarda düşünebilen, akıl edebilen, hasta olabilen aynı standartlarda insanlar… İşte tamda burada şu soruyu sormamız…
DEVAMINI OKUAprinçur Tigin
Atsız’ın makalesinde, ilk yazılı olarak bilinen Türk şairinin Çuçu isimli bir zat olduğu iddiasını araştırırken ,rastladım saygıdeğer şehzademize. Atsız iddiasını Kaşgarlı Mahmut’a dayandırmaktadır fakat Kaşgarlı Mahmud verdiği şiir örneklerinin sahibini söylemediğinden, hangi şiir Çuçu’ya ait bilememekteyiz ve bu bizleri şiirleriyle birlikte bilinen Uygur Devletinde yaşamış başka bir şaire götürmektedir. Yani bilinen ilk Türk şairi şiirleriyle birlikte Aprin çur Tigin’dir!! Aprinçur, ismi Gökte yanan yani güne eş anlamında iken Tigin ismi hükümdar çocuklarına verilen bir ünvandı. Yani şairimiz bir şehzade olup, taşa kazıdığı duygularıyla ilk olma özelliğini de elinde bulundurmaktadır. O…
DEVAMINI OKUAKIL AKILDAN ÜSTÜNDÜR
DANIŞMA İslam’ın temel kavramlarından biride “istişaredir” istişare önemli bir karar alınmadan önce, konuyu araştırmak, bilgisi olan insanlara danışmak, onların fikirlerini öğrenmektir. Kişi ya da kişilerin birbirlerine danışması fikirlerini alması Kur’an’ı Hâkimde şu şekilde ortaya konmuştur. “iş hususunda onlarla danış” (Al-i İmran 159) “onların işleri kendi aralarında istişare iledir.” (şura 38) Peygamberimiz önemli bir karar vermeden önce mutlaka etrafındaki insanların düşüncelerini öğrenir, kendisine bir öneri teklif edildiğinde bunu dikkate alırdı. Bedir savaşında ashaptan Hubab isimli zat, Müslümanların mevzilendiği yeri beğenmemişti. Resulullah’a (s.a.v) gelerek “Ey Allah’ın elçisi, buraya Allah’ın emriyle mi indin,…
DEVAMINI OKUSİZ DOĞRU BİR ŞAHİT OLUN
“Allah yolunda hakkıyla cihat edin. Sizi o seçti, dinde size güçlük vermedi. Atanız İbrahim’in milletine (uyunuz.) Önceden de bu (Kuran)da da sizi “Müslüman” diye O adlandırdı. Ta ki Resul size şahit olsun, sizde insanlara karşı şahitlik edesiniz. İmdi namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a güvenin. Mevlanız O’dur. O ne iyi ve ne güzel Mevla, ne iyi ve ne güzel yardımcıdır.(Hacc 78. Ayet) Cihat: Düşmana karşı savunmada bütün gücünü harcamaktır ki üç kısımdır. 1-Açıkça kendini belli etmiş düşman ile yapılan cihat. 2-Şeytan ile yapılan cihat. 3-Nefis ile yapılan cihat tır.…
DEVAMINI OKUAşk……Gönül…….Akıl
Aşkın kavrama noktası gönül. Gönül karşımıza ilk taş yazıyla Yolluk Tigin ile çıkar. Taş togıtdım, köngültegi sabımın bitidim: (Taş yontturdum gönüldeki sözümü yazdirdım) Aynı zamanda gönül kırmak, gönül almak,gönül vermek, gönülsüz,deli gönül,gönül ferman dinlemez gibi kelime ve tabirlerle günlük konuşmalarımızın bir parçasıdır.Edebiyatımızda bazen bir bahçeye benzetilir gönül. kisi koÆli baà ol yasaràu suvı bu begler sözi birle eêgü savı İnsanın gönlü bir bahçedir; onu yetiştiren su, beylerin sözleri ve nasihatleridir.) Şeklinde ifadesini bulur.Bazen de bir hükümdara benzetilir : köÆül beg turur yiti endam öze begi baslasa buênı yügrür tüze…
DEVAMINI OKUADALET (3)
EDEPSİZLİK ETMEYİN! “Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayâsızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.”(Nahl 90. Ayet) FAHŞA: Çirkinliler, zina gibi şehvetlere uymada ifrat(aşırılık) ile ilgili olan günahlardır ki; Türkçede edepsizlikler diye ifade edilir.Bunlar, insanların en çirkin durumlarıdır. Allahu Teâlâ, bu çirkin fiilin, yani zina gibi işlerin toplum için çok tehlikeli bir hastalık olduğunu beyan ediyor. O fiili değil yapmak, ona yaklaşılmasını dahi yasaklayarak şöyle buyuruyor. “Sakın zinaya yaklaşmayın. Çünkü o rezilliktir, kötü bir yoldur.” Fahiş olanlar Allah’ın koyduğu…
DEVAMINI OKUGERÇEĞİN TA KENDİSİ
GERÇEĞİN TA KENDİSİ “Kendinden öncekini doğrulayıcı olarak sana Kitaptan vahiy ettiğimiz gerçeğin ta kendisidir. Şüphesiz ALLAH (C.C.) , elbette haber alandır, görendir.”(Fatır Suresi: ayet-31) AÇIKLAMA ; Bu Peygamber (S.A.V) sizlere şaşılacak bir mesaj getirmemiştir. Sadece daha önce gelen peygamberlerin taşıdıkları mesajı teyit etmektedir ki, bu zaten ezeli ve ebedi hakikattir. Allah’ın sıfatlarını beyan etmekle insanların hayrına ve hidayetine delalet eden hakikate işaret olunmaktadır. Hidayet insanın yararınadır. Allah insan için neyin yararlı olduğunu bilir. Allah yaratıcı olduğu için insanın fıtratını en iyi bilen ve ona en doğru yolu gösterendir. Bu Kitap…
DEVAMINI OKUADALET(2)
İYİLİK ETTİ İYİLİK BULDU “Şüphesiz ki Allah,size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.”(Nahl 90. Ayet) Ayeti kerimede sırasıyla geçen adl kelimesinden sonra ihsan (iyilik)yapmak kelimesi üzerinde duralım. Bu konu hakkındaki ayetlerde geçen manaları tarayarak konu hakkında detaylı bilgi sahibi olmaya çalışalım. İHSAN: Kelimesi lügatte iki şekilde kullanılır. Bir şeyi güzel yapmak demektir. Ona iyilik etti demektir. Türkçede “ihsan” ikinci mana ile meşhurdur.Ayette ise iki manaya da gelmesi muhtemeldir. Her ikisi ile de tefsir rivayet olunmuştur. Birincisi…
DEVAMINI OKUTürkler ve Bilim: Dün, Bugün, Yarın
Asla şüphem yoktur ki Türk’ün unutulmuş büyük medeni vasfı ve kabiliyeti bundan sonraki inkişafı ile atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. Mustafa Kemal ATATÜRK Türkler ve Bilim: Dün, Bugün, Yarın Prof. Dr. Saleh SULTANSOY Gazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Fizik Bölümü Azerbaycan Elmler Akademiyası, Fizika İnstitutu İçerik …
DEVAMINI OKUADALET(1)
ADALETLE İŞTİGAL ETMEYENLER HAYATLARINI HARAM VE GÜNAHLA GEÇİRİRLER ADALET HAYATIMIZIN DÜSTURU OLMALI MÜSLÜMANIN HAYAT DÜSTURU ADALETTİR. Adili Mutlak olan Allah u Zülcelâl Hazretleri bizlere adaleti öğüt vermekte ve de Adil olmayı, adil davranmayı, adaletli olmayı emretmektedir. “Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayâsızlıktan fenalıktan ve azgınlıktan nehy eder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.” Buyurmaktadır. (Nahl 90.ayet) Ayette öncelikle adaletten bahis edildiği için bizde çalışmamızı bu minval üzere yoğunlaştırdık. Müfessirlerimizin adaletle ilgili görüşlerine yer vererek yolumuza devem edelim. ADİL: Her şeyi layık olduğu…
DEVAMINI OKUAllah’ın Dostları Kimlerdir?
“İyi bil ki Allah’ın dostlarına korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (yunus 62.ayet) “İyi bil ki” dikkat edin ve bilin ki Allah’ın dostlarına” yani Allah’ın sevdiği ve nefislerinin düşmanı olanlara demektir. Çünkü velilik Allah’ı ve nefislerini bilip tanımak demektir. Allah’ı tanıyıp O’nu muhabbet nazarıyla görmektir. Nefsini bilip tanımak ise nefsin hallerini bilip onun zararlı hallerinden sakınmak ve onu terbiye etmektir. Nefsi Allah’ın razı olduğu hallerle hallendirmektir. Nefsin kötü arzularından kurtularak makamı rızaya uçmak ve varmak için çaba sarf etmektir. Allah’ın velilerinden maksat ise Allah’a ruhani olarak yakin olan halis müminlerdir.…
DEVAMINI OKUMedeniyet Ve Nörobilim Penceresinden Şahsiyet Psikolojisi
MEDENİYET VE NÖROBİLİM PENCERESİNDEN ŞAHSİYET PSİKOLOJİSİ DR.ÖMER HAKAN YAVAŞOĞLU Makalenin Tamamını Okumak İçin Tıklayınız ŞAHSİYET PSİKOLOJİSİ-1 Sadece tıbbın makro bakış açısıyla fizyonomik yönden, makroskobik/mikroskobik anatomi yönünden irdelendiğinde bile her insan tekinin orijinalliği/biricikliği alenen farkedilir.İnsanlık tarihinde gelmiş geçmiş kaç insan yaratılmış ve ölmüştür bilinmez ama halihazırda 6,5-7 milyar civarındaki insanın hiçbiri bir diğerine benzememektedir.Örneğin bir çok cerrah, adını çok sık duyduğumuz apandisit ameliyatıyla çıkarılan en basit zannettiğimiz Appendiks’ in yerleşiminin ve boyutunun her insandaki , farklılığını dile getirir.Örneğin birçok damar yapıları, bazı organ sayıları, beyin kıvrımları, parmak izleri, retina (göz) hücreleri…
DEVAMINI OKUMüzikterapinin Etkileri
Müzikterapinin Etkileri – Dr. Ömer Hakan Yavaşoğlu from Maturidi Yesevi Otağı HİSARLI AHMET VII.ULUSLARARASI MÜZİKTERAPİ SEMPOZYUMU 28-30 MAYIS 2016-KÜTAHYA HUZUREVİNDE YAŞAYAN DEPRESYON,DEMANS VE SAĞLIKLI KİŞİLERDE MÜZİKTERAPİNİN ETKİLERİ KARABÜK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ KLİNİĞİ YRD.DOÇ.DR.ÖMER HAKAN YAVAŞOĞLU
DEVAMINI OKUAltay’dan Kırım’a Karadeniz’in Kuzeyinde Göçebeler
ALTAY’DAN KIRIM’A KARADENİZ’İN KUZEYİNDE GÖÇEBELER Göçebeler, Avrasya Rusya, hattından MÖ. 1000’li yıllardan bugünümüze kadar bu toprakların bu coğrafyanın gerçek sahipleri olmuştur. Atalarımız hiç durmaksızın bu topraklara akmışlar ve sair birçok kavimle kaynaşmışlar. Alan, Got birliklerini parçalamışlar. İskitlerle başlayan atlı göçebe kültürü kendine has Roma, Bizans, Çin, Hint, İran Avrupa ekseninde kendi öz kültürlerini geliştirmişler. Birçok halkla kaynaşmışlar ve burada ta ki Ruslar ortaya çıkıp ta hâkim güç olana kadar kadim Türk dilleri hâkim olmuştur. Tatarlar, Moğollar, Kırgızlar, Slavik kavimler, Buntürki denilen kavimler buralarda hep beraber Fin-Ugor, Macar, Bulgar kavimleriyle büyük…
DEVAMINI OKU